Ana içeriğe geç
Sözlük

yapa ile cümle

yapa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yarın ne yapacaksınız?What'll you do tomorrow?
Şimdi yemek yapacağım, daha sonra dönerim.Now I'm going to cook, I'll be back later.
Burada herkes kayak yapar.Everyone skis here.
Onun cesaretini takdir etmekten başka bir şey yapamazsın.You can't do anything other than admire his courage.
Öyleyse yarın ne yapacağım?Then what shall I do tomorrow?
Bunu yapabilmemin imkanı yok.There's no way I can do it.
Ne kadar sinsi olursan ol, asla kendine sürpriz yapamazsın.No matter how sneaky you are, you can never surprise yourself.
Trafik sıkışıklığına yakalanmazsak, sanırım onu zamanında yapacağız.I think we'll make it in time if we don't get stuck in a traffic jam.
Ne yaparsan yap bunu akıllıca yap ve sonunu unutma.Whatever you do, do it wisely, and don't forget about the end.
Aslında oğlan bunu yapacaktı.The boy actually was going to do it.
Paranızla ne yapacaksınız?What will you do with your money?
Eğer Keçua konuşabilirsen yaşam için ne yapacaksın?What will you do for a living if you can speak Quechua?
Eğer isterseniz onu yaparım.In case you want, I will do it.
Keçua konuşmayı öğrendiğimde ne yapacağım?What will I do when I have learned to speak Quechua?
Bunu o söylediği için yapacağım.I will do it because she said.
Ben fakir bir öğrenciyim ve sana ödeme yapamam.I'm a poor student and I can't pay you.
Barış antlaşması görüşmesi yapacaklardı.They would negotiate a peace treaty.
Onun tekrar yapabileceklerinden emindiler.They were sure they could do it again.
O, doğru olduğunu düşündüğü şeyi yapar.He does what he thinks is right.
Hâlâ ne yapacağını bilmiyordu.He still did not know what to do.
O, yapacağını söylediği gibi yaptı.He did as he said he would do.
Onun istediğini yapamadı.He was not able to do what he wanted.
Yapacağı daha önemli şeyleri olduğunu söyledi.He said he had more important things to do.
O, tarihte bunu yapan ilk adamdı.He was the first man in history to do this.
Para olmadan, hiçbir şey yapamadı.Without money, he could do nothing.
İngilizler savaş yaparken pek çok sorun yaşadılar.The British experienced many problems fighting the war.
Askerler bahara kadar hiçbir şey yapamadı.The soldiers could do nothing until spring.
İnsanların yiyecek için avlanmanın dışında yapacakları çok az şeyleri vardı.The men had little to do except hunt for food.
Ben yapabileceğimin en iyisini yapacağımI will do the best I can.
Yapacak çok iş vardı.There was much work to do.
Yeni başkan ne yapardı?What would the new president do?
Yapamaz mısın yoksa istemiyor musun?Is it that you can't or that you don't want to?
Param olsa dünya çapında seyahat yaparım.If I had money, I would travel around the world.
Bir zombi kıyameti durumunda ne yapardın?What would you do in the event of a zombie apocalypse?
Kullanım ustalığı yapar.Use makes mastery.
Tehlike sessiz yapar.Danger makes dumb.
Tehlike suskun yapar.Danger makes mute.
Ya yağmur yağarsa ne yaparız.What will we do if it rains?
Yaptığını düşünmeden, onu iyi yapar.Regardless of what he does, he does it well.
Ne yaparsa yapsın, onu iyi yapar.No matter what he does, he does it well.
Akşam yemeği için bana bir İspanyol omleti yapabilir misin?Can you make me a Spanish omelette for dinner please?
Söylediklerini anlamama karşın, öyle yapamıyorum.While I understand what you are saying, I cannot do accordingly.
Onu büyük bir şarkıcı yapan Caruso'nun büyük akciğer gücü idi.It was the great lung-power of Caruso that made him a great singer.
Hadi biz yabancıymışız gibi rol yapalım.Let's act like we're foreigners.
Küçük sırlar büyük yalanlar yapar.Small secrets make big lies.
Bana dikkatini vermen için ne yapabilirim?What can I do to make you pay attention to me?
Bana kulak asman için ne yapabilirim?What can I do to make you pay attention to me?
Bunu onun yardımı olmadan yapabilirim.I can do it without her help.
Bunu senin yardımın olmadan yapabilirim.I can do it without your help.
Onlar iyi ödeme yapan bir iş bulabileceklerini umuyorlar.They hope to be able to find a well-paid job.
Anne, onu nasıl yapacağını hâlâ hatırlıyor musun?Mom, do you still remember how to do it?
Tamam, sen benim için ne yapacaksın?OK, and what are you going to do for me?
Ne yapabileceğimi göreceğim.I'll see what I can do.
Sensiz ne yapardık bilmiyorum.I don't know what we would do without you.
Nasıl bu kadar iyi çizebiliyorsun? Ben asla onu yapamadım.How do you draw so well? I've never been able to do that.
Londra'da ne yaparsın?What do you do in London?
Ben her gün spor yaparım.I play sports every day.
Ödevimi daha sonra yaparım.I'll do my homework later.
Benim yapacağım şey odayı temizlemektir.What I'll do is clean the room.
Ödevi yapacağım.I will do the homework.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod