Ana içeriğe geç
Sözlük

yapabilmek ile cümle

yapabilmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hava durumu tahmini yapabilmektedir.기상 예측에 쓰인다.
Derleme işlemlerini GCC'den 9 kat daha hızlı yapabilmektedir.영국 GDP가 미국 보다 9배 정도 적다.
Kim, önce bebekbakıcılığı yapabilmek için "KimPossible.com" adlı siteyi kurdu."무엇이든 할 수 있다"를 슬로건으로 하는 자신의 웹사이트 "KimPossible.com"을 만든 것이 임무 수행의 계기가 되었다.
Yorum yapabilmek için içeriğin belirli bir süre kullanılmış olması gerekir.그 외에도 특정한 시간에 인터럽트를 실행시키기 위해 사용될 수 있다.
Eski sürümleri kullananlar ise depolardan kurulum yapabilmektedir.개전 이전의 다채로운 군복들은 신병들의 기초훈련용으로 창고에 넣어졌다.
Endüstriyel gelişime yatırım yapabilmek için Polonya, ürettiği modern teçhizatın tamamını satıyordu.כדי לגייס כספים לפיתוח תעשייתי, פולין מכרה את רוב הציוד המודרני שייצרה.
Bu küçük, siyah kedi hiçbir kedinin yapamadığı birçok büyü yapabilmektedir.מר מיסטופליס הוא חתול שחור וקטן, שיכול לבצע מעשי קסם שאף חתול אחר לא יכול לעשות.
Çok güzel resim yapabilmektedir.השאיפה הגדולה שלו היא לצייר טוב.
Hatta tüm kalkan, lanet ve büyüleri asasız yapabilmektedir.יודע לעשות כל מה שהמסכה ולוקי מסוגלים לעשות.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.היא בסך הכול מעניקה היתר לעשות כל דבר אשר אינו כולל פגיעה.
Hem oyun kurucu hem de şutör gard olarak görev yapabilmektedir.מהלך יחיד יכול להיות גם שח וגם garde.
Yasama kural koymak; genel, sürekli, objektif, kişisel olmayan işlemler yapabilmektir.אין לדבר על מוסר אוניברסלי, נצחי, אובייקטיבי ...
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Свободата е правото да се върши всичко, което не вреди на другите.
Vikipedi'ye bilgi girişi yapabilmek için üye olma zorunluluğu yoktur.Никога на разчитайте на Уикипедия за идентификации!
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Тя е сертифициран фитнес инструктор и личен треньор.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Fisher je također dobila osobnog trenera i nutricionista.
Saatte 20 knot (37 km/sa; 23 mph) hız yapabilmekteydi.Na pokusima je postigao brzinu od 20 čvorova (37 km/h).
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Igrač je slobodan raditi sve što želi u svijetu igre.
Burada, isteyen herkes kayıt yapabilmektedir.Takto ktokoľvek, kto chcel, mohol odpočúvať.
Bu sayede çok daha yüksek bir frekans aralığında çevirim yapabilmektedirler.Ta potom môže pracovať na vyšších frekvenciách.
Hatta yoğun kar altında bile av yapabilmektedir.V rozsiahlych oblastiach spôsobil aj intenzívne sneženie.
Pedagojik formasyon alarak, Almanca öğretmenliği yapabilmektedirler.Gymnázium poskytuje možnosť certifikácie vzdelávania v nemeckom jazyku.
Kendi ihtiyaçlarını karşılayacak kadar üretim yapabilmektedirler.Hrane ne pridelajo dovolj za lastne potrebe.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Svoboda je le to, da lahko narediš karkoli, kar ne škoduje drugim.
Burada, isteyen herkes kayıt yapabilmektedir.Na spletu smo lahko kdorkoli želimo.
Yarışa kayıt yapabilmek için, katılımcıların yarış günü 18 yaşında veya daha ileri yaşta olmaları gerekir.Na njem lahko sodelujejo tekmovalci, ki v tistem letu dopolnijo 18 let in mlajši.
Dişiler, yumurta yapabilmek için kan emmek zorundadır.Samica pa potrebuje obrok krvi tudi za tvorbo jajčec.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Laisvės esmė – daryti viską, kas nekenkia kitam.
Ortalama yaşam süresi 6-8 yıl olan alaca sansar bir batında 4-8 yavru yapabilmektedir.Parengtas šuo gali vedliu dirbti nuo šešerių iki aštuonerių metų, šis darbas jam labai sekinantis.
İhtiyaç duyulduğu zamanlarda şutör gard pozisyonunda da görev yapabilmektedir.Taip buvę adjutantai prireikus gali būti vėl pašaukti laikinai tarnybai.
Seçimli işlemi yapabilmek için yaygın olarak bilinen litografi yöntemi kullanılmaktadır.Tyrė lietuvių kalbos veiksmažodžio nuosakas, dėstymo metodiką.
Yeniden sadece internetten yayın yapabilmektedir.Pakanka turėti tik prieigą prie interneto.
Salsa sosu yapabilmektedir.Ta talub hästi soola.
Hatta yoğun kar altında bile av yapabilmektedir.Mõnedes kohtades võib aga isegi sadada lund.
Açığa satış yapabilmek için, önce bu hisse senedini ödünç almanız gerekiyor.A okamžitě ty akcie prodáte, o kterých ani nevíte, prodáte akcie vypůjčené od někoho jiného.
Açığa satış yapabilmek için, önce bu hisse senedini ödünç almanız gerekiyor.つまり、その株式を所有している他の誰から借りるということになりますが、
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıAz a szokás, hogy tárgyakat csereberélünk.
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığı Bu sadece insanlara özgü bir seydir.A já myslím, že odpovědí je směna, zvyk vyměňovat jednu věc za jinou.
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığı하나를 주고, 다른 하나를 받는 주고받기는
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıl'abitudine a scambiarsi una cosa per un'altra.
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıl'habitude d'échanger une chose pour une autre.
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıההרגל של החלפת דבר אחד באחר.
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıعادة تبادل شيئ مقابل شيئاً آخر المعروفة .
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıこれは人間に固有の特徴です
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler.순서가 내려가요 여기서 빠르다라고 한 것은 크기가 얼마나 빨리 증가하냐는 거에요
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler.Når vi har med en potens at gøre, er resultatet tit meget stort.
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler.Quando dico velocemente, quanto velocemente cresce.
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler."κατεβαίνουμε" βάσει του πόσο γρήγορος είναι ο υπολογισμός. Όταν λέω γρήγορα, εννοώ πόσο γρήγορα μεγαλώνει.
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler.الترتيب التنازلي لسرعة الحساب وعندما اقول سرعة، اعني بذلك سرعة النمو
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler.私が速いと言う時には, それがいかに早く増加するかという意味です. 何か指数をとるとき,私が何かの羃(べき)をとる時,
Ama bunu sezgisel olarak yapabilmek daha iyi bence.Но е по-добре мисля, да имате представа.
Ama bunu sezgisel olarak yapabilmek daha iyi bence.لكن على ما اعتقد انه جيد ليكسبك البديهة
Ama bunu sezgisel olarak yapabilmek daha iyi bence.그러나 제 생각에는 직관적으로 푸는 게 더 나을 거 같아요.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Aber um das zu tun, müssen Sie etwas tun, das vielleicht, auf den ersten Blick, komplett unmöglich scheint.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Aby sme to však spravili, musíte urobiť niečo, čo na prvý pohľad vyzerá úplne nemožné.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Ale żeby tego dokonać, musisz zrobić coś, co na pierwszy rzut oka wydaje się całkowicie niemożliwe.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Dar pentru asta trebuie să facem ceva care la prima vedere pare complet imposibil.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.De ehhez, olyasmit kell tennünk, ami első pillantásra lehetetlennek tűnik.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.그러나 그러기 위해선 완전히 불가능하다고 생각되어지는것을 해야만 합니다.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Maar om dat te doen, moet je iets doen dat op het eerste gezicht volstrekt onmogelijk lijkt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod