Ana içeriğe geç
Sözlük

yapacak ile cümle

yapacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu kamera ile ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer con esta cámara?
Bu hafta yapacak çok işim var.Tengo muchas cosas que hacer esta semana.
Yapacak çok şeyim var.Tengo muchas cosas que hacer.
Yapacak birkaç şeyim var.Tengo muchas cosas que hacer.
Bu sabah yapacak çok işim var.Tengo muchas cosas que hacer esta mañana.
Yapacak çok işim var.Tengo mucho trabajo que hacer.
Bu gece ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer esta noche?
Gelecek Pazar ne yapacaksın?¿Qué hacéis el próximo domingo?
Özür dilemekten başka yapacak bir şey yok.No hay nada que hacer aparte de disculparse.
Yarın ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer mañana?
O, 24 saat içinde onu yapacak.Lo hará en 24 horas.
Onun yapacak bir şeyi yok.No tiene nada que hacer.
Saat kaçta kahvaltı yapacaksın?¿A qué hora vas a desayunar?
Tom yarın erken kahvaltı yapacak.Mañana, Tom desayunará temprano.
Yemek yapacak vaktim yok.No tengo tiempo para cocinar.
Bugün Tom'un yapacak çok işi var.Tom tiene muchas cosas que hacer hoy.
Üniversitede ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer en la universidad?
Tom yapacak daha iyi bir şey bulamadı.Tom no pudo encontrar nada mejor que hacer.
Cuma günü ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer el viernes?
Ne zaman kahvaltı yapacaksınız?¿A qué hora vas a desayunar?
Tom'un yapacak çok işi var.Tom tiene mucho trabajo que hacer.
Şimdi yapacak çok şeylerim var.Ahora tengo muchas cosas que hacer.
Onunla ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer con eso?
Eğer o gelmezse, ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer si él no viene?
Bu gece yapacak çok işim var.Esta noche tengo mucho trabajo que hacer.
Onlar onu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar.No saben cómo hacerlo.
Onlar onunla ne yapacaklarını bilmiyorlardı.Ellas no sabían qué hacer con él.
Yapacak bir şeyim yok.No tengo nada que hacer.
Onu yapacak çok zamanımız var.Tenemos mucho tiempo para hacerlo.
Ev kadınlarının yapacak yüzlerce şeyi var.Las amas de casa tienen cientos de cosas que hacer.
Tom'un şu anda yapacak daha iyi bir şeyi yok.En este momento, Tom no tiene nada mejor que hacer.
Ben yokken işimi Rie Kawada yapacak.Rie Kawada hará mi trabajo cuando yo no esté.
Tembellik yapmayı bırak ve yapacak bir şey bul.Deja de ser perezoso y encuentra algo que hacer.
Yapacak bir şey olmadığı için, televizyon izledim.Como no tenía nada que hacer, vi la televisión.
Yapacak işlerim var.Tengo trabajo que hacer.
Yapacak çok işi vardı.Él tenía mucho trabajo que hacer.
Onlar ne yapacak?¿Qué harán?
Yapacak çok az şey var.Hay muy pocas cosas que hacer.
Başkan yarın bir açıklama yapacak.El presidente hará una declaración mañana.
Bu yaz ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer este verano?
Bu yaz ne yapacaksınız?¿Qué vais a hacer este verano?
Bütün bu parayla ne yapacaksın?¿Qué vais a hacer con todo ese dinero?
Yapacak daha çok işim var.Tengo más trabajo por hacer.
Yarın ne yapacaksınız?¿Qué vais a hacer mañana?
Siz hata yapacaksınız.Os equivocaréis.
Ne yapacaklarını düşünüyorsun?¿Qué piensas que van a hacer?
Bir şey yapacak mısın?¿Vas a hacer algo?
Onu kendim yapacaktım.Lo iba a hacer yo solo.
Bunu senden daha iyi yapacak birini tanımıyorum.No conozco a nadie que lo haga mejor que tú.
Fotoğrafımla ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer con mi foto?
Yapacak daha iyi bir şeyim yoktu.No tenía nada mejor que hacer.
Bunun hakkında ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer al respecto?
"Sıkıldım!" "Öyleyse yapacak bir şey bul! Seni eğlendirmek için burada değilim.""¡Me aburro!" "¡Entonces encuentra algo que hacer! No estoy aquí para entretenerte."
Yağmur yağarsa ne yapacaksın?¿Qué vas a hacer si llueve?
Yapacak çok şeyim yok.No tengo mucho que hacer.
Yapacak az şey var.Tengo poco que hacer.
Neredeyse yapacak hiçbir şeyim yok.No tengo casi nada que hacer.
Bu kez tepeden tırnağa herkesin bununla ilgili yapacak bir şeyi vardı."Esta vez todo mi equipo tenía algo que ver con eso desde el comienzo».
Tarihsel ön-deyi için temel görevi yapacak herhangi bir bilimsel tarihsel gelişme teorisi olamaz.No puede haber una teórica científica del desarrollo histórico que sirva de base para la predicción histórica.
Warren yanına gelir ve ona yapacak çok işleri olduğunu söyler.Holden se marcha diciendo que tiene cosas por hacer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod