Seni mutlu etmek için ne yapabilirim?What can I do to make you happy?
Sen Tom'u çok mutlu bir adam yapacaksın.You'll make Tom a very happy man.
Ben yapabileceğim herhangi bir şeyi yapmaktan mutlu olacağım.I'll be happy to do anything I can.
Seni mutlu etmek için her şeyi yapacağım.I'll do anything to make you happy.
Birlikte mutluymuşuz gibi yapalım.Let's pretend we're happy together.
Seni ne mutlu yaparsa beni mutlu yapar.What makes you happy makes me happy.
Ne yaparsan yap mutlu olmayacaksın.You won't be happy no matter what I do.
"Ben meşgulüm." "Ne yaparak meşgulsün?""I've been busy." "Busy doing what?"
Eğer meşgulsen onu senin için yapabilirim.If you're busy, I can do that for you.
Biz çok meşgul değilken onu daha sonra yapacağız.We'll do that later when we're not so busy.
Kocam bir kompulsif kumarbazdır. Ne yapabilirim?My husband is a compulsive gambler. What can I do?
O iyi yapacak.He'll do well.
Tom onu doğru olarak nasıl yapacağını asla öğrenmedi.Tom never did learn how to do that correctly.
Yerinde olsam aynı şeyi yaparım.I'd do the same thing in your shoes.
Tom gerçeği öğrense ne yapardı?What would Tom do if he ever learned the truth?
Tom gerçeği öğrenirse ne yaparsın?What would you do if Tom ever learned the truth?
Yapacak başka bir şey bulmaya git.Go find something else to do.
Git yapacak başka bir şey bul kendine.Go find something else to do.
Bu akşam yapacak bir şey bulabileceğimizden eminim.I'm sure we can find something to do this evening.
Belki Tom yardım için bir şey yapabilir.Maybe Tom can do something to help.
Tom'un aptalca bir şey yapacağını biliyordum.I knew Tom would do something stupid.
Tom'un romantik bir şey yapacağını biliyordum.I knew Tom would do something romantic.
Zaman harcamaya değer bir şey yapacağımızı umuyorum.I hope we're going to do something worthwhile.
Neden bir şey yapamayız?Why can't we do something?
Mary hakkında onu dayanılmaz yapan bir şey var.There's something about Mary that makes her irresistible.
Yapabileceğimiz bir şey olmalı.There must be something we can do.
Bu konuda bir şey yapamıyor musun?Can't you do something about that?
Belki yarın yapabileceğimiz bir şey önerebilirsin.Perhaps you could suggest something we can do tomorrow.
Belki yapabileceğim bir şey var.Maybe there's something I can do.
Tom'a bir şey olursa ne yapacağımı bilmiyorum.If something did happen to Tom, I don't know what I'd do.
Eğlenceli bir şey yapalım.Let's do something fun.
Yeni bir şey yapalım.Let's do something new.
Senin için bir şey yapabilir miyim?Can I do something for you?
Yardım için bir şey yapabilir miyim?Can I do something to help?
Keşke bir şey yapabilsem.I wish I could do something.
Bu bana yapacak bir şey verir.It gives me something to do.
Onun hakkında bir şey yapabilirim.I can do something about that.
Yapacak bir şeyin yok mu?Don't you have something to do?
O yapamadığım bir şey.That's something I couldn't do.
Hiç böyle bir şey yapar mıyım?Would I do something like that?
Bir şey yapabilirim.I might be able to do something.
Yapabileceğimiz bir şey yok mu?Isn't there something we can do?
Şu anda yapacak bir şeyim var.I have something to do right now.
Belki yardım etmek için bir şey yapabiliriz.Maybe we can do something to help.
Harika bir şey yapacağını biliyordum.I knew you would do something great.
Yapabileceğimiz başka bir şey yok mu?Isn't there something else we can do?
Bu, hakkında şaka yapacağım bir şey değil.That's not something I would joke about.
Bu öğleden sonra farklı bir şey yapalım.Let's do something different this afternoon.
Tom'un sert bir şey yapacağını düşünüyorum.I think Tom is going to do something drastic.
Bu öğleden sonra Tom'un ve benim yapacak bir şeyimiz var.Tom and I have something to do this afternoon.
Bir süre kendi başıma bir şey yapacağım.I'm going to do something by myself for a while.
Ailem için her şeyi yaparım.I do everything for my family.
İşimi iyi yaparım.I do my job well.
Ne tür bir insan böyle bir şey yapar?What kind of person would do such a thing?
Tom'un yapacak önemli bir görevi var.Tom has an important mission to perform.
Eğer onu tekrar yaparsan, geleceğim ve uyurken boğazını keseceğim.If you do that again, I'll come and cut your throat when you're asleep.
Bu nedenle bütün kadınlar yapar.Thus do all women.
Lütfen bunu bana nasıl yapacağımı göster.Please show me how to do it.
"Bunu yarın yapacağım." "Bunu dün söyledin!""I'll do it tomorrow." "You said that yesterday!"
O her zaman istediği gibi yapar.He always does as he pleases.