Ana içeriğe geç
Sözlük

yapabilme ile cümle

yapabilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Komünist Parti'den ayrıldı, böylece radyo programları yapabilmeye başladı.وترك الحزب الشيوعي، مما سهل له حجز العروض الإذاعية.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.الحرية هي حق القيام بكل ما يضر أحداً آخر.
Kanat yapılarından dolayı, çok hızlıdırlar ve seri dönüş yapabilmektedirler.عاد قوام الملك وأتباعه إلى لار وفعلوا الأفاعيل التي يستحي القلم من ذكرها.
Fakat değerlendirilmesini yapabilmek için tecrübe sahibi olmak gerekir.يجب أن تكون قادرة على توجيه عمليات التقييم لدى المرء.
Geniş kanatları güçlüdür ve yoğun orman içinde kuşun kolay kalkmasını ve manevra yapabilmesini sağlar.حجم القفص يجب أن يكون قفص كبير بما يكفي لجعل الطّيور تشعر وتتحرك براحة.
Ancak daha sonra din dışı müzikler yapabilmek için Los Angeles'a taşındı.ثم انتقلت فيما بعد إلى مدينة لوس أنجلوس كي تستطيع الغناء خارج الإطار الديني.
İspanyol pasaportu İspanya vatandaşlarına ülke dışı seyahat yapabilmeleri nedeniyle verilir.يتم إصدار جوازات السفر الأسبانية للمواطنين الاسبان لغرض السفر خارج اسبانيا.
Belçika pasaportu Belçika vatandaşlarının uluslararası seyahat yapabilmeleri için verilen belgedir.جوازات السفر البلجيكية هي جوازات سفر تصدر من قبل دولة بلجيكيا لمواطني البلاد لتسهيل السفر الدولي.
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.A lógica não pode fazer isso sozinha.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Ela possui certificado como instrutora fitness e personal trainer.
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Conhecendo-os podemos economizar muitos cálculos.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.O jogo é livre para fazer o que quiser.
Kaldıraç,yatırımcının teminat tutarının belli bir katına kadar işlem yapabilmesidir.O estado garante a cobertura dos depósitos até um certo montante.
Oyun kurucu ve forvet mevkisinde görev yapabilmektedir.Pode e deve exercer função dentro da administração municipal.
Ayrıca Mars'ta biyosfer yapabilme belirsizdir.Na Bahia a indumentária é livre.
Adaylar isterlerse ÖSYM AİS'ten kredi kartları aracılığıyla da ödeme yapabilmektedir.No caso dos créditos suplementares, estes podem ser solicitados através da própria LOA.
Her okuyan bir çıkarım yapabilmelidir.O que permitirá que se consiga ler toda e qualquer palavra.
İstasyon yöneticileri küçük çocuklu yolcular, yaşlılar ve engelliler için istisna yapabilmektedirler.As dependências do parque são acessíveis a portadores de necessidades especiais, crianças e idosos.
Tüm gerekli metaller hümik asitlerle şelat yapabilmektedir.Todos os Flash conseguem atravessar objetos sólidos.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.De vrijheid bestaat daaruit, alles te kunnen doen wat een ander niet schaadt.
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.Ze kunnen zéér slecht tegen alleen zijn.
Armıda amcasından Kont'la bir evlenme yapabilmek için izin vermesini ister.Anna krijgt hierna toestemming te trouwen met de graaf.
Bununla birlikte oyuncu istediğini yapabilmekte özgürdür.Hierin is de speler vrij en kan hij doen wat hij wil.
Komünist Parti'den ayrıldı, böylece radyo programları yapabilmeye başladı.Hij brak met de communistische partij, waardoor hij meer kansen kreeg voor radio optredens.
Yorum yapabilmek için içeriğin belirli bir süre kullanılmış olması gerekir.Voor het bepalen van de periode kan een spectraal moment gebruikt worden.
İnsandan daha iyi felsefe yapabilmektedir.Filosofie voor een betere wereld.
Bir devlet başkanı ancak beş yıla kadar iki dönem görev yapabilmektedir.Een president kan slechts twee termijnen dienen.
Bu hidrojen tüplerinin tam dolu haliyle tekne tam gücünde 10 saat seyir yapabilmektedir.Het heeft batterijen aan boord die alle systemen voor tien uur van energie kunnen voorzien.
Vatandaşların halk oylaması çağrısı yapabilmesi için ise 430.000 seçmenin imzası istenir.Het eerste digitale burgerinitiatief verkrijgt de benodigde 40.000 handtekeningen.
Salsa sosu yapabilmektedir.Maar zout kan ook geluk brengen.
Mekan aynı zamanda boks maçlarına da ev sahipliği yapabilmektedir.House kan ook erg goed jongleren met de tennisbal.
İnsanların yapacak bir işi olduğunda, onu yapabilmek için daha uzun yaşarlarmış.Mensen die nog iets te doen hebben, lijken langer te leven om dat te blijven doen.
Çok güzel resim yapabilmektedir.Umie pięknie malować.
Bunu yapabilmek için de önce kendilerine verilen özel kartları kullanarak kapyı açmaları gerekiyordu.Można było je otworzyć za pomocą zdobytych wcześniej kluczy.
Oksijen konsantratörleri, dakikada beş litreye kadar üretim yapabilmektedir.Generator OGS może wyprodukować w ciągu dnia około 5 kg tlenu.
Mayıs 1865'te Finlandiya'nın Tampere kentinde rüzgar gülü yapabilmek için izin aldı.W maju 1865 uzyskał pozwolenie na budowę papierni w mieście Tampere.
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.Ze względu na niebezpieczeństwo nie należy robić tego samotnie.
Üzerinde değişiklik yapabilme.Nie podlegają jakiejkolwiek zmianie.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Była również instruktorką fitness i trenerką personalną.
Ayrıca kısa mesafeli meydanlara iniş ve kalkış yapabilme özelliğiyle ünlüdür.Nacisk kładziono też na zdolności względnie krótkiego startu i lądowania.
Defansın ortasında ve sağ bekte görev yapabilmektedir.Może występować na środku jak i z prawej strony defensywy.
Özellikleri ani ve keskin dönüş yapabilmelidir.Przesunięcie takie może zajść w sposób antarafacjalny i suprafacjalny.
Büyük sayılarla karmaşık hesaplamaları akıldan yapabilmektedir.Wykonując obliczenia na liczbach mamy do czynienia z obliczeniami numerycznymi.
Bir devlet başkanı ancak beş yıla kadar iki dönem görev yapabilmektedir.Prezydent mógł sprawować urząd przez co najwyżej dwie 5-letnie kadencje.
Kanat yapılarından dolayı, çok hızlıdırlar ve seri dönüş yapabilmektedirler.Powstają w ten sposób łańcuszki konidiów, które mogą być proste lub rozgałęzione (zazwyczaj).
Ödülün oy oranında %75 basın oylaması %25 fanlar oylama yapabilmektedirler.Głosowanie fanów online ma wpływ na 25% wyniku całkowitego, natomiast mediów na 75%.
Dişiler, yumurta yapabilmek için kan emmek zorundadır.Honorna behöver blod för att producera sina ägg.
Son türevleri balistik füzelere karşı da savunma yapabilmektedir.Senare versioner har även fått förmågan att bekämpa ballistiska robotar.
Ayrıca fitness eğitmeni ve kişisel antrenörlük yapabilmektedir.Hon är utbildad kostrådgivare och personlig tränare.
Üzerinde değişiklik yapabilme.Gud, du av inga skiften vet
Bunu tek başına yapabilme olasılığı çok saçma.Maloosak var då ensam i världen om det.
Yarışa kayıt yapabilmek için, katılımcıların yarış günü 18 yaşında veya daha ileri yaşta olmaları gerekir.För att bli vald till ämbetet måste personen vara minst 16 år gammal och delta i tävlingen.
SSH'yi destekleyen bir mobil veya gömülü cihaz üzerinde geliştirme yapabilmek için.Для розвитку на мобільні або вбудовані пристрої, які підтримують SSH.
Ayrıca Mars'ta biyosfer yapabilme belirsizdir.Крім того, здійсненність такого творення планетарної біосфери на Марсі ще не була визначена.
9 mm'lik mermileri sayesinde hızlı ve sabit atış yapabilmektedir.Віддача при пострілі 9-мм пістолетним патроном легко гаситься.
MIL-F-8785C IV büyük ölçüde manevra yapabilme ihtiyacını karşılamaktadır.Зоряна атмосфера GSC5874-1098 має підвищений вміст Si .
Çok güzel resim yapabilmektedir.Вона роздивляється чудову картину.
Bu küçük, siyah kedi hiçbir kedinin yapamadığı birçok büyü yapabilmektedir.Ця маленький чорний квадратик робить неможливе можливим.
Oyunda iş yapabilmek için enerji gerekir.Ve hře hraje hlavní roli energie.
Hatta saha ve avlar için anlaşmalar dahi yapabilmektedirler.K Býšti byly připojeny ještě obce Hoděšovice a Hrachoviště.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod