Ana içeriğe geç
Sözlük

yapacaklar ile cümle

yapacaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Gerçekte, ne yapacakları söylenen çocuklar,في الواقع في الحقيقة كل المجموعات
Gerçekte, ne yapacakları söylenen çocuklar,スミス または母親に 指示を受けたとは言え
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Farão o que for necessário para sobreviver, mesmo que isso signifique prejudicar outras pessoas.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Harán todo lo que sea necesario para sobrevivir. incluso si eso significa socavar otras personas.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Họ sẽ làm bất cứ điều gì để tồn tại, thậm chí kể cả những việc hủy hoại những người khác.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.그들은 생존하기 위해 할 수 있는 것들을 다 합니다. 그런 행동이 다른 사람을 해치는 거라 해도 말이지요.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Leur seul but sera la survie, peu leur importe si c'est au détriment des autres.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Przetrwanie za wszelką cenę, nawet kosztem innych.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Queste persone farebbero di tutto per sopravvivere, anche se cio' significa sminuire gli altri.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Sie werden alles tun, um zu überleben, selbst wenn dabei andere Menschen untergraben werden.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Udělají cokoliv, aby přežili, i když to bude znamenat ublížit druhým.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Vor face tot ce e nevoie pentru a supraviețui, chiar dacă asta înseamnă să lovească în alți oameni.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Ze zullen alles doen om te overleven, zelfs als ze daardoor andere mensen benadelen.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Θα κάνουν ό,τι χρειάζεται για να επιβιώσουν, ακόμη και αν αυτό σημαίνει να υπονομεύσουν άλλους ανθρώπους.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Такие люди готовы на всё ради выживания, даже если потребуется унизить или нарушить права других.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.Те биха правили всичко само и само да оцелеят, дори това да означава да съсипят други хора.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.הם יעשו את כל מה שנדרש כדי לשרוד, גם אם זה אומר לחתור תחת אנשים אחרים.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.سيفعلون كل شئ من أجل البقاء، حتى إذا كان ذلك يعني تقويض أناس آخرين.
Hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapacaklardır, bu başka insanlara zarar vermek anlamına gelse bile.他人を攻撃することも いとわないのです ところで 私の誕生日が近づいており
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...Nein, das ist es nicht, Ich schwöre es... ...sie meinten sie wollten Tanz üben oder sowas...
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...Non è così. Ve lo giuro... Avevano detto che avevano intenzione di ballare o qualcosa del genere...
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...Nu e asa. Va jur ca.. au spus doar ca vor sa practice dansuri sau ceva de genul asta..
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...To nie tak. Naprawdę przysięgam że... powiedzieli, że zamierzają poćwiczyć taniec czy coś takiego...
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...Δεν είναι αυτό. Μπορώ να σας ορκιστώ πως... είπαν πως επρόκειτο να κάνουν εξάσκηση χορού ή κάτι ανάλογο...
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...Нет, я клянусь... Они сказали, что им нужна студия, чтобы учить танцам
Hayır öyle değil, yemin ederim... ...bana dans provası yapacaklarını söylediler...ليس كذلك. أُقسم بـأن ذلك.... لقد أخبروني بأنهم سيقومون بالتدرب على الرقص أو شيء من ذلك/هذا القبيل...
Hiçbir şey. Bununla ilgili ne yapacaklar?Niente.
İlk bakışta, çoğu kişinin aklını karıştıran şey, "mutlak değer" ifadesidir. Ona ne yapacaklarını bilemezler.Ahora, lo que confunde a la mayoria de la gente es el valor absoluto de X. , porque... como operas con el?
İlk bakışta, çoğu kişinin aklını karıştıran şey, "mutlak değer" ifadesidir. Ona ne yapacaklarını bilemezler.Co teď okamžitě mate většinu lidí, je tahle absolutní hodnota.
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.Eles não dizem às pessoas o que fazer, o que pensar ou como viver.
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.Ils ne vous disent pas que faire, que penser ou comment vivre.
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.No le dicen a las personas qué hacer, qué pensar o cómo vivir.
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.Sie sagen den Leuten nicht, was sie tun, wie sie denken oder leben sollen.
İnsanlara ne yapacaklarını, nasıl düşüneceklerini ve yaşayacaklarını emretmezler.Те не казват на жителите какво да правят, какво да мислят или как да живеят.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Alcuni mi chiedono di cosa siano fatte le antenne.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Die Leute fragen mich, woraus die Fühler sind.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.사람들은 제가 어떻게 안테나를 만드냐고 물었습니다.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Las personas me preguntan como se hicieron las antenas.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Les gens me demandent de quoi sont faites les antennes.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Lidé se mě ptají, jak jsou vytvořena tykadla?
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Ludzie pytają mnie jak robię czułki.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Mennesker spørger mig om hvordan de laver antennen.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Mensen vragen me hoe ik de voelsprieten maak.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Néha megkérdik, hogy is készültek a csápok.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Oamenii mă întreabă cum e făcută antena.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Меня часто спрашивают, а из чего сделаны усики?
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.Хората ме питат как се прави антената.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.אנשים שואלים אותי איך ליצור את המחושים.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.يسألني الناس كيف أصنع قرن الإستشعار.
İnsanlar bana nasıl anten yapacaklarını soruyor.たまに食べ物に髪の毛が入っているように、あれは私の髪の毛です。
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Et, cela est un peu plus d'un point de vue intellectuel.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Je moet nooit onderschatten waartoe mensen in staat zijn als ze echt honger hebben.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.기꺼이 무엇을 하려는 지에 대해서 과소평과 하면 안 됩니다.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Nigdy nie wolno lekceważyć co ludzie są w stanie zrobić, gdy są faktycznie głodni.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Nikdy nemůžete podcenit, co jsou lidé schopní udělat, když mají hlad.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Nikdy nepodceňujte, čo sú ľudia ochotní robiť, keď su skutocne hladni.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Non puoi mai sottovalutare quello che le persone potranno fare quando sono davvero affamate.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Você nunca pode subestimar o que o povo está disposto a fazer quando está realmente passando fome.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Δεν μπορείς ποτέ να παραβλέψεις, τί είναι διατεθιμένοι να κάνουν οι άνθρωποι όταν πεινάνε.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.Вы никогда не можете недооценивать то, что люди готовы делать, когда на самом деле они голодны.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod