Ana içeriğe geç
Sözlük

yapa ile cümle

yapa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir şeyi sadece isteksizce yapmak yapabileceğin en kötü şeydir.Doing something only half-heartedly is the worst thing you can do.
Sen gelir gelmez, o, yiyecek bir şeyler yapacaktır.As soon as you arrive, he will make something to eat.
Sen varır varmaz o yiyecek bir şey yapacak.As soon as you arrive, she will make something to eat.
Biz her zaman işbirliği yapabiliriz.We can always coordinate.
Öyle yaparak hiçbir şey kazanmıyorsun.You're not gaining anything by doing so.
Ona cinayet silahını satman onun karısın öldürmek için seni suç ortağı yapar.Having sold him the murder weapon makes you an accessory to uxoricide.
O, çocuğu için yapabileceği her şeyi yaptı.He did everything he could for his child.
Bu son günün olsaydı ne yapardın?What would you do if this was your last day?
Ona büyü yapacağım ve bir kurbağaya çevireceğim.I'll use magic on him and turn him into a frog.
Teşekkür ederim. Elimizden geleni yapacağız.Thank you. We'll do our best.
Size bir fincan sıcak kahve yapayım.Let me make you a cup of hot coffee.
Sana ağrı kesici bir enjeksiyon yapacağım.I'm going to give you an injection of an analgesic.
Onu zamanında bitirmek için elimden geleni yapacağım.I'll try my best to finish it in time.
Sanırım o onu yapamaz.I think he can't do that.
Onun onu yapabileceğini sanmıyorum.I don't think he can do that.
Gelecek sefer onu kendim yapacağım.Next time I will do it myself.
O dağınıklık hakkında ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do about that mess.
Yapacak başka bir işin yok mu?Don't you just have anything else to do?
Teşekkür ederim, bunu sensiz yapamazdım.Thank you, I couldn't do it without you.
Ne yaparsan yap, bunu unutma.Whatever you do, don't forget this.
Başbakan yarın bir duyuru yapacak.The prime minister will make an announcement tomorrow.
Git! Bunu yapabilirsin!Go! You can do it!
Nesneler ve durumlar arasında ayırım yapabilmeliyiz.We must be able to differentiate between objects and situations.
Dördüncü sahneyi prova yapalım.Let's rehearse the fourth scene.
O bunu yapamayacak kadar çok utangaçtı.He was too embarrassed to do it.
O, onu yapamayacak kadar çok utangaçtır.He was too shy to do that.
O nehir boyunca sık sık yürüyüş yapardım.I used to often take walks along that river.
Baba göz kırpmadan bakışma yarışması yapalım.Daddy, let's have a staring contest.
İşi derhal yapacağım.I'll begin doing the job right away.
O ne yapacağını bilmiyordu.She didn't know what to do.
Biz bir kartopu savaşı yapalım mı?Shall we have a snowball fight?
Sanırım onu yapabiliriz.I suppose I could do that.
Martılar koloniler halinde yuva yaparlar.Seagulls nest in colonies.
Yapabileceğimiz tek şey ona katlanmaktı.The only thing we could do was to bear with it.
O, gece geç saatlere kadar gitar çalma uygulaması yapar.He practices playing the guitar until late at night.
Kafasından toplama yapabilecek kadar zeki değildir.He's not smart enough to add numbers in his head.
Biri un, süt ve yumurtayla kek yapabilir.With flour, milk and an egg, one can bake a cake.
O halkı için çok şey yaptı, ancak çok daha fazlasını yapabilirdi.He did a lot for his people, but he could have done much more.
Yanlış olduğunu biliyorum ama yine de onu yapacağım.I know it's wrong, but I'll do it anyway.
Burada temassızla ödeme yapabilir miyim?Can I pay here with Kontaktlos?
Burada Kontaktlos ile ödeme yapabilir miyim?Can I pay here via Kontaktlos?
Biz bunu yaparken iki saat daha geçti.While we were doing that, another two hours passed.
Bunu yapacağımı sanmıyorum.I don't believe I'll do that.
Ebeveynlerim geldiğini öğrenirlerse aptalca bir şey yapabilirler.If my parents find out you came over, they could do something crazy.
Onun söylediğini yapacaksın ve başaracaksın.You'll do what she says and you'll succeed.
Eğer ebeveynlerim sizin geldiğinizi keşfederse, onlar çılgınca bir şey yapabilirler.If my parents discover that you came over, they are capable of doing something crazy.
Eğer ebeveynlerim geldiğini öğrenirse onlar çılgınca bir şey yapabilir.If my parents discover that you came over, they might do something crazy.
Yapmam gerekeni yaptım, eğer bir kez daha yapmak zorunda olsam yine yapardım.I did what I had to do, and if I had to do it again, I would...
Onun ne yapacağını bilmiyorum.I don't know what he'll do.
İki kutu süt aldım. Kek yapacağız.I bought two milk boxes. We're going to make a cake.
O, onu yapamaz.He can't do that.
Bütün yapacağımız çalışmaktır.All we do is study.
Ölüm yaklaştığında, yapabileceğiniz bütün şey yavaş yavaş tırnaklarınızı çiğnemektir.When death approaches, all you can do is slowly chew your fingernails.
Bir milyon yenin olsaydı onunla ne yapardın?If you had a million yen, what would you do with it?
Bu gece yapacak bir işin var mı?Do you have anything to do tonight?
Bunun senin için yapabileceğim tek şey olduğuna inanıyorum.I believe this is the only thing I can do for you.
Bunu yapar mısın?Will you do it?
O misilleme yapabilir.He might retaliate.
Başka ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what else to do.
Ne yaparsam yapayım, Ken beni dinlemedi.No matter what I did, Ken wouldn't listen to me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod