Ana içeriğe geç
Sözlük

yapabilme ile cümle

yapabilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ve enerji de bir işi yapabilme potansiyelidir.And energy is the ability to do work.
Ve bunu yapabilmek için okyanus havsası rejimlerine de ihtiyacımız var.And in order to do that, you also need ocean-basin management regimes.
O halde, bunu yapabilmek için doğru bir dile ihtiyacımız var.Now, in order to do this, we need the right kind of language.
Hazırlıklar tamamlandıktan sonra,... ...makyaj yapabilmek için yüzü traş ederiz.After the preparation, we shave the face before applying makeup.
İnanıyorum ki bunu yapabilmemiz mümkün.And I believe there's a way for us to do that.
Ölçümleri yapabilmek için özel bir eğim ile uçmamız gerekiyor.We have to fly at a special incline in order to make the measurements.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.It's a flying laboratory that we took to make measurements in the region of this molecule.
Bu özeti bunun gibi başlıklar yapabilmek için gazeteciler ile karar mercilerine veriyoruz.And we hand that summary to journalists and policy makers, in order to make headlines like these.
Tasarım, yani nesneler dünyasında yeni düzenlemeler yapabilmek.Design, the art of organizing the world of things.
İlk yapmaya niyetlendiğim bunu yapabilmek için farklı bir malzeme paletine bakmaktı.What I proposed first doing is looking at a different material palette to do that.
Bunu yapabilmek için çok güzel teknikler kullanıyoruz.We use some pretty cool techniques to do this.
Yani DNA'mızın yara iyileştirici mekanizmaların bu şekillerini yapabilme kapasitesi var.So our DNA has the capacity to do these kinds of wound-healing mechanisms.
İyi haber,bunu bugün yapabilmemiz.The good news is that this is happening today.
Ve sanırım cevap: Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığıAnd I think the answer is exchange, the habit of exchanging one thing for another.
Ama şu an hissettiğim yapabilme yeteneğine bakılırsa, kesinlikle yine yapardım.But given what I now feel capable of doing, I would certainly do it again.
Duygularımızda, özelliklerimizde, ruh hallerimizde bunu yapabilmek mümkün müdür?Is change possible in our emotions, in our traits, in our moods?
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.You need to be able to do something with it.
Endnote bundan fazlasını yapabilmektedir.EndNote can do a lot more than this.
Bu dördü sol tarafı tam kare yapabilmek için bilinçli olarak ekledik. . .But we added 4 on purpose so that this left-hand side becomes a perfect square. Now what is this?
Bunu yapabilmemiz nasıl mümkün hale geldi?How could it be possible that we would do this?
Diğer insanların yapamadıklarını ve anlamadıklarını yapabilmek.It's being able to do something that other people can't do or can't understand.
Bu çarpmayı kafadan yapabilmem gerekirdi. -I want to get the right number.
Dinozorlarda aynısını yapabilmek için yıllar geçmesi gerekiyor.It takes us years to understand how to do that with dinosaurs.
Muhtemelen en önemli mesele, bakımını çocukların yapabilmesi.Probably the most important piece there is that the kids really can do the maintenance.
Bunu yapabilmek için bize gerekli yapıyı sağlıyorlar mı?Do they provide structure for us to do that?
Ama bunu sezgisel olarak yapabilmek daha iyi bence.But it's better, I think, to have the intuition.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.And you can do that one year in a row, you may be able to do it two years in a row.
Yada, "Birinin X yapabilmesi için servisler satıyoruz." Yani her neyse.Or, "We sell services to help do X." You know, whatever.
Bunu yapabilmek için, kullanıcıyı tekrar sürücü koltuğuna koymak zorundayız.In order to do that, we have to put you as a user back in the driver's seat.
Aşağı-yukarı ayrımını yapabilmek.It knows up from down.
Eminim bunu yapabilmenin bir yolunu buluruz.I think we can definitely find a way to do it.
Bunu yapabilmek içinse ufak bir numara var: yiyecekleri görme biçimi olarak kullanmak.The trick is to join them up, to use food as a way of seeing.
Erken teşhisleri hızlı yapabilmeliyiz.We've got to be able to make the rapid diagnostics quickly.
Minimum hızı aşmasının nedeni düzgün bir dairesel hareketi yapabilmektir.So the driver here luckily they did the physics ahead of time and he had the margin of safety
Dedik ki, "Öğretmenin daha fazlasını yapabilmesi için gereken adımlar nelerdir?"So we said, "What are the steps required to empower the teacher?"
Fakat, bunu yapabilmemizin tek yolu herkesin 1 veya 2 veya 3 kopya satın almasıdır.But, we can only do it if everybody buys 1 or 2 or 3 copies
Ancak bunu yapabilmek için Ozzie Osborne-- süper- acımasız olmanız gerekmiyor.But you don't have to be Ozzie Osborne -- you don't have to be super-outrageous to do this.
Biliyoruz ki sahneye çıkıp, müzik yapabilmek bir nimet.We know that to be able to come on the bandstand and play music is a blessing.
Bunu çabuk yapabilmek için özel bir metot ile çalışıyorum.I work with a special method to do it, quick.
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.The technical solutions are there.
Dışardan atış yapabilmelerini isterdim.And I wanted them to be able to shoot from the outside.
Bunu yapabilmesi inanılmaz bir şey.I mean, amazing that it can do that.
Rakamları rahatça hesaplayabilmek ve bir sensitivite analizi yapabilmek için, Excel'i kullandım.So what I did is actually used Excel to do a sensitivity study.
Bu yakıt hücreleri konusunda çok heyecan verici, platin olmadan bunu yapabilmek.That's very exciting for fuel cells -- to be able to do that without platinum.
Ama gariptir ki yeni bir şey yapabilmemizin tek yolu o boşluğa adım atmaktır.And yet, the irony is, the only way we can ever do anything new is to step into that space.
Fakat bunun işe yarayabilmesi için uçağının, rakibin uçağından daha hızlı pike yapabilmesi gerekir.However this only works if your plane can dive faster than that of the opponent's.
Şimdi, Malta Şahininin taklidini yapabilmek için gerekli olan tüm yüzey bilgilerine sahiptim.So now, I had all the topology I needed to replicate the Maltese Falcon.
Ama şimdi, bunu yapabilmek için gerçek bir teknolojimiz var.But now, we have a real technology to do this.
J Cub seks yapabilmek içinJ Cub must have followed Todd to the bathroom.
Ben de size, iyi bir başlangıç yapabilmeniz için, bazı şeyleri bir araya getirmeye çalıştım.And I've tried to put together something that's a good start for this.
Bunu yapabilmek için birkaç yol vardır.Well there's a bunch of ways we could do it.
İnanılmaz olan da bu zaten, böyle şeyler yapabilmemiz.So the amazing thing was, we were able to do this thing.
Bunu yapabilmek için onların imzasını taklit etmeye koyuldum.In order to do that, I set out to forge their signature.
Sizce art arda on serbest atış yapabilmenin olasılığı nedir?What are the odds of making 10 free throws in a row?
Ve eğer geleceklerini önemsiyorsak, dünyanın elitleri olarak, bu konuda birşeyler yapabilmeliyiz.And if we care about their future, we, as the elite around the world, we can do something about it.
Ve yaptıklarını yapabilmesinde çok etkisi olduğunu söyledi.She said it's helped her to do what she's doing.
Vikipedi, enerjiyi iş yapabilme yeteneği olarak tanımlıyor.So Wikipedia defines energy as the ability to do work.
Iş yapabilme yeteneği.Ability to do work.
Bence bilgisayar bilimi hemen hemen herseyi yapabilmemize olanak vermektedir[Sergey] I think computer science is really an enabler for you to do pretty much anything.
Bunu yapabilmek için önümüzde iki yol var.Now there's two ways we can do this.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod