Senin için yapabileceğim herhangi bir şey var mı?Is there anything at all that I can do for you?
Hadi onu yapalım!Let's do that!
Sen ne yapardın?What would you do?
Ülkem için en iyi olanı yaparım.I do what is best for my country.
Ben sadece senin şikayetini duyuyorum! Belki de başka bir şey yapamaz mısın?I only hear you complain! Perhaps you can't do anything else?
O her hafta sonunu internette sörf yaparak geçirir.He spends every weekend surfing the Net.
"Ben elimden geleni yapacağım" sık sık "Ben bir şey başlatmayacağım" anlamına gelir."I'll do my best" often means "I won't initiate anything".
Yapacak çok az şey var.There's little to do.
Aşkta altın sözler her şeyi yapar.Golden words, in love, do everything.
İlk olarak ne yapacağımı bilmiyorum.I don't know what to do first.
Tamam, ama senin bunu daha iyi yapabileceğini düşünüyorum.It's OK, but I think you can do it better.
Bu ürün hakkında bazı değişiklikler yapabilir miyim?Can you make some alterations on this product?
Ergenler birçok aptalca iş yapar.Teens do a lot of dumb stuff.
Ergenler birçok ahmakça şeyler yaparlar.Teenagers do a lot of stupid things.
Zaman yolculuğu yapabilsen nereye gidersin?Where would you go if you could time travel?
Mary meditasyon yaparken bir beden dışı deneyim yaşadı.Mary had an out-of body experience while meditating.
Büyükbabam kendi mobilyasını yapardı.My grandfather used to make his own furniture.
Liderimiz ne yapacağını bilir.Our leader will know what to do.
Üç kere üç dokuz yapar.Three times three is nine.
Siparişiniz için peşin ödeme yapabilirsiniz.You may pay in advance for your order.
Kilo vermem lazım, bu yüzden diyet yapacağım.I have to lose weight, so I'm going on a diet.
Önemli olduğu için, onu yapacağım.Since it's important, I'll do it.
O, çok önemli, bu yüzden onu yapacağım.It's important, so I'll do it.
Tom işi başka birinden daha iyi yapabileceğini düşünüyor.Tom thinks he can do the job better than anyone else.
Benzer bir durumda, aynı şeyi yaparım.In a similar situation, I'd do the same.
Haftada kaç kez çocuklarınla eğlenceli şeyler yaparak zaman geçirirsin?How many times a week do you spend time doing fun stuff with your children?
Her hafta ne kadar süre çocuklarınızla eğlenceli şeyler yaparak zaman geçirirsiniz?How much time every week do you spend doing fun stuff with your children?
Eğer yeni bir araba alırsan, eskisini ne yapacaksın?If you buy a new car, what will you do with the old one?
Dört kere altı kaç yapar?How much is four times six?
Tom yapay bir dil üzerinde çalışıyor.Tom is working on a conlang.
Ben bütün işi yaparım.I do all the work.
Bu adam sokakta seni geçse ne yaparsın?What would you do if this guy passed you on the street?
Her gün koşu yaparım.I go for a run every day.
Yarın çok kar yağarsa bir kardan adam yapalım.If it snows a lot tomorrow, let's make a snowman.
Ne yaparsam yapayım, daha iyisini yaparım diyor.No matter what I do, she says I can do better.
Yeşil düğmeye bas. Öyle yaparsan ışık yanacak.Press the green button. If you do so, the light will go on.
Pasta yaparken yumurta, tereyağ ve şeker kullanmalısın.When making a cake, you must use eggs, butter and sugar.
On bin doların olsa ne yaparsın?What would you do if you had ten thousand dollars?
Bu konuda ne yapacağımız hakkında uzun bir tartışma yaptık.We had a long discussion about what to do about it.
Benim için onunla konuşmaktan daha eğlenceli yapacak bir şey yok.There's nothing more fun for me to do than to talk with him.
Kocam sabah kahvaltısı yaparken gazete okur.My husband reads the newspaper while eating breakfast.
Yapay ışık elektrikle üretilir.Artificial light is produced by electricity.
Zamanım olursa onu yaparım.If I have time, I'll do it.
Ne yapacağım bilmiyorum.I do not know what I will do.
Biz burada araba ticareti yaparız.We trade cars here.
Biz bu akşam ne yapalım?What shall we do this evening?
O olsa, ne yaparsın?If that happened, what would you do?
Eğer bir nedenden dolayı onun olması gerekiyorsa, ne yaparsın?If for some reason that should happen, what would you do?
Sadece bu seferlik bir istisna yapacağım.Just this once, I'll make an exception.
Hâlâ yapacak çok iş var.There are still a lot of things to do.
Doğru olsa, ne yaparsın?If it were true, what would you do?
Gerçek olsa, ne yaparsın?If that were true, what would you do?
Benim için aynısını yapardın.You'd do the same for me.
Çevirmenler, anadillerine çeviri yaptıklarında en iyi işi yaparlar.Translators do their best work when they translate into their mother tongue.
İşimi başka birinin yapabileceğini sanmıyorum.I don't think anyone else could do my job.
Çok soğuk olduğu için paten yapabiliriz.Since it's very cold, we can skate.
Onu nasıl yapacağımı hatırlayamıyorum.I can't remember how to do it.
Ne kadar çok denersem deneyeyim onu nasıl yapacağımı hatırlayamıyorum.No matter how hard I try, I can't remember how to do it.
Sonunda onu nasıl yapacağını keşfetti.He finally found out how to make it.
Yapabileceğim en az şey bu.It's the least I could do.