Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.A len v 1 z 500 mali plán čo robiť, keď pacienti vážne ochorejú.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.E apenas 1 em 500 tinha um plano sobre o que fazer caso ficasse gravemente doente.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.E solo uno su 500 di loro aveva progettato il da farsi nel caso si fossero ammalati seriamente.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Et seulement une sur 500 avait planifié ce qu'il fallait faire si elle tombait gravement malade.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.그리고 오백에 한명이 심각하게 아플 경우 어떻게 할지 계획이 있었습니다.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Og kun en ud af 500 af dem havde en plan om hvad der skulle gøres hvis de blev alvorligt syge.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Și doar unul din 500 avea un plan cu privire la ce să facă în cazul în care s-ar fi îmbolnăvit grav.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Slechts 1 op de 500 had een plan voor wat er moest gebeuren als ze ernstig ziek zouden worden.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Százból egynek. És 500-ból csak egynek volt terve arra, mi legyen, ha súlyos beteg lesz.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Und nur einer von 500 hatte einen Plan für den Fall einer ernsthaften Erkrankung.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Y solo uno de 500 tenía planificado qué hacer si tenían alguna enfermedad de gravedad.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Και μόνο ένας στους 500 είχε σχέδιο για το τι θα κάνει αν αρρωστήσει σοβαρά.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.И только один человек из 500 думает о том, что будет делать, если тяжело заболеет.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.І лише 1 з 500 думав, що робитиме, якщо важко захворіє.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.ורק לאחד מכל 500 מהם היתה תכנית לגבי מה לעשות אם יחלה אנושות.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.و فقط واحد من 500 منهم قد خطط في ماذا سيحصل إذا مرضوا مرضا خطيرا
Ve şimdi gözler, Freedom ile... ...Independence'ın, ay etrafında yapacakları dönüşe çevrildi.Freedom e Independence si preparano a girare intorno alla Luna. 17 ORE E 3 MINUTI
Ve şimdi gözler, Freedom ile... ...Independence'ın, ay etrafında yapacakları dönüşe çevrildi.Kita berada pada saat-saat terakhir, Dimana Freedom dan Indenpendence bersedia memutari bulan.
Ve şimdi gözler, Freedom ile... ...Independence'ın, ay etrafında yapacakları dönüşe çevrildi.Raketoplány budou zrychlovat kolem Měsíce.
Ve şimdi gözler, Freedom ile... ...Independence'ın, ay etrafında yapacakları dönüşe çevrildi.-viimeinen vaihe lähestyy, jolloin sukkulat sinkoutuvat Kuun ympäri. 17 TUNTIA, 3 MINUUTTIA
Ve şimdi gözler, Freedom ile... ...Independence'ın, ay etrafında yapacakları dönüşe çevrildi.نحن الآن فى الساعة الأخيرة للمهمة فريدم وإندبندنس يستعدان للدوران حول القمر
Ve "Şöhretler Okulu"nda öğrenciler "Kırmızı Halı"da yürüme idmanı yapacaklar.Und in der "Star Schule" üben die Schüler wie man auf dem roten Teppich läuft.
Ve "Şöhretler Okulu"nda öğrenciler "Kırmızı Halı"da yürüme idmanı yapacaklar.А студенты "Школы знаменитостей" практикуются ходить по "красной дорожке"
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Apoi îi vom ruga să evalueze o serie de lucruri, inclusiv gradul de gâdilare.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.A potem poprosimy ich o ocenę kilku rzeczy, łącznie z łaskotkami.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.A po tom člověku pak chceme, aby vyhodnotil řadu věcí, mezi nimiž je lechtivost.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Aztán egy csomó kérdést fogunk feltenni nekik, köztük a csikisségre vonatkozót.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Dan vragen we om een hoop dingen te waarderen, inbegrepen hoeveel het kietelt.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Depois pedimos-lhes para avaliarem uma série de coisas, incluindo as cócegas
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Ensuite on va leur demander d'évaluer un tas de chose, inclus le chatouillement.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.E poi si chiederà loro di valutare tutta una serie di cose incluso il solletico.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.그리고 그들에게 간지러움을 포함한 감각들에 대해 점수를 매기게 했습니다.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Luego les pediremos que evalúen una serie de cosas, incluyendo el cosquilleo.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Potom chceme, aby vyhodnotil rad vecí, medzi ktorými je šteklivosť.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Und dann werden wir sie bitten, eine Reihe von Dinge zu bewerten, inklusive der Kitzelhaftigkeit.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Và khi đó chúng ta có thể ước lượng được nhiều thứ bao gồm cả triệu chứng "đụng vào là cười"
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Μέτα θα τους ρωτήσουμε να βαθμολογήσουν διάφορα πράγματα συμπεραλαμβανομένου και του γαργαλητού.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.Затем мы будем просить их оценить кучу вещей, включая щекотливость.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.И после ги молим да оценят куп неща, включително гъдела.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.І тоді ми будемо просити їх оцінити купу речей в тому числі делікатність.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.אנו נבקשם לדרג מספר דברים כולל הרגישות לדיגדוג.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.ثم سنطلب منهم يقيّموا مجموعة من الأشياء بما في ذلك الدغدغة.
Ve sonra deneklerimiz gıdıklanmakla alakalı bir kaç değerlendirme yapacaklar.様々な質問をしました ここに結果の一部をお見せしましょう
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ấy là những kẻ sẽ vào nơi thánh ta, đến gần nơi bàn ta đặng hầu việc ta, và giữ vật ta.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ấy_là những kẻ sẽ vào nơi thánh ta , đến gần nơi bàn ta đặng hầu việc ta , và giữ vật ta .
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ci wchodzić będą do świątnicy mojej, ci też przystąpią do stołu mego, aby mi służyli i straż moję trzymali.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.eles entrarão no meu santuário, e se chegarão � minha mesa, para me servirem, e guardarão a minha ordenança.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ellos sí entrarán en mi santuario y se acercarán a mi mesa para servirme, y cumplirán con mi ordenanza
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Hanya mereka saja yang boleh masuk ke Rumah-Ku, melayani Aku di mezbah-Ku, dan memimpin kebaktian di Rumah-Ku
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ils entreront dans mon sanctuaire, ils s`approcheront de ma table pour me servir, ils seront à mon service.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.그들이 내 성소에 들어오며 또 내 상에 가까이 나아와 내게 수종들어 나의 맡긴 직분을 지키되
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ti naj hodijo v hišo mojo in pristopajo k mizi moji, da mi služijo, in naj strežejo na straži moji.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Ti přicházeti budou k svatyni mé, a ti přistupovati k stolu mému, aby mi sloužili a drželi stráž mou.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Tí vojdú do mojej svätyne a tí sa priblížia môjmu stolu, aby mi svätoslúžili, a budú strážiť moju stráž.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.Они будут входить во святилище Мое и приближаться ктрапезе Моей, чтобы служить Мне и соблюдать стражу Мою.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.המה יבאו אל מקדשי והמה יקרבו אל שלחני לשרתני ושמרו את משמרתי׃
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.هم يدخلون مقدسي ويتقدمون الى مائدتي ليخدموني ويحرسوا حراستي.
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.他 們 必 進 入 我 的 聖 所 、 就 近 我 的 桌 前 事 奉 我 、 守 我 所 吩 咐 的
Yalnız onlar girecek tapınağıma; önümde hizmet etmek için yalnız onlar soframa yaklaşacak, görev yapacaklar.他 們必進 入 我 的 聖所 、 就近 我 的 桌前 事 奉 我 、 守 我 所 吩咐 的
Yani bundan sonra, kredi kullanmış olan tüm bu şirketler, geri ödemelerini bu özel amaçlı şirkete yapacaklar.この事業体に送られるでしょう。 良いですね?