Ancak dostlarınıza maruf üzere yapacaklarınız başka; bunlar Kitap'ta yazılmış bulunmaktadır.However, you may show kindness to your guardians. This also is written in the Book.
Artık ne yapacaklarını bilmiyorlar mı?They don’t know what to make up anymore?
Kriz, NATO dışişleri bakanlarının gelecek Salı günü yapacakları acil toplantının konusu olacak.The crisis will be the subject of a NATO foreign ministers' emergency meeting next Tuesday.
Onların yapacakları Sırbistan'da eğitimin geleceğini belirleyecektir."What they do will determine the future of education in Serbia."
Fena, HINA ve STA projenin uluslararası finansmanı için birlikte başvuru yapacaklar.Fena, HINA and STA will jointly apply for international financing for the project.
Acil durumlarda ilk yardım sağlamak üzere günde 24 saat görev yapacaklar.They will be on duty 24 hours a day in order to deliver first aid in emergency situations.
Diplomasi Günlüğü: Romanya ve ABD nükleer kaçakçılığını önlemede işbirliği yapacaklarDiplomatic Diary: Romania, United States to co-operate in preventing nuclear smuggling
Eklenen bir haftalık ekstra zamanla, vatandaşlar yılda en az dört hafta tatil yapacaklar.With the extra week added, citizens will have no less than four weeks off per year.
Mahkemeler görevlerini yapacaklar mı?Will the courts do their job?
Öcalan sözlerine, "Şimdi, doğru olduğuna karar verdikleri şeyi yapacaklar," diyerek devam etti."They will now do what they decide is the right thing."
BM ve AB afetle mücadele için yardım yapacaklarını duyurdular.The UN and the EU have announced they will provide aid to cope with the disaster.
Bunun karşılığında ne yapacaklar?And what do they do in return?
Sugarev, "İnsanlar özgürlüğe sahip oldu fakat onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar" dedi."People got their freedom, but they don't know what to do with it," he added.
Meşrubat fabrikası DalmacijaVino'daki işçiler de geleck hafta yeni bir grev yapacaklarını duyurdu.The workers of the beverage factory DalmacijaVino announced a new strike next week.
Ülkeler ayrıca tarımsal ticaret konusunda da ek uyarlamalar yapacaklar.The countries will adopt supplementary accords regulating agricultural trade.
Kesin karar, bloktaki 25 ülkenin liderlerinin Haziran ayında yapacakları zirvede verilecek.The final decision will be made during a June summit of leaders of the bloc's 25 nations.
Ön anlaşma uyarınca, Ruslar 2012 yılına kadar 50 milyon avroluk ek yatırım da yapacaklar.Under the preliminary agreement, the Russians would also invest an additional 500m euros until 2012.
"Brnica'da ne yapacaklar, çiftçilik mi yapacaklardı?"What can they do in Brnica, live as farmers?
Festivalde genç Arnavut yapımcılar çalışmalarını gösterip jüri üyeliği yapacaklar.At the festival, young Albanian producers will show their work and act as jury members.
Kıbrıs Rumları da bu sürpriz hareketi memnuniyetle karşılayarak aynısını yapacaklarını söylediler.Greek Cypriots also hailed the surprise move, suggesting they were keen to follow suit.
Gelecek ay içinde ilgili tüm sendikalar anlaşma konusunda referandum yapacaklar.Within the next month, all relevant unions will hold a referendum on the agreement.
Recepi, "Bakanlık ve Polis Teşkilatında arama yapacaklarını söylediler."They told me that they will search the Ministry and the Police.
Tipik olarak, İzciler sözü okurken izci selamı yapacaklardır.Typically, Scouts and Guides will make the three-fingered Scout Sign when reciting the promise.
Hepsi ne yapacaklarına karar vermek için bir araya geldi.They all met to decide what to do.
Doğal durumda hiç kimse, başkalarına ne yapacaklarını söyleyecek siyasi güce sahip değildir.Nobody in the natural state has the political power to tell others what to do.
Önümüzdeki tüm günlerde bunu yapacaklar. [1]They will do so for all days to come.[1]
Filoktetes'i canlı bulan Yunanlılar, bundan sonra ne yapacaklarını şaşırırlar.Surprised to find the archer alive, the Greeks balked on what to do next.
Sivil ve politik hakları ve kendi vakitlerini ve yapacaklarını planlama kabiliyetleri reddedildi.They were denied civil and political rights, and the ability to plan their own time and movement.
Gelecekte yapacakları çalışmalar için ilham veriyordu.Also entschloss ich mich, sie in der Zukunft zu bekämpfen.
Her biri, geri dönünce neler yapacaklarını anlatır.So wollen wir Dich's wissen lassen, wann er kommt.
Gençler şaşırırlar, üzüntüden ne yapacaklarını bilemezler.Lehre die Jugend nicht, was sie nicht fassen und worüber sie sich kein Urteil bilden kann.
İşin yanlışlığını düşünenlerin yapacakları bir şey yoktur.Wer nicht hört muß fühlen.
2010 yılında grup Splatterhouse adlı video oyunu için soundtrack yapacaklarını onaylamıştır.En 2010, le groupe confirme sa participation à la liste des titres du jeu vidéo Splatterhouse.
Yarışmacılar kendi şarkılarının bir dakikalık demo kaydını yapacaklar.Les candidats ont ensuite enregistré des démos d'une minute de leurs chansons.
Gençler şaşırırlar, üzüntüden ne yapacaklarını bilemezler.Les jeunes l’attendent mais ils ne savent pas ce qui se passerait.
Menşevikler derhal alternatif bir kongre yapacaklardır.Nous cherchons donc immédiatement un sujet alternatif.
Her biri, geri dönünce neler yapacaklarını anlatır.J'aimerais savoir quand ils seront de retour.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.Les autres employés font tout leur possible pour la sauver.
Diğer iki kolordu ise kanat taarruzları yapacaklarlardır.Quant aux deux autres secteurs ils correspondent à des marais d'eau douce.
Onlar onu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar.No saben cómo hacerlo.
Onlar onunla ne yapacaklarını bilmiyorlardı.Ellas no sabían qué hacer con él.
Ne yapacaklarını düşünüyorsun?¿Qué piensas que van a hacer?
Bir gün beni öyle yapacaklar."Ya lo haré un día...»
Gençler şaşırırlar, üzüntüden ne yapacaklarını bilemezler.Entusiasmados, los jóvenes se alistan no sabiendo lo que les esperaba.
Şimdi ne yapacaklar?¿Qué haréis, desde ahora?
Bir araçla giriş yapacakların geçerli bir pasaport ibrazı zorunludur.Los pasajeros para ganar el acceso al vehículo tienen que llevar una tarjeta inteligente.
Tom'la ne yapacaklar?Che faranno con Tom?
Şimdi ne yapacakları sorulduğunda, Richard'ın bildiğini söyler.Richard, dopo averlo saputo, chiede alla Grey di dirgli ciò che sa.
Ancak bu sefer yapacakları çakallıklar bir kişinin iyiliği içindir. .Le cause dell'espansione del nucleo però, questa volta non sono ad opera dell'uomo.
Bir gün beni öyle yapacaklar."Ci troviamo in un tempo così oggi".
Şimdi ne yapacaklar?Cosa staranno facendo ora?
Irak'ta kalırlarsa ne yapacaklar?Dapoi che farei più in Italia?
Gençler şaşırırlar, üzüntüden ne yapacaklarını bilemezler.I prigionieri non sembrano coscienti di cosa li aspetti.
Her biri, geri dönünce neler yapacaklarını anlatır.Вернувшись в дом все решают, что делать дальше.
Sonunda YG grubun dört üyeden oluşacağını ve Mayıs'ta çıkış yapacaklarını söyledi.Первоначально планировалось, что альбом будет включать четыре новые композиции и выйдет в октябре.
Bir gün beni öyle yapacaklar."Надеюсь, когда-нибудь мы обязательно встретимся…».
Bu kesimlerde yağmalar yapacaklar, bölgeyi yakıp yıkacaklardır.После этого замок они разоряют и сжигают».
Irak'ta kalırlarsa ne yapacaklar?Что своего оставишь ты в миру?
Lincoln maksimum güvenlik altına alınır, geriye kalan beş mahkûm ne yapacaklarını bilememektedir.Охранники отвели в сторону пятерых американских пленных, остальные не знали, что случилось с ними.
Ticari amaçla eşya taşımacılığı yapacaklara verilen belgedir.Для использования в коммерческих целях требовалось приобрести лицензию.