Böylece bu oldukça zor işleri yapabilmek için küçük ufak tefek yolları nasıl birleştireceğini biliyor.Той знае как да съчетава различни части от траектории, за да прави тези доста трудни задачи.
Böylece bu oldukça zor işleri yapabilmek için küçük ufak tefek yolları nasıl birleştireceğini biliyor.הוא יודע כיצד לשלב ביחד פיסות קטנות של מסלולים כדי לבצע משימות די מורכבות כאלו.
Böylece bu oldukça zor işleri yapabilmek için küçük ufak tefek yolları nasıl birleştireceğini biliyor.فهو يعرف كيف يجمع أجزاء المسارات للقيام بهذه المهام الصعبة.
Böylece bu oldukça zor işleri yapabilmek için küçük ufak tefek yolları nasıl birleştireceğini biliyor.軌道の断片をどう組み合わせれば良いのか分かっているのです ちょっと話題を変えましょう
Bu dördü sol tarafı tam kare yapabilmek için bilinçli olarak ekledik. . .하지만 우리는 이 왼 쪽 변을 완전 제곱으로 만들려는 목적으로 4를 더했습니다. 자, 이제 이것은 몇 입니까?
Bu dördü sol tarafı tam kare yapabilmek için bilinçli olarak ekledik. . .Pero sumamos 4 al propósito de que este lado se vuelva un cuadrado perfecto. Ahora ¿que es esto?
Bu dördü sol tarafı tam kare yapabilmek için bilinçli olarak ekledik. . .لكننا اضفنا 4 لهدف محدد، وهو ان يصبح الجانب الايسر مربعاً كاملاً ما هذا الآن؟
Bu dördü sol tarafı tam kare yapabilmek için bilinçli olarak ekledik. . .左を、2乗の形にするためです。 これは何ですか? どのような数は、それ自身で乗算すると 4 に等しく"
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.Au fond, ces gens ont commis un suicide écologique pour pouvoir en construire davantage.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.Básicamente, esta gente cometió un suicidio ecológico para construir más de estos.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.De fapt, aceşti oameni au comis un sinucid ecologic pentru a face mai multe din astea.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.Deze mensen pleegden ecologische zelfmoord om meer beelden te kunnen maken.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.Essenzialmente, queste persone hanno commesso un suicidio ecologico per poterne fare delle altre.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.Generalnie, ci ludzie popełnili ekologiczne samobójstwo aby zrobić więcej tych.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.기본적으로 이 사람들은 이런 석상들을 더 만들기 위해 생태학적인 자살을 한 거나 다름없어요.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.На практика тези хора са извършили екологично самоубийство само и само да построят повече статуи.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.По существу, эти люди совершили экологическое самоубийство ради этих статуй.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.בעקרון, האנשים האלו ביצעו התאבדות אקולוגית כדי ליצור עוד פסלים כאלו.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.بشكل أساسي، هؤلاء الناس إرتكبوا جريمة إنتحار بيئية فقط لصنع المزيد منها
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.生態的な自殺をしていたんだ たくさんのモアイ像を作るためにね それで 同じようなことを誰かが言ってたんだけど
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.C'est un laboratoire volant que nous avons pris pour faire des mesures dans la région pour cette molécule.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Det är ett flygande laboratorium där vi gjorde mätningar av denna molekylen i området.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Đó là cả một phòng thí nghiệm di động để giúp chúng tôi thực hiện các phép đo.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Es ist ein fliegendes Labor mit dem wir die Messungen in der Region dieses Moleküls durchführten.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Es un laboratorio volante que tomamos para hacer medidas en la región de esta molécula.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.É um laboratório voador que levámos para medirmos esta molécula no local.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.È un laboratorio volante utilizzato per misurazioni di oggetti come questa molecola.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.E un laborator zburător pe care l-am luat în această regiune pentru a face măsurători despre această moleculă.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Ini adalah laboratorium terbang yang kami dirikan untuk mengukur molekul isoprena di daerah ini.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.이는 아이소프렌을 측정하기 위한 비행 실험실입니다.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.To jest latające laboratorium, które zabraliśmy w miejsce występowania tej cząsteczki.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Είναι ένα ιπτάμενο εργαστήριο που πήραμε για να κάνουμε μετρήσεις για αυτό το μόριο στην περιοχή.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Това е летяща лаборатория, която взехме, за да правим измервания за тази молекула в региона.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Це летюча лабораторія, яку ми перенесли для вимірювань в місце, де знаходиться ця молекула.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Это летящая лаборатория, которую мы перенесли для измерений в регион где эта молекула.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.זוהי מעבדה טסה שלקחנו כדי לבצע מדידות באיזור המולקולה הזו.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.هي عبارة عن مختبر طائر استخدمناه لأخذ القياسات في منطقة هذا الجزيء
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.它是一個飛行中的實驗室,我們用它來對該地區的這一分子進行測量
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.私たちはこの全てを1つの分子の化学的性質理解のために行っています。
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.이 계산을 위해 계산기를 필요로 할 것입니다
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Ofte har man brug for en lommeregner, når man regner dem ud.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Prawdopodobnie bedziesz potrzebował kalkulatora przez większość czasu.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Valószínűleg számológépre lesz szükségünk ilyen számolásoknál.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Většinou budete potřebovat kalkulačku, abyste něco takového spočítali.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Вам буде необхідно зробити багато розрахунків. І, скоріш за все, Вам знадобиться калькулятор для цього.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Вероятно се нуждаете от калкулатор в повечето случаи да направите това.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.وربما ستحتاج معظم الوقت الى آلة حاسبة لتساعدك على حساب هذا
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.20분 동안 여러분과 이야기를 나누기 위해, 네 조각의 퍼즐과도 같은 네 가지 아이디어를 가지고 왔습니다.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.4ピースのパズルのようなものです もし成功すれば
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.A abych to stihl za 20 minut, musím uvést čtyři myšlenky -- jako čtyři kousky skládačky.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Aby som to stihol za 20 minút, musím predniesť štyri výroky -- predstavte si to ako štyri kúsky skladačky.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Azért, hogy beleférjünk 20 percbe, négy témát veszek sorra. Olyanok ezek, mint egy puzzle négy darabja.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Om dit in 20 minuten te kunnen doen wil ik vier ideeën ontwikkelen - zoals vier stukken van een puzzel.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Para fazer isso em 20 minutos, terei de vos trazer 4 ideias, como quatro peças de um puzzle.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Per riuscire a farlo in 20 minuti, devo enunciare quattro idee - come se fossero quattro pezzi di un puzzle.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Pour faire cela en 20 minutes, je dois faire ressortir quatre idées - C'est comme quatre morceaux d'un puzzle.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Untuk melakukannya dalam 20 menit, saya harus menjelaskan empat ide -- ini seperti empat potong teka-teki.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Wyodrębnię cztery główne zagadnienia, tak jak cztery kawałki puzzli.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Για να το κάνω αυτό μέσα σε 20 λεπτά, πρέπει να αναδείξω 4 ιδέες -- είναι σαν τα 4 κομμάτια ενός παζλ.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.За да мога да го направя за 20 минути, трябва да изтъкна четири идеи... нещо като четири части от пъзел.