Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Ini adalah laboratorium terbang yang kami dirikan untuk mengukur molekul isoprena di daerah ini.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.이는 아이소프렌을 측정하기 위한 비행 실험실입니다.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.To jest latające laboratorium, które zabraliśmy w miejsce występowania tej cząsteczki.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Είναι ένα ιπτάμενο εργαστήριο που πήραμε για να κάνουμε μετρήσεις για αυτό το μόριο στην περιοχή.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Това е летяща лаборатория, която взехме, за да правим измервания за тази молекула в региона.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Це летюча лабораторія, яку ми перенесли для вимірювань в місце, де знаходиться ця молекула.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.Это летящая лаборатория, которую мы перенесли для измерений в регион где эта молекула.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.זוהי מעבדה טסה שלקחנו כדי לבצע מדידות באיזור המולקולה הזו.
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.هي عبارة عن مختبر طائر استخدمناه لأخذ القياسات في منطقة هذا الجزيء
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.它是一個飛行中的實驗室,我們用它來對該地區的這一分子進行測量
Bu, molekülün bulunduğu bölgede ölçümler yapabilmek için kullandığımız bir uçan laboratuvar.私たちはこの全てを1つの分子の化学的性質理解のために行っています。
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.Podemos hacerlo; las soluciones técnicas existen.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.이 계산을 위해 계산기를 필요로 할 것입니다
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Ofte har man brug for en lommeregner, når man regner dem ud.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Prawdopodobnie bedziesz potrzebował kalkulatora przez większość czasu.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Valószínűleg számológépre lesz szükségünk ilyen számolásoknál.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Většinou budete potřebovat kalkulačku, abyste něco takového spočítali.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Вам буде необхідно зробити багато розрахунків. І, скоріш за все, Вам знадобиться калькулятор для цього.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.Вероятно се нуждаете от калкулатор в повечето случаи да направите това.
Bunları yapabilmek için çoğunlukla hesap makinesine ihtiyaç duyacaksınız.وربما ستحتاج معظم الوقت الى آلة حاسبة لتساعدك على حساب هذا
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.공간을 필요로 합니다.
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.Nós podemos fazê-lo, há soluções técnicas.
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.On peut y arriver,les solutions techniques existent.
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.Putem face asta, soluţiile tehnice există.
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.We kunnen het; de technische oplossingen zijn er.
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.Можем да го направим. Техническите средства са налице.
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.להסכים מה הבעיה ולהעלות פתרונות. בכוחנו לעשות זאת; הפתרונות הטכניים קיימים.
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.للاتفاق على المشكلة و الخروج بحلول
Bunları yapabilmemiz için teknik çözümler vardır.技術的な解決策はあるのです。
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.20분 동안 여러분과 이야기를 나누기 위해, 네 조각의 퍼즐과도 같은 네 가지 아이디어를 가지고 왔습니다.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.4ピースのパズルのようなものです もし成功すれば
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.A abych to stihl za 20 minut, musím uvést čtyři myšlenky -- jako čtyři kousky skládačky.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Aby som to stihol za 20 minút, musím predniesť štyri výroky -- predstavte si to ako štyri kúsky skladačky.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Azért, hogy beleférjünk 20 percbe, négy témát veszek sorra. Olyanok ezek, mint egy puzzle négy darabja.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Om dit in 20 minuten te kunnen doen wil ik vier ideeën ontwikkelen - zoals vier stukken van een puzzel.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Para fazer isso em 20 minutos, terei de vos trazer 4 ideias, como quatro peças de um puzzle.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Per riuscire a farlo in 20 minuti, devo enunciare quattro idee - come se fossero quattro pezzi di un puzzle.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Pour faire cela en 20 minutes, je dois faire ressortir quatre idées - C'est comme quatre morceaux d'un puzzle.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Untuk melakukannya dalam 20 menit, saya harus menjelaskan empat ide -- ini seperti empat potong teka-teki.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Wyodrębnię cztery główne zagadnienia, tak jak cztery kawałki puzzli.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Για να το κάνω αυτό μέσα σε 20 λεπτά, πρέπει να αναδείξω 4 ιδέες -- είναι σαν τα 4 κομμάτια ενός παζλ.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.За да мога да го направя за 20 минути, трябва да изтъкна четири идеи... нещо като четири части от пъзел.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.Чтобы уложиться в 20 минут, я поделюсь с вами 4-мя главными мыслями, они как четыре части головоломки.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.כדי שאוכל לעשות זאת בעשרים דקות, עליי להציג ארבעה רעיונות -- כמו ארבעה חלקי פאזל.
Bunu 20 dakika içinde yapabilmek için, dört fikir öne sürmeliyim- bir yapbozun dört parçası gibi.من أجل عمل ذلك في 20 دقيقة، ينبغي علي إحضار أربعة أفكار-- أنها مثل الأحجية المكونة من أربعة قطع.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.ويمكنك أن تفعل ذلك مدة سنة واحدة، قد تكون قادرة على القيام بذلك عامين على التوالي.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.일년 동안 유지할 수는 있겠죠. 2년 동안 계속할 수도 있을 겁니다.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.2年連続しても大丈夫でしょう しかし巣箱の50~80%が3年連続で
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.És ezt meg lehet csinálni egy évben, talán egymás után két évben is meg lehet csinálni.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.E si può farlo per un anno, forse anche per due anni di seguito.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.Et vous pouvez le faire une année de suite, vous seriez capable de le faire deux années consécutives.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.Można to zrobić jednego roku, a nawet przez dwa lata z rzędu.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.Og man kan gøre det et år i træk, man kan være i stand til at gøre det to år i træk.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.Podem fazer aquilo durante um ano, podem poder faze-lo dois anos de seguida.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.Se onnistuu yhtenä, ehkä kahtenakin vuonna peräkkäin.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.Și poți face asta un an la rând, ai putea să fii capabil să o faci doi ani la rând.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.Ta có thể làm vậy trong 1 năm, có thể trong 2 năm liên tục
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.Und das kann man ein Jahr machen, oder sogar zwei Jahre hintereinander.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.Вы можете сделать это первый год, вы можете быть в состоянии сделать это и во второй год.
Bunu bir yıl için yapabilirsiniz, ve belki ikinci yılda da yapabilme ihtimaliniz olur.И това може да се направи за една година, може да го направите в продължение на две години.