Ana içeriğe geç
Sözlük

yapacaklar ile cümle

yapacaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ve eğer yapacakları bir şey yoksa, taşlar en sonunda sıkılıyorlar ve dağılıyorlar.Κι αν τα πιόνια δεν είχαν κάτι να κάνουν, τελικά έπλητταν και έφευγαν πηδώντας μακριά.
Ve eğer yapacakları bir şey yoksa, taşlar en sonunda sıkılıyorlar ve dağılıyorlar.А ако нямаше какво да правят, на шахматните фигури в крайна сметка им доскучаваше и отскачаха встрани.
Ve eğer yapacakları bir şey yoksa, taşlar en sonunda sıkılıyorlar ve dağılıyorlar.И если им нечего было делать, то шахматным фигуркам со временем становилось скучно и они прыгали прочь.
Ve eğer yapacakları bir şey yoksa, taşlar en sonunda sıkılıyorlar ve dağılıyorlar.І якби там їм нічого було робити, шаховим фігурам в кінці кінців набридло і вони б відскочили геть.
Ve eğer yapacakları bir şey yoksa, taşlar en sonunda sıkılıyorlar ve dağılıyorlar.ואם אין להם מה לעשות, כלי משחק השח בסופו של דבר משתעממים ומדלגים החוצה.
Ve eğer yapacakları bir şey yoksa, taşlar en sonunda sıkılıyorlar ve dağılıyorlar.وإذا لم يكن لديهم شئ ليفعلوه، فان قطع الشطرنج ستصاب بالملل في نهاية المطاف وتقفز بعيداً.
Ve eğer yapacakları bir şey yoksa, taşlar en sonunda sıkılıyorlar ve dağılıyorlar.チェスの駒たちは そのうち飽きて どっか行ってしまいます 学者の目にはこの作品が
Ve farklı hesap makinaları farklı şekilde yapacaklardır bunu.Alte calculatoare vor avea diferite metode sa faca aceasta.
Ve farklı hesap makinaları farklı şekilde yapacaklardır bunu.Różne kalkulatory podchodzą do tego na różne sposoby.
Ve farklı hesap makinaları farklı şekilde yapacaklardır bunu.למחשבונים שונים יהיו דרכים שונות לעשות את זה.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.A řeknete lidem, co dělat dál.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.Dan kalian memberi tahu orang akan melakukan apa.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.E diciate alle persone cosa fare dopo. Richiede che siate al comando. E diciate alle persone cosa fare dopo.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.Et que vous disiez aux gens ce qu'ils doivent faire.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.다음에 뭘 할지 얘기해줘야 합니다.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.Och att du sedan säger till folk vad de skall göra sedan.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.Şi veţi spune oamenilor ce să facă în continuare.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.Ty tu rządzisz i możesz mówić innym, co mają robić.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.Вы говорите людям, что им делать дальше.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.הדיאגרמה שממחישה את זה היא שאתם פה למעלה.
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.ماذا ستفعلون بعد ذلك
Ve insanlara daha sonra ne yapacaklarını sen söylersin.簡単に図を描くと、あなたはここにいて
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.Dan mereka tidak tahu apa yang harus dilakukan
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.E non sanno proprio cosa fare.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.En ze weten niet wat ze daaraan moeten doen.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.És nem tudják, mit csináljanak.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.Et ils ne savent pas quoi faire.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.I nie wiedzą co robić.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.그런 상황이니까요.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.Și nu au habar ce să facă.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.Und sie wissen nicht, was sie tun sollen.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.Và họ không biết làm gì.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.Y no saben qué hacer.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.Και δεν ξέρουν τι να κάνουν.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.И не знаят какво да правят.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.И они не знают, что делать.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.והן לא יודעות מה לעשות.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.ولا يعرفون ماذا يفعلون.
Ve ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.著作権保護のない産業が
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.A organismy se naučily jak vytvářet pevné látky.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.A organizmy sa naučili vyrábať tvrdé materiály.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.Da lernten die Organismen, harte Stoffe zu bilden.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.E gli organismi impararono a produrre materiali duri.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.És az élőlények megtanultak kemény anyagokat előállítani.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.Et les organismes ont appris à faire des matériaux durs.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.Ja organismit oppivat tekemään kovia materiaaleja.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.생물들은 이 단단한 물질들을 사용하는 법을 배웠죠.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.Makhluk hidup belajar bagaimana membuat material keras.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.Organismen leerden hoe ze harde materialen konden maken.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.Organizmy nauczyły się tworzenia twardych materiałów.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.Și organismele au învățat sa producă materiale dure.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.Và những sinh vật này học cách tạo ra những vật chất cứng.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.Y los organismos aprendieron cómo hacer materiales duros.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.И организмите се научили как да правят твърди материали.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.И организмы научились делать твёрдые материалы.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.ואורגניזמים למדו איך לייצר חומרים קשים.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.وتعلمت الكائنات الحية كيف تصنع موادا صلبة.
Ve organizmalar nasıl sert malzemeler yapacaklarını öğrendiler.私は これを実現したいのです
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.500人中たったの1人だけ この対話は社会全般では
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.A jen 1 z 500 z nich měl plán, co dělat, když vážně onemocní.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod