Ana içeriğe geç
Sözlük

yap ile cümle

yap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Aylardır, neredeyse bir şey yapmadı.For months, he did almost nothing.
Ona öyle bir şeyi yaptıran nedir?What made her do such a thing?
Özel bir şey yapıyor musun?Are you doing anything special?
Büyük bir şey yapmak için oğlunu teşvik etti.He encouraged his son to do something great.
Bize bir açıklama yapar mısın?Will you give us a statement?
Bize bir açıklama yapacak mısın?Will you give us a statement?
Bir şey yapmalıydım.I should have done something.
Bana yapacak bir şey ver.Give me something to do.
Bana yapacak bir şey verin.Give me something to do.
Ne yapmamı istiyorsun?What do you want me to do?
Ne yapmamı istersin?What do you want me to do?
Senin için yapacağım bir şey var mı?Is there anything I can do for you?
Bir şey satın almadan önce kendine onsuz yapabilip yapamayacağını sorsan iyi olur.Before buying anything, you had better ask yourself whether you cannot do without it.
Yapmamı istediğin başka bir şey var mı?Is there anything else you want me to do?
Herhangi bir spor yapıyor musunuz?Do you play any sports?
Ben bir şey yapmak zorundayım.I have to do something.
Bir şey yapılmalı.Something must be done!
Buradayken ne yapmak istersiniz?What would you like to do while you're here?
Senin için yapabileceğim bir şey varsa, benimle temasa geçtiğinizden emin olun.Be sure to get in touch with me, if there is anything I can do for you.
Sizin için bir şey yapabilir miyim?Can I do anything for you?
Neye gülüyorsun? Bu gerçek. Şaka yapmıyorum.What are you laughing at? It's a fact. No kidding!
Yapabileceğin bir şey var mı?Is there anything you can do?
Sizin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything that I can do for you?
Hastaymış gibi yapmanın anlamı yok.There is no point in pretending to be sick.
Savaş çıksa ne yaparsın?What would you do if war were to break out?
Ödevini yaptın mı? Toplantı yalnızca iki gün sonra.Did you do your homework? The meeting is only two days away.
Herhangi bir gürültü yapmayın yoksa kuşları korkutup kaçıracaksınız.Don't make any noise or you'll scare the birds away.
Hiç gürültü yapmayın, ders çalışıyorum.Don't make any noise, I'm studying.
Gürültü yapmayın.Don't make a noise.
Yapraklar sessizce yere düşüyordu.Leaves were dropping silently to the ground.
İyi ve sıcak bir banyo yapmak gibisi yok.There's nothing like a good hot bath.
Yapabileceğim bir şey yok.There's nothing I can do.
Ben sadece hatalar yapan bir çocuğum.I'm just a boy who makes mistakes.
Ben sadece hata yapan bir çocuğum.I'm just a boy who makes mistakes.
Onu yapamam.I can't do it.
Eğer başbakan olsam Clinton'la iyi bir konuşma yaparım.If I were prime minister, I'd give Clinton a good talking to.
Kıraliyet Sarayı bir tepenin üstüne yapıldı.The royal palace was built on a hill.
Gidip tezahürat yapmak istiyorum.I want to go and cheer.
Yolsuzluk yapan siyasetçiler kahrolsun.Down with corrupt politicians.
Bir tek gün için bile tuzsuz yapamayız.We cannot do without salt even for a single day.
Evlilikler cennette yapılır.Marriages are made in heaven.
François bir konuşma yaptı.François gave a speech.
Konuşma yapan biri herkesin onu görebileceği yerde durmalı.A person giving a speech should stand where everyone can see him.
Lütfen bir kompozisyon alıştırması yap.Do a composition exercise, please.
İngilizce kompozisyonunda ne büyük bir hata yaptın!What a big mistake you made in your English composition!
İngiltere her erkeğin görevini yapacağını umuyor.England expects that every man will do his duty.
İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkmayın.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce eğitimi yapmak zorundaydın.You had to study English.
İngilizce eğitimi yapıyorum.I'm studying English.
İngilizceden Japoncaya kelimesi kelimesine çeviri yapmayın.Don't translate English into Japanese word for word.
İngilizce yazarken, nadiren hata yapar.When writing English, she rarely makes a mistake.
İngilizce öğrenenler İngilizce sözlükler olmadan yapamazlar.Those who learn English cannot do without English dictionaries.
İngilizcede normal cümle yapısı özne - yüklem - nesne /tümleçtir.In English, the usual sentence structure is Subject - Verb - Object/Complement.
İngilizce sözlük olmadan yapabilir misin?Can you do without an English dictionary?
Film yapımı heyecan verici bir iştir.Movie making is an exciting job.
Egzersiz vücudunu kuvvetli yapar.Exercise makes your body strong.
Senin egzersiz yapman yararlı.It is good for you to take exercise.
Egzersiz yaparsan daha kuvvetli olacaksın.You will be more vigorous if you exercise.
Egzersizleri yapabilir miyim?Can I do exercises?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod