Ana içeriğe geç
Sözlük

yap ile cümle

yap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onu yapmak çok kolay.It's a piece of cake.
Umarım iyi bir gezi yaptınız.I hope you had a nice trip.
Öğrenciler İngilizcede iyi ilerleme yapıyorlar.The students are making good progress in English.
Öğrenciler hükümetin kararına karşı protesto yapıyorlar.Students have been protesting against the government's decision.
Okuldan ayrıldıktan sonra ne yapacaksın.What are you going to do after you leave school?
Okul gazetesinde bir sürü iş yaparım.I do a lot of work on the school newspaper.
Nara'ya okul gezisi yaptık.We went on a school trip to Nara.
Bunu okul için zamanında yapmayacaksın.You are not going to make it in time for school.
Okul festivalini başarılı yapmak için birbirlerine yardımcı oldular.They helped one another to make the school festival a success.
Bizim kampüs festivali önümüzdeki hafta yapılacak.Our campus festival is to be held next week.
Hiçbir şeye söz veremem fakat elimden geleni yapacağım.I can't promise anything, but I'll do my best.
Şüphesiz elinden geleni yaptı ama başarmadı.No doubt he did his best, but he didn't succeed.
Bunun onu yapmak için en iyi yol olmayabileceğini kabul ediyorum.I admit this may not be the best way of doing it.
Genelde, Tom neredeyse yaptığı her şeyde uyumlu bir insandır.By and large, Tom is an easygoing person in almost everything he does.
Dışarıya gitme yerine ev ödevimi yapmak zorundayım.I have to do my homework instead of going out.
Diplomasi, en iğrenç şeyleri en hoş şekilde yapmak ve söylemektir.Diplomacy is to do and say the nastiest thing in the nicest way.
Hobi olarak resim yaparım.I draw for a hobby.
Plajda tatil yapıyorum.I am taking a holiday at the beach.
Bay Kaifu halka açık konuşmalar yapmaya alışıktır.Mr Kaifu is used to making speeches in public.
Biz plajda barbekü yapacağız.We'll have a barbecue at the beach.
Öğrenim yapmak için yurtdışına giden öğrenci sayısı her yıl artmaktadır.The number of students going abroad to study is increasing each year.
Kırık kapıya geçici bir onarım yaptım.I made a temporary repair to the broken door.
Bir toplantı yapıyoruz.We are having a meeting.
Toplantı önümüzdeki Perşembe yapılacak.The meeting is to be held next Thursday.
Toplantı ayda iki kez yapılır.The meeting is held twice a month.
Konferans öbür gün yapılacak.The conference is to be held in Tokyo the day after tomorrow.
Toplantı yarın yapılacak.The meeting will be held tomorrow.
Toplantı burada yapıldı.The meeting was held here.
Ben toplantıdan sonra John ile küçük bir sohbet yaptım.I had a little chat with John after the meeting.
Toplantı dün yapıldı.The meeting took place yesterday.
Başka insanların yaptığını yapsan iyi olur.We had better do what other people do.
Nesneler ve durumlar arasında ayrım yapabilmeliyiz.We must be able to discriminate between objects and situations.
Onlarla müzakere yapması için onu atadık.We delegated him to negotiate with them.
Biz onun yeni bir yol yapma planına karşı çıktık.We opposed his plan to build a new road.
Cenazeyi ona teslim etmekten başka yapabileceğimiz bir şey yoktu.We could not but give him up for dead.
Bir demiryolu inşa etmek için sözleşme yaptık.We contracted to build a railway.
Savaş sırasında benzinsiz yapmak zorunda kaldık.We had to do without oil during the war.
Yaptığımız hakkında her zaman dikkatli olmalıyız.We should always be careful of what we do.
Biz her zaman elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız.We must always do our best.
Elimizden geleni yapacağımızdan emin olabilirsin.You may rest assured that we shall do all we can.
Bizim çalışma saatleri konusunda başkan ile görüşme yaptık.We negotiated with the president about our working hours.
Yanlış yaptığımız şeyi düzeltmek zorundayız.We have to put right what we have done wrong.
Görevimizi yapmamız önemlidir.It is important that we should do our duty.
Kaza hakkında yakın analiz yapmak zorundayız.We have to make a close analysis of the accident.
Kazanın sebepleri hakkında yakın analiz yapmalıyız.We must make a close analysis of the causes of the accident.
İşimizi elimizden geldiği kadar iyi yapmalıyız.We must do our job as best as we can.
Sadece başarısız olmak için elimizden gelenin en iyisini yaptık.We did our best only to fail.
Biz birbirimizi terk etmeyeceğimiz konusunda bir pazarlık yaptık.We made a bargain that we wouldn't forsake each other.
Gölün yakınında kamp yaptık.We made camp near the lake.
Biz Pazartesi günü saat akşam 6'da buluşmak için anlaşma yaptık.We made arrangements to meet at 6 p.m. on Monday.
Sıkı bir savaş yaptık.We fought a hard battle.
Yapmamız gerekeni yapmadan bıraktık.We have left undone what we ought to have done.
Bir gün dünyayı daha iyi bir yer yapacağız.We will someday make the world a better place.
Zor koşullar altında elimizden gelenin en iyisini yaptık.We made the best of that bad situation.
Biz yedide kahvaltı yaparız.We have breakfast at seven.
Programımızda bir değişiklik yapamayız.We cannot make a change in our schedule.
İşi yapmamıza izin verin.Let us do the work.
Uzayı işgâl edeceğimiz ve Ay'a yolculuk yapacağımız gün yakında gelecek.The day will soon come when we will conquer space and travel to the moon.
Biz o firma ile iş yaparız.We do business with that company.
Ticari şirketlerimiz bütün dünyada işlerini yaparlar.Our trading companies do business all over the world.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yap ile cümle - Sayfa 6 - yap kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App