Ordumuz kırallığa baskın yaptı.Our army took the kingdom by surprise.
Tom bizim takımda kurtarma vuruşu yapar.Tom bats cleanup on our team.
Bizim politikamız geçmiş için değil gelecek için yapmaktır.Our policy is to build for the future, not the past.
Hiç hata yapmayan biri hiçbir şey yapmayan biridir.He who makes no mistakes makes nothing.
Hanako arabasıyla ilgili son ödemeyi yaptı ve çok memnun hissetti.Hanako made the final payment on her car, and felt very satisfied.
Yapacak daha iyi bir şeyin yok mu?Don't you have anything better to do?
Boş zamanında ne yaparsın?What do you do in your free time?
Boş zamanlarında ne yapıyorsun?What do you do in your free time?
Boş zamanında bunu yap.Do this at your leisure.
Yeni bir ev yaptırıyorum.I'm getting a new house built.
Aldığımızdan beri evde birçok iyileştirmeler yaptık.We have made numerous improvements to our house since we bought it.
Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir.A house is built on top of a solid foundation of cement.
Ev ödemelerimizi yapmak için, kemerlerimizi sıkıştırmak zorunda kalacağız.To make our house payments, we're going to have to tighten our belts.
Eve giderken Noel için biraz alışveriş yaptım.I did some shopping for Christmas on my way home.
Eve gittim ve doyurucu bir kahvaltı yaptım.I went home and ate a hearty breakfast.
Tembellik yapmayı bırak ve yapacak bir şey bul.Stop being lazy and find something to do.
Yaz sonunda ve sonbaharda biri yaprakların rengini değiştirdiğini görebilir.In late summer and autumn one can see the leaves change colour.
Ne kadar süredir İngilizce öğrenimi yapmaktasın?How long have you been studying English?
İndirime hak kazanmak için ne kadar erken rezervasyon yapmalıyım?How early do I have to make a reservation to qualify for the discount?
Bir insan aynı hatayı iki kez yapmaz.A fox is not caught twice in the same snare.
Ne kadar geç giriş yapabilirim?How late can I check in?
Ne zaman rezervasyon yapmalıyız?When should we make reservations?
Ne zaman çıkış yapmalıyız.When should we check out?
Ne zaman giriş yapmalıyım?What time should I check in?
Onu ne zaman yapalım?What time shall we make it?
Ne yaparsan yap,doğru adımla başlamak kaçınılmazdır.Whatever you're doing, starting off on the right foot is essential.
Her şeyde elinizden geleni yapın.Do your best in everything.
Her şeyde elinden geleni yapmalısın.You should do your best in everything.
Ne yaptın?What did you make?
Ne yaptığını sanıyorsun?What do you think you're doing?
Ne yaparsan yap, başar.Whatever you do, carry it through.
Bir şey yapmak için paraya ihtiyacımız var.We need money to do anything.
Her ne yaparsan yap, elinden gelenin en iyisini yapmalısın.Whatever you do, you must do your best.
Ne yapacağına karar vermek size kalmış.It is up to you to decide what to do.
Ne yapılması konusunda benim görüşüm onunkinden farklıydı.My view was different from his as to what should be done.
Ne yapılacağına gelince hiç kimse karar veremedi.Nobody could decide as to what to do.
Ne yapacağım hakkında düşünmeliyim.I must think about what to do.
Her ne yaparsanız yapın, başarılı olacağınızdan eminsiniz.You are sure to succeed, whatever you do.
Ne yapılması gerektiği açık.It is clear what must be done.
Vakit geçirmek için ne yaparsın?What do you do to pass the time?
Ne yapacağımı bilmediğim için, orada sessizce durdum.Not knowing what to do, I stood there silently.
Ne iş yaptığını bana bildir.Let me know what you're up to.
Ne yapacağımı bilmediğim için, bir şey yapmadım.Not knowing what to do, I did nothing.
Ne yapacağıma dair en ufak bir fikrim yok.I don't have the slightest idea what to do.
Bana ne yapacağımı söyle.Tell me what to do.
Ne yapmak istiyorsun?What do you want to do?
Ne yapmak istiyorsunuz?What do you want to do?
Ne yapmak istediğine karar verdiğinde lütfen bana telefon et.Please telephone me when you have made up your mind what you want to do.
Yapacak bir şey olmadığı için, televizyon izledim.Having nothing to do, I watched television.
Bana sadece ne yapmamı istediğini söyle.Just tell me what you'd like me to do.
Biz onu oranın dışında yaptık.We made it out of there.
Bana yardım etmek için bir şey yapamaz mısınız?Can't you do something to help me?
Lütfen onunla ilgili bir şey yap.Please do something about it.
Ne ona öyle yaptırdı?What made her do so?
Ben bir şey yapacağım.I'll do anything.
Boşu boşuna yaygara yapmayı bırak.Stop making a fuss over nothing.
O, neyden yapılmıştır?What's it made from?
Ne yapacaksın?What are you going to do?
Ne yapacaksınız?What are you going to do?
Biz ne yapacağımızı tartıştık.We discussed what to do.