Ana içeriğe geç
Sözlük

yapabilme ile cümle

yapabilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Derleme işlemlerini GCC'den 9 kat daha hızlı yapabilmektedir.Podle Bellarda je schopen přeložit prohlížeč Links přibližně devětkrát rychleji než GCC.
Pedagojik formasyon alarak, Almanca öğretmenliği yapabilmektedirler.Škola se specializuje na výuku německého jazyka.
Bir devlet başkanı ancak beş yıla kadar iki dönem görev yapabilmektedir.Členové Státní rady mohou danou funkci zastávat jen ve dvou obdobích.
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.Zakotvit je tu možné jen na vlastní nebezpečí.
Bu da bitkinin daha fazla ışık alması ve daha fazla fotosentez yapabilmesi demektir.Tím se dostane do vyšších pater lesa a získá více světla pro fotosyntézu.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Jucătorul este liber să facă ce dorește în joc.
Dişiler, yumurta yapabilmek için kan emmek zorundadır.Hrană cu sânge îi va servi pentru maturarea ouălor.
Zor olan bunu iyi yapabilmektir.Cel ce va reuși, va avea parte numai de bine.
Bir devlet başkanı ancak beş yıla kadar iki dönem görev yapabilmektedir.În conformitate cu Constituția din 1990, un președinte poate avea maxim două mandate de cinci ani.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.A szabadság annyit jelent, hogy mindent szabad, ami másnak nem árt.
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.Felelőtlenség volt egyedül nekivágnia ennek az útnak.
İspanyol pasaportu İspanya vatandaşlarına ülke dışı seyahat yapabilmeleri nedeniyle verilir.Azért belső, mert a kubai állampolgárok nem utazhatnak külföldre.
Ayrıca asılarak idam edilmeden hata yapabilme hakkını da istiyorum.Nemritkán került sor ok nélküli kivégzésre is.
Çok güzel resim yapabilmektedir.Felcsiszolva szép rajzolatokat ad.
Clara suflelerini sürekli yaksa da, annesi mükemmel sufle yapabilmektedir.Clara eközben az anyja szufléját akarja sütni.
Her okuyan bir çıkarım yapabilmelidir.Minden megtanulható képességhez szükséges egy bizonyos szint elérése.
1915 yılında Osmanlı Devleti’nin bütün mahkemelerinde avukatlık yapabilme hakkı kazanarak avukat oldu.Az 1958. évi 12.tvr. kötelezővé tette, hogy az ügyvédek csak ügyvédi munkaközösségekben dolgozhatnak.
Dünya çapında özgürce tatil yapabilme ayrıcalığına sahip olurlar.A világ majd minden táján vannak lovaglás céljából szabadon használható útvonalak.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Vapaus käsittää mahdollisuuden tehdä kaikkea sellaista, mikä ei vahingoita muita ihmisiä.
Çünkü; enerji nesneler üzerinde iş yapabilme yeteneği olarak tanımlanır.Esimerkiksi energia on kyky tehdä työtä.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Peli on avoin, joten pelaaja voi tehdä mitä haluaa.
Bu satıcılar daha sonra zanaatkârlıkta üretim yapabilmek için kolektif olarak örgütlendi.Sen jälkeen niitä on luvattu valmistettavan kysyntää vastaavasti.
Konserlerde en az 40.000 kişiye ev sahipliği yapabilmektedir.Talon konserttisaliin mahtuu noin tuhat henkeä.
Felsefenin bu görevini yapabilmesi için ilimlerin tasnifi önem taşır.Vain tehtäväänsä erikoistuneiden šamaanien uskotaan kykenevän näihin tekoihin.
Diana'dan bu korkunç görevi yapabilmesi için kendisine güç vermesini diler.Hän kertoo Charlielle tekevänsä kaikkensa estääkseen tätä kuolemasta, joka on välttämätöntä.
Bir devlet başkanı ancak beş yıla kadar iki dönem görev yapabilmektedir.Presidentti voi olla virassa enintään kaksi peräkkäistä viisivuotiskautta.
Bir devlet başkanı ancak beş yıla kadar iki dönem görev yapabilmektedir.Ο πρόεδρος μπορεί να υπηρετήσει μόνο δύο συνεχείς πενταετείς θητείες.
1828’de Doğa bilimi öğrenimi yapabilmek için Erlangen’e gitti.Το 1828 άρχισε τις σπουδές του στις φυσικές επιστήμες στο Ερλάνγκεν.
Baş-keşiş bunu yapabilmesi için onun geçmesi gereken sınavları anlatır.Ο ηγούμενος απαριθμεί τις δοκιμασίες που θα πρέπει να περάσει.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Η ελεύθερη βούληση μπορεί να ακυρωθεί αν ο παίκτης το θελήσει.
Adaylar tercih yapabilmek için bu oturumdan en az 150 puan almak zorundadır.For det første skal kandidaterne anbefales af mindst 150 vælgere i opstillingskredsen.
Endüstriyel gelişime yatırım yapabilmek için Polonya, ürettiği modern teçhizatın tamamını satıyordu.For at skaffe midler til industriel udvikling solgte Polen meget af det moderne udstyr, der produceredes.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Kunstnerne har altid fuld frihed til at lave hvad de har lyst til.
Konserlerde en az 40.000 kişiye ev sahipliği yapabilmektedir.Til koncerter kan der være 40.000 tilskuere.
Ancak, stadyumun yarışmaya ev sahipliği yapabilmesi için uygun bir niteliğe sahip değildir.Fordi sentrum ikke var dyktige nok til å ta opp konkurransen.
Bu süreci daha uzun yaşamak için yapabilmektedir.Denne adfærd kan strække sig over længere tid.
Sharingan'ın en korkulan özelliklerinden birisi de çok üstün bir şekilde Genjutsu yapabilmektir.Det er den mest kraftfulde Genjutsu nogen kan kaste på sig selv.
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Man kan naturligvis sammenligne endelige mængder ved at tælle dem.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Frihet er retten til å gjøre alt som ikke skader andre.
XQuery, XML tipi veriler üzerinde sorgulama yapabilmek için geliştirilmiş bil dildir.XQuery er et spørrespråk som er utviklet for å kunne gjøre spørringer mot XML-data.
Oyuncu, iyi bir savunma oyuncusu olmasının yanında iyi ataklar da yapabilmektedir.Bortsett fra at Skov er kjent som en sterk forsvarsspiller kan hun også skyte godt.
Adaylar tercih yapabilmek için bu oturumdan en az 150 puan almak zorundadır.For det første må kandidatene anbefales av minst 150 velgere i oppstillingskretsen.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Her er han coach og personlig trener.
Derleme işlemlerini GCC'den 9 kat daha hızlı yapabilmektedir.Dette er ca. 19 ganger raskere enn på WWDC 2010.
Saatte 20 knot (37 km/sa; 23 mph) hız yapabilmekteydi.Toppfarten er 20 knop (37 km/t; 23 mph).
Norveç pasaportu Norveç vatandaşlarına uluslararası seyahat yapabilmeleri amacıyla verilmektedir.Det norske passet utstedes til statsborgere av Norge.
Bu başarılar ona tam zamanlı yazarlık yapabilmesi için yeterli geliri sağladı.Som et resultat av suksessen kunne han nå egne seg til skriving på fulltid.
Merkez bankasının görevleri ise kendi amaçlarını bağımsız bir şekilde yapabilmesidir.Sentralbanken skal være uavhengig i sine aktiviteter.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Ellers står de fritt til å gjøre akkurat det de vil.
Akıl, İslam'da akıl zekadan ziyade ileriyi görebilmek ve ona göre hazırlık yapabilmektir.Menjadi teladan umat Islam dalam memahami serta mengamalkannya.
Uzaktan eğitimle öğrenci kendi hızına göre çalışma yapabilme özgürlüğüne de sahiptir.Kemandirian: Mahasiswa mampu bekerja pada kecepatan mereka sendiri.
Ön kamerayla 720p HD video kaydı yapabilmektedir.Kamera depan mampu mengambil gambar dan video HD 720p.
Ticarî pilot lisansı (CPL), ticarî uçuş yapabilmek için gerekli olan pilot lisansı.Pemiliki CPL (Commercial Pilot License) dapat menerbangkan pesawat berpenumpang dengan tujuan komersil.
Üzerinde değişiklik yapabilme.Jangan pernah mencoba mengubahnya.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Tự do bao gồm khả năng làm bất cứ điều gì mà không gây hại cho người khác.
Su-27'nin aksine Su-33 havada yakıt ikmali yapabilmektedir.Không giống như Su-27, Su-33 có khả năng tiếp nhiên liệu trên không.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Fisher cũng phải thuê một huấn luyện viên cá nhân và một chuyên viên dinh dưỡng.
Araç saate maksimum 250 km hız yapabilmektedir.Xe có khả năng đạt vẫn tốc tối đa là 250 km/h.
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.Tuy phải làm việc một mình hơi khó khăn một chút.
Hatta yoğun kar altında bile av yapabilmektedir.Ở vùng vĩ độ cao có khi còn có cả tuyết rơi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yapabilme ile cümle - Sayfa 7 - yapabilme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App