Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Αυτό έχει πολύ ενδιαφέρον για τις κυψέλες καυσίμων -- να το κάνουν αυτό χωρίς λευκόχρυσο.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Для разработки новых топливных элементов — без использования платины.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.Това е вълнуващо, от гледна точка на клетката, да може да прави това без платина.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.זה מאוד מרגש עבור תאי דלק - להיות מסוגל לעשות את זה בלי פלטינה.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.هذا مشوق جداً لخلايا الوقود ... أن تكون قادرأً على القيام بذلك بدون استخدام البلاتينيوم.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.プラチナなしでできるというのは 燃料電池にとって大変朗報です 「形の力」 これは鯨です 鯨のひれには
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta azt mondta: "Fizetnék érte hogy azt tegyem amit teszek."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta dice: "Io pagherei, per fare quel che faccio"
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta disse: "Eu pagaria a alguém para fazer o que eu faço"
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta hovorí: "Platila by som druhým za to, čo robím ja."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta je rekla: "Plačala bi nekomu, da bi lahko delala, kar delam."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta le dit: "Je paierai quelqu'un pour faire ce que je fais."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta nói, "Tôi hoàn toàn có thể trả tiền cho ai đó để làm việc của tôi."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta říká: "Platila bych tomu, kdo by dělal to, co dělám já."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta säger, "Jag skulle betala någon för att göra det jag gör."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta sagt: "Ich würde zahlen um das zu tun was ich tue."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta siger: "Jeg ville betale nogen for at gøre, det jeg gør."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta spune, "Aş plăti pe cineva să facă ceea ce fac eu."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Coletta: "Zapłaciłabym komuś, by móc dalej robić, co robię."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Carol Colleta dijo, "Yo pagaría a alguien por hacer lo que yo hago".
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.케롤 콜레타는(Smart City 라디오 제작자) "나는 돈을 내고라도 지금 하는 일을 할거에요." 라고 말해주었습니다.
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Η Κάρολ Κολέτα είπε, "Θα πλήρωνα για να κάνω τη δουλειά μου".
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Как говорит Кэрол Коллета: "Я бы платила кому-то, чтобы делать то, что делаю я".
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Каръл Колета казва, "Бих платила на някой, за да прави това, което правя."
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.Як говорить Керол Коллета, "Я б платила комусь, щоб робити те, що роблю я".
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.קרול קולטה אומרת "הייתי משלמת למישהו כדי לעשות מה שאני עושה".
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.كارول كوليتا قال " انا مستعد للدفع الى شخص لأقوم بما اقوم به "
Carol Coletta "Yaptığım işi yapabilmek için üstüne para verirdim" diyor.さらに面白いのは
Daha kolay işlem yapabilmek için denklemin sol tarafını sıfıra eşitleyelim.이제 좌변을 통째로 소거해 봅시다
Daha kolay işlem yapabilmek için denklemin sol tarafını sıfıra eşitleyelim.Lad os fjerne alt det her fra venstre side ved at lægge x i anden til begge sider.
Daha kolay işlem yapabilmek için denklemin sol tarafını sıfıra eşitleyelim.Musimy uprościć równanie po lewej stronie dodając x^2 do obu stron równania
Daha kolay işlem yapabilmek için denklemin sol tarafını sıfıra eşitleyelim.Stačí na to jeden krok. Na obě strany přičteme 'x na druhou'.
Daha kolay işlem yapabilmek için denklemin sol tarafını sıfıra eşitleyelim.دعونا نتخلص من كل هذا الموجود في الجانب الايسر من خلال اضافة x^2 لكلا الطرفين
Daha kötüsü, bir ta,s yapabilmek için birden çok kurban gerekiyor.Co gorsza, aby wytworzyć jeden Kamień, potrzeba wielu ofiar.
Daha kötüsü, bir ta,s yapabilmek için birden çok kurban gerekiyor.E quel che è peggio, per costruire una Pietra c'è bisogno di molteplici sacrifici.
Daha kötüsü, bir ta,s yapabilmek için birden çok kurban gerekiyor.Hvad værre er ... At skabe en Sten kræver flere ofre.
Daha kötüsü, bir ta,s yapabilmek için birden çok kurban gerekiyor.O pior é que, para fazer uma Pedra, é preciso fazer vários sacrifícios.
Daha kötüsü, bir ta,s yapabilmek için birden çok kurban gerekiyor.Vad värre är... För en sten krävs flera offer.
Daha kötüsü, bir ta,s yapabilmek için birden çok kurban gerekiyor.Yhden Kiven valmistamiseen tarvitaan useita uhreja.
Daha kötüsü, bir ta,s yapabilmek için birden çok kurban gerekiyor.Y lo que es peor, para crear una sola Piedra, se deben hacer múltiples sacrificios.
Daha kötüsü, bir ta,s yapabilmek için birden çok kurban gerekiyor.Το χειρότερο, για να κατασκευαστεί η Λίθος, απαιτούνται πολλαπλές θυσίες.
Daha kötüsü, bir ta,s yapabilmek için birden çok kurban gerekiyor.Но хуже того, для создания Камня требуются многочисленные жертвы.
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.C'est être capable de faire quelque chose que les autres ne peuvent pas faire ou comprendre.
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.E' il saper fare qualcosa che gli altri non riescono a fare, o a capire.
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.Es geht darum, etwas zu können, das andere nicht können oder nicht verstehen.
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.E vorba de a putea face ceva ce alţii nu pot face sau nu pot înţelege.
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.Jest to zdolność do wykonywania czegoś reszta ludzi nie potrafi, lub nie rozumie.
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.다른 사람들은 이해하거나 따라 하는게 불가능한 것들을 하는 겁니다
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.Ser capaces de hacer algo que otra gente no puede o no comprende.
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.То е възможността да направиш нещо, което другите не могат или не могат да разберат.
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.Это уметь что-то, что другие не могут сделать или не могут понять.
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.זה להיות מסוגל לעשות משהו שאנשים אחרים לא יכולים לעשות או לא יכולים להבין.
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.ان تكون قادراً على فعل اشياء , الاخرين لايقدرون على فعلها او حتى فهمها.
Dinozorlarda aynısını yapabilmek için yıllar geçmesi gerekiyor.Ci impieghiamo anni a capire come farlo con i dinosauri.
Dinozorlarda aynısını yapabilmek için yıllar geçmesi gerekiyor.Det tager os år at forstå hvordan man gør det med dinosaurer.
Dinozorlarda aynısını yapabilmek için yıllar geçmesi gerekiyor.Es dauert Jahre, das mit Dinosauriern zu tun.
Dinozorlarda aynısını yapabilmek için yıllar geçmesi gerekiyor.Het kost ons jaren om te begrijpen hoe dat moet met dinosaurussen.
Dinozorlarda aynısını yapabilmek için yıllar geçmesi gerekiyor.Il nous faut des années pour comprendre comment faire ça avec les dinosaures.
Dinozorlarda aynısını yapabilmek için yıllar geçmesi gerekiyor.Kestää vuosia ymmrtää, kuinka tehdä se dinosaurusten kanssa.
Dinozorlarda aynısını yapabilmek için yıllar geçmesi gerekiyor.이는 공룡에게 어떠한 일이 일어났는지를 이해시켜 줍니다.