İdeal olarak bunları invazif olmadan yapabilmek isterdiniz.また50年間の非観血的-負荷検査の経験から
İlginç olansa buradaki diğer üçgene de benzerini yapabilmemiz. -Det er interessant. Lad os se, om vi kan gøre noget lignende med den her side.
İlginç olansa buradaki diğer üçgene de benzerini yapabilmemiz. -Dit is erg interessant, laten we eens kijken of we iets kunnen doen op dezelfde manier als bij deze zijde hier
İlginç olansa buradaki diğer üçgene de benzerini yapabilmemiz. -꽤 흥미롭죠? 그럼 이제 이것과 비슷한 문제들을 풀어볼 수 있는지 한번 알아보도록 합시다
İlginç olansa buradaki diğer üçgene de benzerini yapabilmemiz. -Quindi questo è abbastanza interessante,vediamo se possiamo fare qualcosa di simile con quest'altro lato qua
İlginç olansa buradaki diğer üçgene de benzerini yapabilmemiz. -Zatem to jest całkiem ciekawe, zobaczmy czy coś podobnego da się zrobić tutaj
İlginç olansa buradaki diğer üçgene de benzerini yapabilmemiz. -Нека видим дали можем да направим нещо подобно с тази страна тук.
İlginç olansa buradaki diğer üçgene de benzerini yapabilmemiz. -זה מאוד מעניין, בואו נראה אם נוכל לעשות משהו דומה עם הצלע הזאת
İlginç olansa buradaki diğer üçgene de benzerini yapabilmemiz. -هذا ممتع حقاً، دعونا نرى اذا كان بامكاننا ان نفعل شيئ مشابه لهذا الضلع
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Điều mà tôi đề xuất làm đầu tiên là xem xét những bảng vật liệu khác nhau để làm điều đó.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Ich schlug zuerst vor, dass man sich dafür nach einer anderen Materialpalette umschaut.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Ik ging eerst op zoek naar een ander materialenpalet om dat te doen.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Întâi mi-am propus să analizez o paletă diferită de materiale.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Je me suis d'abord proposé d'examiner différentes gammes de matériaux.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.제가 첫번째로 하자고 제안한 것은 그런걸 할 수 있는 다양한 물질을 찾아내자는 것입니다.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Lo primero que propuse para hacerlo fue examinar las diferentes gamas de materiales.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.O que eu propus, em primeiro lugar, foi observar uma gama diferente de materiais para o fazer
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Per farlo ho proposto di esaminare le diverse gamme di materiali.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Pertama saya mengajukan untuk mencari berbagai bahan yang dapat melakukannya.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Αυτό που πρότεινα αρχικά είναι να αναλογιστούμε διαφορετικά υλικά.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Первым делом я предложила присмотреться к другому материалу.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Предложих, първо да разгледаме палети от различен материал.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.Спочатку я запропонувала знайти іншу палітру матеріалів, щоб зробити це.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.מה שאני הצעתי לעשות בתחילה הוא להסתכל על פלטת חומרים שונה על מנת לעשות זאת.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.ما اقترحت فعله في البداية هو النظر إلى مجموعة من المواد لفعل هذا الأمر.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.最近研究しているのは スマートマテリアルと
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.Ceea ce este incredibil, este că am putut să facem acest lucru.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.Das unglaubliche war also, dass wir das tun konnten.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.놀라운 점은 이제 이런 장면을 찍을 수 있다는 겁니다
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.Niesamowite, że się udało.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.O que é fantástico, é que conseguimos fazer isto.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.Så det utrolige var, at her var vi i stand til at gøre det her.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.Szóval a csodálatos dolog az, hogy képesek voltunk ezt elkészíteni.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.Vậy điều tuyệt vời là, chúng tôi đã có thể làm được điều đó.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.Οπότε το απίστευτο ήταν, ότι είχαμε τη δυνατότητα να το κάνουμε αυτό.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.Самым поразительным было то, что у нас все получилось.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.Така че страхотното тук бе, че имахме възможност да го заснемем.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.אז הדבר המדהים היה, שיכולנו לעשות את זה.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.لذلك الشيء المذهل ،أننا كنا قادرين على القيام بذلك العمل.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.驚くほどのテクノロジーを使えるようになったのです
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Acredito que existe uma forma.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.A ja verím, že existuje spôsob, ako to dosiahnuť.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Cred că există o cale de a face asta.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.És azt hiszem, van rá mód, hogy ezt tegyük.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Et je crois que nous avons un moyen de le faire.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Ich bin überzeugt, dass es so eine Lösung gibt.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Ik geloof dat dat mogelijk is.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Io credo che ci sia un modo per farlo.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.그리고 그렇게 할 수 있는 방법이 있는데요.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Och jag tror att det finns ett sätt att göra det.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Og jeg mener at der er en måde vi kan gøre det på.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Tôi tin rằng có cách để chúng ta làm được điều đó.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Věřím, že je to možné.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Wierzę, że tak można żyć.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Y creo que hay una manera de hacerlo.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Πιστεύω ότι υπάρχει τρόπος για να το κάνουμε αυτό.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.И я верю, что это можно сделать.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.І я вірю, що ми зможемо це зробити.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.Мисля, че можем да го направим.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.אני מאמינה שיש דרך בה הדבר מתאפשר.