Evet, bunu yapabilmek mümkün.כן, אפשרי לעשות זאת.
Evet, bunu yapabilmek mümkün.نعم , من الممكن فعل ذلك
Evet, bunu yapabilmek mümkün.しかし プロセスの詳細は まだ激しい論争下にあります
Fakat bunun işe yarayabilmesi için uçağının, rakibin uçağından daha hızlı pike yapabilmesi gerekir.Das funktioniert aber nur, wenn euer Flugzeug einen schnelleren Sturzflug hat als der Gegner.
Fakat bunun işe yarayabilmesi için uçağının, rakibin uçağından daha hızlı pike yapabilmesi gerekir.Sin embargo, esto solo es posible si vuestro avión puede picar más rápido que el del rival.
Fakat bunun işe yarayabilmesi için uçağının, rakibin uçağından daha hızlı pike yapabilmesi gerekir.To ale platí pouze tehdy, jestliže vaše letadlo dokáže letět střemhlav rychleji než protivníkovo.
Fakat bunun işe yarayabilmesi için uçağının, rakibin uçağından daha hızlı pike yapabilmesi gerekir.Toutefois, cela ne fonctionne que si votre appareil peut partir en piqué plus vite que l'ennemi.
Fakat bunu yapabilmek için yapmanız gereken şey kenar mahallelerin içine girmektir.하지만 그것을 이루기 위해 해야할 일은 빈민가로 들어가서
Fakat bunu yapabilmek için yapmanız gereken şey kenar mahallelerin içine girmektir.Mas o que temos que fazer para conseguir isso é entrar nas favelas,
Fakat bunu yapabilmek için yapmanız gereken şey kenar mahallelerin içine girmektir.Но для этого придётся понять жизнь в фавелах, обеспечить базовые потребности людей.
Fakat bunu yapabilmek için yapmanız gereken şey kenar mahallelerin içine girmektir.אבל מה שאתם צריכים לעשות כדי להשיג את זה זה ללכת לתוך שכונות העוני,
Fakat bunu yapabilmek için yapmanız gereken şey kenar mahallelerin içine girmektir.ولكن ما يتوجب عليك فعله للحصول على ذلك هو انه يجب عليك الذهاب الى داخل الاحياء الفقيرة
Fakat bunu yapabilmek için yapmanız gereken şey kenar mahallelerin içine girmektir.しかしやるべきことは ファヴェーラの中に 基本的なサービスを提供すること
Fakat, bunu yapabilmemizin tek yolu herkesin 1 veya 2 veya 3 kopya satın almasıdır.Mais on y arrivera seulement si tout le monde achète 1 ou 2 ou 3 copies.
Fakat, bunu yapabilmemizin tek yolu herkesin 1 veya 2 veya 3 kopya satın almasıdır.Pero', sara' possibile farla solo se tutti voi vi comprate 1 o 2 o 3 copie.
Fakat, bunu yapabilmemizin tek yolu herkesin 1 veya 2 veya 3 kopya satın almasıdır.Αλλά, μπορούμε να το κάνουμε μόνο αν ο καθένας αγοράσει 1 ή 2 ή 3 DVD
Fakat, bunu yapabilmemizin tek yolu herkesin 1 veya 2 veya 3 kopya satın almasıdır.じゃあエピソードお楽しみに
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Berusaha menemukan alasan mistis untuk membuat film ini.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Estaba intentando encontrar una razón mítica para hacer la película.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Eu estava a tentar encontrar uma razão mítica para fazer o filme.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Ich habe versucht, den mythischen Grund zu finden, um den Film zu machen.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Ik probeerde een mythische reden te vinden om de film te maken.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Încercam să găsesc un motiv mitic pentru a face un film.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Jeg forsøgte at finde en mytisk årsag til at lave filmen.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.J'essayais de trouver une raison mythique pour faire un film.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.저는 영화를 만들기 위해 신화적인 이유를 만들려고 했어요
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Próbowałem znaleźć mitologiczny powód dla zrobienia tego filmu.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Stavo cercando una ragione mitologica per creare il film.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Tôi đang tìm một lý do mang màu sắc thần thoại để làm phim.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Προσπαθούσα να βρω ένα μυθικό λόγο για να κάνω την ταινία.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Опитвах се да открия митична причина, за да направя филма.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Я намагався знайти міфічне підґрунтя для фільму.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.Я пытался найти мифическую основу для съёмок фильма.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.ניסיתי למצוא סיבה מיתית לעשות את הסרט.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.كنت أحاول أن أجد السبب الأسطوري لصناعة الفيلم.
Filmi yapabilmek için mitolojik bir temel bulmaya çalışıyordum.神話的な理由を探していたのです ケイト・ブランシェットに 「これは何の映画だい?」と尋ねたら
Geliştirdiğimiz bu araçlar ve bulduğumuz bu materyaller, bunları yapabilmemizi sağladı.저희가 이런 도구를 개발하고 이런 일을 할 수 있는 물질을 찾아냈다는 것은
Geliştirdiğimiz bu araçlar ve bulduğumuz bu materyaller, bunları yapabilmemizi sağladı.כך שכעת, פיתחנו כלים אלה ומצאנו חומרים אלה שמאפשרים לנו לעשות את הדברים האלה,
Geliştirdiğimiz bu araçlar ve bulduğumuz bu materyaller, bunları yapabilmemizi sağladı.إذاً الآن بعد أن قمنا بتطوير هذه الأدوات ووجدنا هذه المواد التي تتيح لنا القيام بهذه الأمور،
Geliştirdiğimiz bu araçlar ve bulduğumuz bu materyaller, bunları yapabilmemizi sağladı.素材の発見を通して 気付いたことがあります それは基本的には
Genel anlamıyla, sistemin açık olması internet bağlantısı olan herkesin Bitcoin işlemi yapabilmesi demektir.必要なのはBitcoinクライアントだけです
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.A csoport tagjainak hozzáférési jogosultságait határozzák meg.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Anger åtgärder som medlemmar i gruppen tillåts utföra.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Angiver de handlinger som medlemmer af gruppen har lov til at udføre.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Določa dejanja, ki jih lahko naredijo člani skupine.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Especifica las operaciones permitidas a los miembros del grupo.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Ghi rõ những hành động thành viên nhóm có khả năng làm.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Gibt die Aktionen an, die Mitglieder der Gruppe ausführen können.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Indica as acções que os membros do grupo têm a possibilidade de fazer.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.그룹의 구성원의 권한을 지정합니다.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Määrittelee ryhmän jäsenien oikeudet.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Określa działania jakie mogą podejmować członkowie grupy.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Précise les actions que les membres du groupe sont autorisés à faire.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Specifică acțiunile permise membrilor grupului.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Specifica le azioni che i membri del gruppo possono compiere.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Specificeert de acties die de leden van de groep mogen uitvoeren.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Určuje akcie, ktoré môžu urobiť členovia tejto skupiny.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Určuje činnosti, které jsou členům skupiny povoleny.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Καθορίζει τις ενέργειες που τα μέλη της ομάδας επιτρέπεται να κάνουν.
Grup Üyelerine, yapabilmesi için izin verilecek eylemleri belirler.Задаване на операциите, които могат да бъдат извършвани от членовете на групата.