Ne yapacaksan yap!
Do what you will.
Eğer bir şov yapacaksan,
If you're going to put on a show...
Yapacaksanız böyle yapın!"
Some passing caravan may rescue him."
Eğer yapacaksanız böyle yapın."
Some passing caravan may rescue him."
Bir şey yapacaksan, bir an önce yap.
Any measures taken must have a certain degree of success.
Eğer onu yapacaksan, arkanda olacağım.
I'll stand behind you if you are going to do it.
Eğer onu yapacaksan arkanda duracağım.
I'll stand behind you if you are going to do it.
Eğer yapacaksanız, işte kızlarım. dedi.
"Here are my daughters," said Lot, "if you are so active."
Böyle yapacaksan neden benimle dışarı çıktın?
Why did you come out with me if you were going to be like this?
Lût dedi: "Eğer bir şey yapacaksanız, işte kızlarım!"
"Here are my daughters," said Lot, "if you are so active."
Her ne yapacaksan, Tom'un yapacağından haberi olmasın.
Whatever you do, don't let Tom know you're going to do it.
Eğer yapacaksanız böyle yapın!” dedi. {KM, Tekvin 37,22-26}
Some passing caravan may rescue him."
yapacaksan ile daha fazla örnek cümle →