Birazcık alıştırmadan sonra bunu yapabilmek bir insan için çok kolay.經過簡單練習 人類已經可以做到呢個動作
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıEn dag kom min fru hem från jobbet och samlade modet, genom många tårar, att ha en väldigt ärlig konversation.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıJednoho dne přišla z práce a sebrala odvahu a přes spoustu slz jsme si upřímně promluvili.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladı어느날, 제 아내는 일터에서 돌아와서 많은 눈물을 흘리다가 용기를 내어 아주 솔직한 대화를 하자고 했습니다.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıMoja żona przyszła kiedyś z pracy i przez łzy zebrała się na odwagę, żeby przeprowadzić szczerą rozmowę.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıMột hôm vợ tôi đi về nhà và lấy hết can đảm, với rất nhiều nước mắt, để có một cuộc trò chuyện trung thực.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıЕдин ден жена ми се върна от работа и събра куража през много сълзи да проведем един открит разговор.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıיום אחד אישתי באה הביתה מהעבודה אזרה אומץ, דרך הרבה דמעות, לדבר שיחה כנה.
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladıحتى عادت ذات يوم زوجتي من عملها وتشجعت وقالت لي الحقيقة .. بين كثير من الدموع حيث كانت صريحة للغاية
Bir gün eşim işten geldi ve dürüst bir konuşma yapabilmek için gözyaşlarıyla, cesaretini topladı涙を流しながら思い切って 正直な気持ちを打ち明けてくれました 「貴方のことをもう愛してないの」と
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Cuando logremos hacerlo así de pequeño será mucho más fácil ampliarlo.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Dacă-l putem face atât de mic, va fi mult mai ușor să-l facem mai mare.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Jeśli uda się stworzyć małą protezę, o wiele łatwiej będzie zrobić większe.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.일단 작은 의수를 만들 수 있으면 큰것을 만드는 것은 훨씬 더 쉽지요.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Một khi chúng ta có thể làm nó nhỏ đến vậy thì việc làm nó to ra cũng dễ hơn nhiều.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Se riusciamo a farne di piccoli, sarà molto più facile farne di più grandi.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Sobald wir ihn so klein machen können, ist es viel leichter ihn größer zu machen.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Une fois qu'on pourra le faire aussi petit, ce sera plus facile de les faire plus gros.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Zodra we het op zo klein formaat kunnen, is het veel eenvoudiger om ze groter te maken.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Αφού μπορούμε να το κάνουμε μικρό, είναι πολύ πιο εύκολο να το κάνουμε μεγαλύτερο.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.Как только мы научимся делать такие маленькие руки, сделать их крупнее будет гораздо проще.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.След като я направим толкова малка, ще ни бъде много по-лесно да я направим по-голяма.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.ברגע שנוכל לעשות אותה כזו קטנה, קל בהרבה להגדיל אותן.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.وعندما نتمكن من جعلها صغيرةً بذلك الحجم ، سيكون من الأسهل علينا جعلها بأحجام أكبر.
Bir kere bu kadar küçüğünü yapabildiğimizde büyüklerini de yapabilmek zor olmayacak.それを大きくするのは簡単です これらが我々の目標です
Bir proteini yapabilmek için, DNA'nın bu histonlarından çözülmesi gerekir.Para hacer una proteína, el ADN tiene que desenrollarse de sus histonas.
Bir proteini yapabilmek için, DNA'nın bu histonlarından çözülmesi gerekir.Per fare una proteina, il DNA deve essere srotolato dagli istoni.
Bir proteini yapabilmek için, DNA'nın bu histonlarından çözülmesi gerekir.Для того чтобы синтезировать белок, ДНК должна размотаться от белка-гистона.
Bir şeye sahip olabilmek ve değişik bir şey yapabilmek fikri. Birkaç yıl sonra,Ik vond het gewoon spannend dat in een dagdagelijks object iets zit waardoor het iets anders doet.
Bir şeye sahip olabilmek ve değişik bir şey yapabilmek fikri.안에는 뭔가 들어있지만 전혀 다른 일을 하는 것에 관심이 있었습니다.
Bir şeye sahip olabilmek ve değişik bir şey yapabilmek fikri.lại có thêm 1 cái gì đó bên trong và làm thêm được việc mới.
Bir şeye sahip olabilmek ve değişik bir şey yapabilmek fikri.יותר אהבתי את הרעיון עצמו שחפץ יומיומי יחביא בתוכו
Bir şeye sahip olabilmek ve değişik bir şey yapabilmek fikri.من أجل أغراض أخرى والقيام بشئ مختلف.
Bir şeye sahip olabilmek ve değişik bir şey yapabilmek fikri.いつもと違うことができる ということでした 数年後
Bitcoin işlemi yapabilmesi demektir.Každý, kdo má internetové připojení, může udělat transakci s Bitcoiny.
Bitcoin işlemi yapabilmesi demektir.Każdy, kto posiada dostęp do Internetu może dokonać płatności przez Bitcoin.
Bitcoin işlemi yapabilmesi demektir.Будь-хто, хто має інтернет, може здійснювати транзакції Біткоїна.
Biz de "Bu öğretmenin daha fazlasını yapabilmesi için ne yapabiliriz?Así que nos preguntamos: "¿Cómo podemos habilitar a este maestro para que pueda hacer más?
Biz de "Bu öğretmenin daha fazlasını yapabilmesi için ne yapabiliriz?그래서 이런 말을 했습니다. "이 선생님들에게 힘을 주려면"
Biz de "Bu öğretmenin daha fazlasını yapabilmesi için ne yapabiliriz?Uneori, niciun manual, niciun curriculum propriu-zis. Ne-am întrebat, "Cum putem sprijini acest profesor?
Biz de "Bu öğretmenin daha fazlasını yapabilmesi için ne yapabiliriz?Wir fragten uns:
Biz de "Bu öğretmenin daha fazlasını yapabilmesi için ne yapabiliriz?הוא גישה למשאבים. אין להם אפילו ספרי לימוד לפעמים, ואין להם אפילו תכנית לימודים מסודרת.
Biz de "Bu öğretmenin daha fazlasını yapabilmesi için ne yapabiliriz?ولذلك قلنا، "ماذا يمكن أن نفعل لتمكين هذا المعلم
Biz de "Bu öğretmenin daha fazlasını yapabilmesi için ne yapabiliriz?私たちは考えました デジタルな情報資源を
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Aunque seamos simples humanos deberíamos poder hacer eso.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Aunque seamos simples humanos, deberíamos poder hacer eso.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Me ihmiset kykenemme ainakin siihen.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.My, słabi ludzie, możemy zrobić chociaż tyle.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.My, słabi ludzie, powinniśmy przynajmniej tyle móc zrobić.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Nós, pequenos humanos, devemos conseguir fazer isso, pelo menos.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Nós, pequenos humanos, devíamos conseguir fazer isso.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Siamo piccoli, ma dovremmo almeno essere capaci di fare questo.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Siamo piccoli, ma dovremmo almeno riuscire a fare questo.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Siihen me pienet ihmiset ainakin pystymme.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Vi små människor borde åtminstone kunna göra det.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Vi små människor borde kunna göra åtminstone så mycket.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Vi små mennesker burde i det mindste kunne finde ud af det.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Vi små mennesker burde i det mindste kunne gøre det.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Εμείς οι ασήμαντοι άνθρωποι είμαστε ικανοί γι' αυτό.
Biz küçük insanlar en azından bu kadarını yapabilmeliyiz.Οι μικροί άνθρωποι πρέπει να μπορούμε να κάνουμε έστω αυτό.