Ana içeriğe geç
Sözlük

yapabilme ile cümle

yapabilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Yarışa kayıt yapabilmek için, katılımcıların yarış günü 18 yaşında veya daha ileri yaşta olmaları gerekir.Na njem lahko sodelujejo tekmovalci, ki v tistem letu dopolnijo 18 let in mlajši.
Ayrıca kısa mesafeli meydanlara iniş ve kalkış yapabilme özelliğiyle ünlüdür.Njegova prednost je tudi ta, da za vzlet in pristanek potrebuje relativno kratke piste.
Dişiler, yumurta yapabilmek için kan emmek zorundadır.Samica pa potrebuje obrok krvi tudi za tvorbo jajčec.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Laisvės esmė – daryti viską, kas nekenkia kitam.
Ortalama yaşam süresi 6-8 yıl olan alaca sansar bir batında 4-8 yavru yapabilmektedir.Parengtas šuo gali vedliu dirbti nuo šešerių iki aštuonerių metų, šis darbas jam labai sekinantis.
Bu onların yan yana atlayışlarında daha zorlu elemanlar yapabilmelerine olanak sağlıyordu.Tai verčia jį tolimesnėse partijose būti atsargesniu.
İhtiyaç duyulduğu zamanlarda şutör gard pozisyonunda da görev yapabilmektedir.Taip buvę adjutantai prireikus gali būti vėl pašaukti laikinai tarnybai.
Seçimli işlemi yapabilmek için yaygın olarak bilinen litografi yöntemi kullanılmaktadır.Tyrė lietuvių kalbos veiksmažodžio nuosakas, dėstymo metodiką.
Yeniden sadece internetten yayın yapabilmektedir.Pakanka turėti tik prieigą prie interneto.
Salsa sosu yapabilmektedir.Ta talub hästi soola.
Hatta yoğun kar altında bile av yapabilmektedir.Mõnedes kohtades võib aga isegi sadada lund.
Açığa satış yapabilmek için, önce bu hisse senedini ödünç almanız gerekiyor.A okamžitě ty akcie prodáte, o kterých ani nevíte, prodáte akcie vypůjčené od někoho jiného.
Açığa satış yapabilmek için, önce bu hisse senedini ödünç almanız gerekiyor.つまり、その株式を所有している他の誰から借りるということになりますが、
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıAz a szokás, hogy tárgyakat csereberélünk.
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığı Bu sadece insanlara özgü bir seydir.A já myslím, že odpovědí je směna, zvyk vyměňovat jednu věc za jinou.
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığı하나를 주고, 다른 하나를 받는 주고받기는
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıl'abitudine a scambiarsi una cosa per un'altra.
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıl'habitude d'échanger une chose pour une autre.
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıההרגל של החלפת דבר אחד באחר.
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıعادة تبادل شيئ مقابل شيئاً آخر المعروفة .
Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıこれは人間に固有の特徴です
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler.순서가 내려가요 여기서 빠르다라고 한 것은 크기가 얼마나 빨리 증가하냐는 거에요
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler.Når vi har med en potens at gøre, er resultatet tit meget stort.
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler.Quando dico velocemente, quanto velocemente cresce.
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler."κατεβαίνουμε" βάσει του πόσο γρήγορος είναι ο υπολογισμός. Όταν λέω γρήγορα, εννοώ πόσο γρήγορα μεγαλώνει.
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler.الترتيب التنازلي لسرعة الحساب وعندما اقول سرعة، اعني بذلك سرعة النمو
Alt basamaklarda,daha hızlı yapabilmek için. ne kadar hızlı ise o kadar ilerler.私が速いと言う時には, それがいかに早く増加するかという意味です. 何か指数をとるとき,私が何かの羃(べき)をとる時,
Ama bunu sezgisel olarak yapabilmek daha iyi bence.Но е по-добре мисля, да имате представа.
Ama bunu sezgisel olarak yapabilmek daha iyi bence.لكن على ما اعتقد انه جيد ليكسبك البديهة
Ama bunu sezgisel olarak yapabilmek daha iyi bence.그러나 제 생각에는 직관적으로 푸는 게 더 나을 거 같아요.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Aber um das zu tun, müssen Sie etwas tun, das vielleicht, auf den ersten Blick, komplett unmöglich scheint.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Aby sme to však spravili, musíte urobiť niečo, čo na prvý pohľad vyzerá úplne nemožné.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Ale żeby tego dokonać, musisz zrobić coś, co na pierwszy rzut oka wydaje się całkowicie niemożliwe.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Dar pentru asta trebuie să facem ceva care la prima vedere pare complet imposibil.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.De ehhez, olyasmit kell tennünk, ami első pillantásra lehetetlennek tűnik.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.그러나 그러기 위해선 완전히 불가능하다고 생각되어지는것을 해야만 합니다.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Maar om dat te doen, moet je iets doen dat op het eerste gezicht volstrekt onmogelijk lijkt.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Mais pour le faire, vous devez faire quelque chose qui peut, à première vue, sembler tout à fait impossible.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Ma per poterlo fare, bisogna fare qualcosa che, a prima vista, potrebbe sembrare assolutamente impossibile.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Men for at gøre det, skal man gøre noget der måske, ved første øjekast, ser fuldstændig umuligt ud.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Men för att göra det måste man göra något som till en början kan verka omöjligt.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Mutta kertomukseen vaaditaan jotakin, mikä saattaa ensi näkemältä tuntua täysin mahdottomalta.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Para isso, é necessária uma coisa que, à primeira vista, parece totalmente impossível.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Pero para ello, hay que hacer algo que, a primera vista, podría parecer totalmente imposible.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Proto ale musíme udělat něco, co se zdá na první pohled naprosto nemožné.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Αλλά για να πετύχει, πρέπει να κάνεις κάτι που μπορεί, εκ πρώτης όψεως, να φαίνεται εντελώς αδύνατο.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Но для этого мы должны сделать то, что на первый взгляд может показаться совершенно невозможным.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.Но за да го направим, трябва да се направи нещо, което може, на пръв поглед, да изглежда напълно невъзможно.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.אבל כדי לבצע זאת, עלינו לעשות משהו אשר במבט ראשון עלול להיראות כבלתי-אפשרי בעליל.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.لكن لأجل هذا، يجب القيام بأمرٍ قد يبدو لأوّل وهلةٍ مستحيلا تماماً.
Ama bunu yapabilmek için, önce imkansızmış gibi görünen bir şey yapmanız gerekiyor.思えるようなことをしなければなりません 宇宙の全体の歴史を調べることです
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.A jednak, jak na ironię, jedynym sposobem, żeby stworzyć coś nowego jest wkroczenie w tą przestrzeń.
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.Ale iróniou zároveň zostáva, že jediná možnosť ako urobiť čokoľvek nové je vstúpiť do tohto priestoru.
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.De ironie is dat we net dat moeten doen als we iets nieuws willen.
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.Die Ironie daran ist, dass wir nur dann etwas Neues tun können, wenn wir diesen Schritt wagen.
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.Eppure, l'ironia è che l'unico modo in cui possiamo fare qualcosa di nuovo è avventurarci in quello spazio.
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.Ironia e că singurul mod prin care putem face ceva nou e să păşim în acel loc.
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.Ironisnya, satu-satunya cara kita dapat melakukan hal yang baru adalah dengan mengalami ketidakpastian.
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.하지만, 인간이 뭔가 새로운 일을 해볼 수 있는 유일한 방법은 그것에 발을 딛어 보는 방법 뿐입니다.
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.Y la ironía es que la única forma de hacer algo nuevo es moverse en ese espacio.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod