İşbirliği yapacak mısın?Are you going to cooperate?
Bu dersten sonra ne yapacaksınız?What'll you do after this class?
Yapacak bir şeyin yoksa neden bir kitap okumuyorsun?If you have nothing to do, why not read a book?
Yapacak ödevlerim var.I have homework to do.
Yapacak ev ödevim var.I have homework to do.
Söylediğim gibi yapacaksınız.You will do as I say.
Dediğim gibi yapacaksın.You will do as I say.
Dediğim gibi yapacaksınız.You will do as I say.
Biz bunu yapmazsak, kim yapacak? Şimdi değilse ne zaman?If we don't do it, who will? If not now, when?
Onu biz yapmazsak, kim yapacak?If we don't do it, who will?
Onlar yapacaklarını söyledikleri şeyi asla yapmadı.They never did what they said they would do.
Bu öğleden sonra ne yapacaksın?What will you do this afternoon?
Ben yapacak bir şey istiyorum.I want something to do.
Tom'un yapacak bir işi yoktu, bu yüzden birkaç bira için bara gitti.Tom was at a loose end, so he went to the pub for a few beers.
Yapacak birçok acil şey var.There are many urgent things to do.
Ne yapacaksan yap!Do what you will.
Ah oğlum, baban eve vardığında senin için ne yapacak?Oh boy, what's Dad going to do to you when he gets home?
Tom kesinlikle işbirliği yapacaktır.Tom will definitely cooperate.
Her ne yapacaksan, Tom'un yapacağından haberi olmasın.Whatever you do, don't let Tom know you're going to do it.
Boş zamanımda yapacak bir şey bulmak zorundayım.I've got to find something to do with my free time.
Emekli olduktan sonra yapacak bir şey bulmak zorundayım.I've got to find something to do after I retire.
Onu yapacak paraya sahip değiliz.We don't have the means to do that.
Tom böyle sürerse önünde sonunda bir kaza yapacak.The way Tom drives, he's going to have an accident sooner or later.
Yapacak önemli bir duyurum var.I have an important announcement to make.
Tom 2.30'da bir duyuru yapacak.Tom will make an announcement at 2:30.
O bana yapacak daha acil bir şeyi olduğunu söyledi.She told me that she has something more urgent to do.
Tom'un Mary'nin onun yapmasını istediği her şeyi yapacak zamanı yoktu.Tom didn't have the time to do everything that Mary asked him to do.
Tom tam başka herkesin yaptığı gibi hatalar yapacaktır.Tom is going to make mistakes just like everybody else does.
Tom'un zamanıyla yapacak daha iyi şeyleri var.Tom has better things to do with his time.
Yapacak fırsatım olsa bunu tekrar yaparım.I'd do this again if I had the chance to.
Tom bize yaptığı şey için ödeme yapacak.Tom will pay for what he did to us.
Onların onu yapacaklarına inanmıyorum.I don't believe they would do that.
Tom'un yapacak bir sürü açıklaması var.Tom has a lot of explaining to do.
Tom bunun için ödeme yapacak.Tom is going to pay for this.
Tom sadece iyi yapacak.Tom is going to do just fine.
Tom'un yapacak daha iyi şeyleri var.Tom has better things to do.
Tom iyi yapacak.Tom is going to do fine.
Hazine payınla ne yapacaksın?What are you going to do with your share of the treasure?
"Bunu sevgi ya da para için yapacak mısın?" "Bunu para için yapacağım."Are you gonna do it for the love or the money?" "I'm gonna do it for the money."
Son zamanlarda yapacak çok işim var.I've had a lot of work to do lately.
O, beni yapacak bir ton zor işle bıraktı.He left me with tons of hard work to do.
Biz kızlar hakkında endişelenmeyin. Yapacak bir şey bulacağız.Don't worry about us girls. We'll find something to do.
Yapacak çok işim var. Başka bir iş yapamam.My hands are full.
Yapacak daha iyi bir şeyim yok.I don't have anything better to do.
Bu yapacak daha iyi bir şeyim var gibi değil.It's not like I have anything better to do.
Bu yapacak daha iyi bir şeyin var gibi değil.It's not like you have anything better to do.
Bu yapacak daha iyi bir şeyimiz var gibi değil.It's not like we have anything better to do.
Bugün son gün, ne yapacaksın?Today is the last day, what are you going to do?
O, hedefine ulaşmak için ne gerekiyorsa yapacak.He will do whatever it takes to reach his goal.
O biraz kahve yapacak.She's going to make some coffee.
Tom'un yapacak işleri var.Tom has things to do.
Tom onun hakkında ne yapacak?What'll Tom do about it?
Ellerinden ne geliyorsa yapacaklardır.They'll do whatever they can.
Ellerinden geleni yapacaklar.They'll do whatever they can.
"Sıkıldım!" "Öyleyse yapacak bir şey bul! Seni eğlendirmek için burada değilim.""I'm bored!" "Then find something to do! I'm not here to entertain you."
Onlar hatalar yapacaklar.They're going to make mistakes.
Yakında o yurt dışında iş yapacak.Soon he will do business abroad.
O yapacak önemli bir ayrım.That's an important distinction to make.
Şu an yapacak çok işim var.I have a lot to do at the moment.
Seni öldürmeyen seni daha güçlü yapacaktır.What doesn't kill you will make you stronger.