İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Ніколи не можна недооцінювати наміри і дії голодних людей.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Но да се върнем на глада. Невъзможно е да се предвиди на какво са способни хората, когато умират от глад.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.מה אנשים מוכנים לעשות כשהם באמת רעבים.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.بقدرة الشعوب عندما تجوع
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.これは、より知的な視点から
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.As pessoas não sabiam o que fazer porque aquela opção nunca lhes tinha sido apresentada antes.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Az emberek nem tudták, mit csináljanak, mert még soha nem ajánlottak fel nekik választási lehetőséget.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Folk visste inte vad de skulle göra, för de hade aldrig fått det alternativet presenterat för sig förut.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.사람들은 그 전에 한 번도 그런 질문을 받아 본 적이 없기에 당황했죠.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.La gente non sapeva cosa fare perché non aveva mai avuto prima questa possibilità.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.La gente no sabía qué hacer porque nunca se les había presentado una opción.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Les gens ne savaient pas quoi faire parce qu'on ne leur avait jamais présenté cette possibilité.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Lidé nevěděli, co dělat, protože nikdy předtím nedostali takovou volbu.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Ljudje niso vedeli, kaj bi, ker se še nikoli niso soočili s to možnostjo.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Mennesker vidste ikke hvad de skulle gøre fordi de var aldrig blevet præsenteret for en mulighed før.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Mensen wisten niet wat ze ermee aan moesten omdat ze die mogelijkheid nooit hadden gehad.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Mọi người không biết phải làm gì bởi vì họ chưa bao giờ được cho chọn lựa như vậy.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Oamenii nu știau ce să facă pentru că nu au fost puși în față cu această opțiune înainte.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Sie wussten nicht, was sie tun sollten, weil ihnen nie zuvor diese Wahl unterbreitet wurde.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Οι άνθρωποι δεν ήξεραν τι να κάνουν επειδή δεν τους είχε δοθεί ποτέ ξανά αυτή η δυνατότητα.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Люди не знали, что делать, потому что такой выбор перед ними никогда не стоял.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Люди не знали, що робити, бо вони ніколи раніше не стикалися з таким запитанням.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.Хората не знаеха какво да правят, защото досега не им е била предлагана тази възможност.
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.אנשים לא ידעו מה לעשות כי הם מעולם לא הציגו להם את הברירה הזו:
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.الناس لم يعرفوا ماذا يفعلون لانه لم يعرض عليهم هذا الخيار من قبل
İnsanlar ne yapacaklarını bilmiyorlardı çünkü bu seçenek daha önce onlara sunulmamıştı.こんな考え方は今までなかったので どうすればいいか分からなかったのです 性的嗜好の寸法は取れるのでしょうか?
İnsan vücuduna göre mobilyalar yapacaklar.Dalam bentuk tubuh manusia
İşveren ve temsilcilerinin de, risk değerlendirmesi yapacaklarında sürece katılımları sağlanmalıdır.1) разбиране на общия подход при оценката на риска;
İşveren ve temsilcilerinin de, risk değerlendirmesi yapacaklarında sürece katılımları sağlanmalıdır.A munkáltató által a kockázatértékelés elvégzésére kijelölt személynek erre alkalmasnak kell lennie.
İşveren ve temsilcilerinin de, risk değerlendirmesi yapacaklarında sürece katılımları sağlanmalıdır.Elles doivent impliquer les employés ou leurs représentants.
İşveren ve temsilcilerinin de, risk değerlendirmesi yapacaklarında sürece katılımları sağlanmalıdır.Hodnotitelé by měli do této činnosti zapojit zaměstnance nebo jejich zástupce.
İşveren ve temsilcilerinin de, risk değerlendirmesi yapacaklarında sürece katılımları sağlanmalıdır.Las personas nombradas por la empresa para realizar la evaluación de riesgos deben ser competentes.
İşveren ve temsilcilerinin de, risk değerlendirmesi yapacaklarında sürece katılımları sağlanmalıdır.Mal by do tohto hodnotenia zapojiť aj zamestnancov alebo ich zástupcov.
İşveren ve temsilcilerinin de, risk değerlendirmesi yapacaklarında sürece katılımları sağlanmalıdır.Pracownicy lub ich przedstawiciele powinni być w nią zaangażowani.
İşveren ve temsilcilerinin de, risk değerlendirmesi yapacaklarında sürece katılımları sağlanmalıdır.Riskinarviointia ei saa toteuttaa yksin työnantaja tai työnantajan edustaja.
İşveren ve temsilcilerinin de, risk değerlendirmesi yapacaklarında sürece katılımları sağlanmalıdır.Werknemers of hun vertegenwoordigers moeten erbij betrokken worden.
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Bob!
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Bob!
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Bob!
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Bob!
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Bob!
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Bob!
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Bob!
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Bob!
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Bob!
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Боб!
Ivan. Bob! Bob, ne yapacaklar?Боб!
- Jürinin kararı ne? - Yapacaklar. Ama bazı istekleri var.إذن ما القرار؟ سيفعلوها ولكن لديهم بعض الطلبات
- Jürinin kararı ne? - Yapacaklar.- Hvad bliver det så?
- Jürinin kararı ne? - Yapacaklar.-Jak to vypadá?
- Jürinin kararı ne? - Yapacaklar.-Mitä he sanoivat?
Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar.A falubéliek azt hitték elátkozta valaki és nem tudták mit csináljanak vele.
Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar.De dorpelingen dachten dat ze vervloekt was. Ze wisten niet wat te doen met haar.
Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar.Die Dorfbewohner dachten, sie war verflucht; Sie wußten nicht mit ihr umzugehen.
Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar.Gli abitanti del villaggio pensavano fosse maledetta, non sapevano cosa farne di lei.
Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar.마을 사람들은 그녀가 저주를 받았다고 생각했습니다. 그들은 그녀를 어떻게 해야될지 몰랐습니다.
Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar.Les villageois ont cru qu'elle était maudite; ils ne savaient pas quoi faire d'elle.
Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar.Los aldeanos pensaron que estaba maldecida; no sabían que hacer con ella.
Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar.Mieszkańcy wioski myśleli, że padła na nią klątwa.
Köylüler onun artık lanetli olduğunu düşünüyor, ve onunla ne yapacaklarını bilmiyorlar.Orang-orang kampung mengira dirinya terkutuk; mereka tidak tahu apa yang harus dilakukan.