Ana içeriğe geç
Sözlük

yapa ile cümle

yapa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onu tekrar yapar mısın?Can you do that again?
Bir priz yapabilir misin ve bu raporu da bitirebilir misin?Can you do a PowerPoint and finish this report, also?
Onun doğum gününde her zaman parti yaparız.We always have a party on his birthday.
Televizyon istasyonları günde yirmi dört saat yayın yapar.Television stations broadcast 24 hours a day.
Amerikanın sesi Washington'dan yayın yapar.Voice of America broadcasts from Washington.
Onu yapacağım ama bir şartla.I'll do it, but there's one condition.
Şimdi satın alabilir ve daha sonra krediyle ödeme yapabilirsiniz.You can buy now and pay later with credit.
İki-adım dansını yapabilir misin?Can you dance the two-step?
Atlar, koşarken toz yapar.The horses make dust as they run.
Çevrimiçi olarak, işletmeler tüm dünyaya ihracat yapabilirler.Online, businesses can export all over the world.
Ailende bir mali anlaşmazlık olduğu zaman ne yaparsın?What do you do when you have a financial disagreement in your family?
Arkadaşlar şeyleri birlikte yaparlar.Friends do things together.
İnsanlar eski altınla ne yaparlar?What do people do with old gold?
Yaklaşık yılda bir kez bir jüride görev yaparım.I serve on a jury about once a year.
Tom her gün yerel kahve dükkanında kahvaltı yapar.Tom has breakfast at the local coffee shop every day.
Her zaman atış yaparım, hedefi ıskalarım.Every time I practice shooting, I miss the target.
Tom'un ailesi her yaz dağlarda tatil yapar.Tom's family vacations in the mountains every summer.
Gürültü yaparsan çocuklar uyanır.The children will wake up if you make noise.
Doktor haftada iki gün operasyon yapar.The doctor operates two days a week.
Doktor, haftada iki kez ameliyat yapar.The doctor operates two days a week.
Grev yapan işçiler ücretlerinin kesilmesini protesto etti.The striking workers protested their pay cut.
Devlet ilaç politikalarında reform yapacak.The state is going to reform its drug policies.
Babam alışveriş yaparken annem arabada kaldı.Mom remained in the car while Dad shopped.
Organizasyon ne tür araştırma yapar?What kind of research does the organization do?
Sessizlik bazı insanları sinirli yapar.Silence makes some people nervous.
İnsanlar meditasyon yaparken bir yerde kalırlar.People stay in one place while meditating.
Su polosu takımı sabah 5:30'da çalışma yapar.The water polo team practices at 5:30 a.m.
Büyük bir servete sahip olsan, ne yaparsın?What would you do if you had great wealth?
Tom ahşaptan güzel mobilya yapar.Tom makes beautiful furniture out of wood.
Annem dünyadaki en iyi kekleri yapar.My mother makes the best cakes in the world.
Tom, iş yaparken yapılan hatalardan endişeleniyor.Tom worries about making mistakes at work.
Günde bir kez banyo yaparım.I take a bath once a day.
Yapacak eğlenceli bir şey bulmayı amaçsızca merak ediyorum.I wondered aimlessly to find something fun to do.
Bugün kahvaltıyı nerede yapacağız?Where shall we have breakfast today?
Ne yaparsam yapayım onun telefon numarasını hatırlamıyorum.I can't remember her phone number no matter how much I try.
Yapacak ilginç bir şey bulmam gerekiyor.I need to find something interesting to do.
Bu kamera ile ne yapacaksın?What will you do with this camera?
Anneler oğullarına mastürbasyon yaparlarsa kör olacaklarını söylerdi.Mothers used to tell their sons that if they masturbated they would go blind.
Genellikle gece banyo yaparım.I usually take a bath at night.
Nerede biraz alışveriş yapabilirim?Where can I do some shopping?
Sanat öğretmeni gece resim yapar.The art teacher paints at night.
Şimdi yapabileceğimiz tek bir şey var!There's only one thing we can do now!
İki artı iki kaç yapar?What is two plus two?
Ben her gece banyo yaparım.I take a bath every night.
Zamanımız olduğunda onu yapacağız.We'll do it when we have time.
Nakış yaparken kendini bir iğne ile deldi.She pricked herself with a needle while embroidering.
İnsanlar bana bazen emekli olduğumda ne yapacağımı sorar.People sometimes ask me what I'm going to do when I retire.
George her zaman elinden geleni yapar, ve onu bu yüzden seviyorum.George always does his best, and that's what I like about him.
Stephen, patronundan daha çok seyahat yapar.Stephen travels more than his boss.
Ne kadar erken yaparsan, o kadar iyi.The sooner you do it, the better it is.
Onu ne kadar erken yaparsan, o kadar iyi.The sooner you do it, the better it is.
Şimdi ne kadar çok yaparsan, yarın o kadar az yaparsın.The more you do now, the less you'll do tomorrow.
Senin eksantrikliğin seni ya sevimli ya da sıkıcı yapabilir.Your eccentricities can make you either charming or tedious.
Hata yapan sonuçlarına katlanır.He who makes the mistake bears the consequences.
O işi yapabileceğini sanmıyorum.I don't think he'll be able to do that work.
O işi nasıl yapacağını bileceğini sanmıyorum.I don't think he'll know how to do that work.
Lütfen bir telefon görüşmesi yapabilir miyim?Can I make a telephone call, please?
Herkes istediğini yapar.Everyone does what he wants.
Onlar aynı ürünü çok daha ucuza yapabilir.They can make the same product much more cheaply.
Ben artık bunu yapamam.I can't do it anymore.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod