Ana içeriğe geç
Sözlük

yapabilme ile cümle

yapabilme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bugün böyle bir ansiklopediyi yapabilmenin pratikliği, içine konulan bilginin boyutuna bakılmaksızın, mümkün.היום יש לנו את היכולת המעשית לייצר אנציקלופדיה כזו, ללא קשר לכמות המידע שנכניס אליה.
Bugün böyle bir ansiklopediyi yapabilmenin pratikliği, içine konulan bilginin boyutuna bakılmaksızın, mümkün.اليوم، الجوانب العلمية لإنشاء مثل هذه الموسوعة، غض النظر عن حجم المعلومات الموضوعة فيها، هي في متناول اليد.
Bugün böyle bir ansiklopediyi yapabilmenin pratikliği, içine konulan bilginin boyutuna bakılmaksızın, mümkün.今日では このような百科事典を作ることは 掲載する情報量に関わらず充分に可能です 昨年 有力な科学機関のいくつかが共同で この夢の実現に向けて行動を開始しました
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.Au fond, ces gens ont commis un suicide écologique pour pouvoir en construire davantage.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.Básicamente, esta gente cometió un suicidio ecológico para construir más de estos.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.De fapt, aceşti oameni au comis un sinucid ecologic pentru a face mai multe din astea.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.Deze mensen pleegden ecologische zelfmoord om meer beelden te kunnen maken.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.Essenzialmente, queste persone hanno commesso un suicidio ecologico per poterne fare delle altre.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.Generalnie, ci ludzie popełnili ekologiczne samobójstwo aby zrobić więcej tych.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.기본적으로 이 사람들은 이런 석상들을 더 만들기 위해 생태학적인 자살을 한 거나 다름없어요.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.На практика тези хора са извършили екологично самоубийство само и само да построят повече статуи.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.По существу, эти люди совершили экологическое самоубийство ради этих статуй.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.בעקרון, האנשים האלו ביצעו התאבדות אקולוגית כדי ליצור עוד פסלים כאלו.
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.بشكل أساسي، هؤلاء الناس إرتكبوا جريمة إنتحار بيئية فقط لصنع المزيد منها
Bu insanlar bunlardan daha fazlasını yapabilmek için ekolojik intiharı uygulamışlar.生態的な自殺をしていたんだ たくさんのモアイ像を作るためにね それで 同じようなことを誰かが言ってたんだけど
- Bu işi yapabilmenin milyonlarca yolu var. -Existuje nekonečně mnoho způsobů, jak to udělat.
Bu işi yapabilmenin tek yolu bu."Acesta este singurul mod de a reuşi vreodată să o faci."
Bu işi yapabilmenin tek yolu bu."Das ist der einzige Weg mit dem Sie es je machen werden."
Bu işi yapabilmenin tek yolu bu."Dat is de énige manier waarop je het ooit voor elkaar krijgt."
Bu işi yapabilmenin tek yolu bu."Det är det enda sättet du någonsin kan göra det på"
Bu işi yapabilmenin tek yolu bu.""Esta é a única maneira de o conseguir."
Bu işi yapabilmenin tek yolu bu."Inilah jalan satu-satunya untuk Anda dapat melakukannya.:
Bu işi yapabilmenin tek yolu bu."Tohle je jedinná možnost, jak to můžeš udělat."
Bu işi yapabilmenin tek yolu bu."To je jediný spôsob, ako to môžeš dosiahnuť."
Bu işi yapabilmenin tek yolu bu."Αυτός είναι ο μόνος τρόπος."
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Anda harus bisa melakukan sesuatu dengan data tersebut.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Bạn phải làm được gì đó với chúng.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Du måste kunna göra någonting med det.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.É preciso fazer alguma coisa com isso.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Hay que hacer algo con ellos.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Je moet er iets mee kunnen aanvangen.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.이것으로 무언가를 해야 합니다.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Man muss auch etwas damit tun.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Musíme být schopní s nimi něco dělat.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Si deve essere in grado di poterci operare.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Trebuie să poţi face ceva cu ele.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Trzeba móc coś z nimi zrobić.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Valamit kell is az adatokkal kezdenünk.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Vous devez être en mesure d'en faire quelque chose.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Πρέπει να μπορούμε να κάνουμε κάτι με αυτά.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Нужно уметь что-то с ними делать.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Потрібно ж уміти їх використати.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.Трябва да можеш да правиш нещо с тях.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.אתה צריך להיות מסוגל לעשות אתם משהו.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.يجب أن تكون قادرا علي الاستفادة منها.
Bu kadarıyla bir şeyler yapabilmeniz gerekir.だから 私たちは多くの時間と労力を費やして
Bu küçücük grubun bunu yapabilmesinin nedeni, çok sayıda nöromodülatör ile çevrili olması.Dat komt omdat dit uiterst kleine ganglion overspoeld wordt door veel verschillende neuronmodulators.
Bu küçücük grubun bunu yapabilmesinin nedeni, çok sayıda nöromodülatör ile çevrili olması.게의 이 매우 작은 신경절은 실제로 매우 많은 신경 조정 인자로 가득 차 있기 때문에 가능합니다.
Bu küçücük grubun bunu yapabilmesinin nedeni, çok sayıda nöromodülatör ile çevrili olması.Źródłem tych ruchów jest ten mały ganglion zatopiony w wielu neuromodulatorach.
Bu küçücük grubun bunu yapabilmesinin nedeni, çok sayıda nöromodülatör ile çevrili olması.והסיבה לכך שהיא יכולה לעשות את זה היא שצביר זעיר זה בסרטן למעשה מוצף על-ידי אפנני נוירונים רבים.
Bu küçücük grubun bunu yapabilmesinin nedeni, çok sayıda nöromodülatör ile çevrili olması.وتستطيع القيام بذلك بسبب أن هذه الكتلة العصبية الصغيرة في السرطان مملوءة بمعدلات عصبية.
Bu küçücük grubun bunu yapabilmesinin nedeni, çok sayıda nöromodülatör ile çevrili olması.多種の神経調節物質に浸されているからだ 神経調整物質については、さっきのスピーチにも登場したね
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.C'est un laboratoire volant que nous avons pris pour faire des mesures dans la région pour cette molécule.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Det är ett flygande laboratorium där vi gjorde mätningar av denna molekylen i området.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Đó là cả một phòng thí nghiệm di động để giúp chúng tôi thực hiện các phép đo.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Es ist ein fliegendes Labor mit dem wir die Messungen in der Region dieses Moleküls durchführten.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Es un laboratorio volante que tomamos para hacer medidas en la región de esta molécula.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.É um laboratório voador que levámos para medirmos esta molécula no local.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.È un laboratorio volante utilizzato per misurazioni di oggetti come questa molecola.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.E un laborator zburător pe care l-am luat în această regiune pentru a face măsurători despre această moleculă.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yapabilme ile cümle - Sayfa 15 - yapabilme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App