Ana içeriğe geç
Sözlük

yapa ile cümle

yapa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İşi yarın yapacağım.I'll do the work tomorrow.
Kız bunu nasıl yapacağını bilmiyor.The girl doesn't know how to do it.
Bizim yapay adamız, henüz çok iyi ormanlık alan değil.Our artificial island isn't very well forested yet.
"Herkes hata yapar..." "Bilhassa ahmaklar!""Everyone makes mistakes." "Especially idiots!"
O, ona ne yapacağı hakkında nasihat etti.She advised him about what to do.
O ona sigara içmeyi azaltmasını tavsiye etti fakat o yapabileceğini düşünmüyordu.She advised him to cut down on smoking, but he didn't think that he could.
Eski arabayı ne yapacakları hususunda onunla anlaştı.She agreed with him on what to do with the old car.
O, nasıl yapacağını bilmediği için, o, ona kravatını bağlaması için yardım etti.She helped him tie his tie because he didn't know how to.
O, toplantı için onu zamanında yapamadığını açıkladı.She made it clear that she couldn't make it in time for the meeting.
Bana ne yapacağımı söyleme.Do not tell me what to do.
Yapabilir miyim, yapamaz mıyım bilmiyorum ama deneyeceğim.I don't know whether I can do it, but I'll try.
Yorgun olmama rağmen yapabileceğimi yaptım.Although I was tired, I did what I was able to do.
Herkes bazen hatalar yapar.Everyone makes mistakes sometimes.
Onlar bu fabrikada oyuncak yaparlar.They make toys at this factory.
Ben daha iyi yapamam.I can’t do any better.
Burada şekerleme yaparsan üşütürsün.If you take a nap here, you'll catch a cold.
Kış aylarında paltosuz yapamam.I can't do without a coat in the winter.
Sanırım onu uygun olarak nasıl yapacağını sana göstermemin zamanıdır.I think it's time for me to show you how to do that properly.
Yapacak gözde şeyiniz nedir?What's your favorite thing to do?
Pasta yapalım.Let's make a cake.
Yazmaya başlamadan önce araştırma yaparak ne kadar zaman harcadın.How much time did you spend doing research before you started writing?
Beni mutlu eden şeyleri yaparak daha çok zaman harcamak istiyorum.I want to spend more time doing things that make me happy.
Önemli olan şeyleri yaparak daha fazla zaman harcamak istiyorum.I want to spend more time doing things that matter.
Ev işleri yaparak daha az zaman harcayabilmeyi isterim.I'd love to be able to spend less time doing household chores.
Ev ödevimi yaparak zaman geçirmektense, odamı temizlemeyi tercih ederim.I'd rather clean my room than spend time doing my homework.
Yaşamak için bir haftan daha olsaydı, zamanını ne yaparak geçirirdin?If you only had one more week to live, what would you spend your time doing?
O, zamanının üçte birini evrak işleri yaparak geçirir.She spends over a third of her time doing paperwork.
O, internette sörf yaparak çok fazla zaman harcar.She spends way too much time surfing the web.
Kadınların ev işi yaparak harcadığı zaman şimdi eskisinden çok daha azdır.The time women spend doing housework is now a lot less than it used to be.
Zamanının çoğunu hangi etkinliği yaparak geçirirsin?What activity do you spend most of your time doing?
Pek çok genç İtalyan kızı zamanlarını ne yaparak geçiriyor?What do most young Italian girls spend their time doing?
Hemşireler zamanlarının çoğunu ne yaparak harcarlar?What do nurses spend most of their time doing?
Zamanınızın çoğunu ne yaparak geçirirsiniz?What do you spend most of your time doing?
Vaktinin çoğunu bilgisayarda ne yaparak geçiriyorsun?What do you spend most of your time on the computer doing?
Çocukluğunda ne yaparak harcadığın zaman hayatının geriye kalanını etkiler.What you spend time doing in your childhood affects the rest of your life.
Hoşlandığın bir şeyi yaparak zamanını geçirmeyi tercih etmez misin?Wouldn't you rather spend your time doing something you enjoy?
Sen sık sık bir şey yaparak umduğundan daha fazla zaman harcamalısın.You often need to spend more time doing something than you anticipated.
Şikâyet ederek daha az üretken bir şey yaparak daha fazla zaman harcamalısın.You should spend less time complaining and more time doing something productive.
O, boş zamanını oyuncak bebekler yaparak harcar.She spends her free time making dolls.
Yapacak hiçbir şey kalmadığında, ne yaparsın?When there's nothing left to do, what do you do?
Ne yapacağız?What are we to do?
O ormanda yapayalnız yaşıyor.He lives all alone in the woods.
Sınavdan başarısız olursan ne yapacaksın?What will you do if you fail the exam?
Diğerleri karalarken, Bazıları çeviri yaparlar.Some translate while others denigrate.
Yardımın olmasaydı, onu yapamazdık.Without your help, we couldn't have done it.
Biraz daha sabırlı olsaydın, bulmacayı yapabilecektin.You'd be able to do the puzzle if only you had a little bit more patience.
Üçün kübü yirmi yedi yapar.Three cubed makes twenty-seven.
O hep okulda zorbalık yapar.He always gets bullied at school.
Yalnızca dört kartla bir hile yapacağım.I'm going to do a trick with only four cards.
Su sıkıntısı nedeniyle, banyo yapamadım.Because of the water shortage, I couldn't take a bath.
O kadar dikkatsizdir ki sık sık hatalar yapar.He is so careless that he often makes mistakes.
Onu 3:00 yapalım.Let's make it 3:00.
Bütün yapabileceğimiz polislerin gelmesini beklemektir.All we can do is wait for the police to arrive.
Geri dönüşüm yapar mısın?Do you recycle?
Onu nasıl yapacağımı sana söyleyemem.I can't tell you how to do that.
Ne kadar çabalarsam çabalayayım bir yerli gibi sesletim yapacağımı sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker no matter how much I try.
Onun bir yerli konuşur gibi sesletim yapacağını sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker.
Ben her gün kahvaltı yaparım.I eat breakfast every day.
Pes. Ben ne yaparsam yapayım, asla memnun gibi görünmüyorsun.I give up. No matter what I do, you never seem to be satisfied.
Onu bana yapacağını asla düşünmedim.I never imagined he'd do that to me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod