yapıyorlar ile cümle
yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Öğretmenler araç tutarak ilçeye her gün gidiş dönüş yapıyorlar.Todo dia ela pega o trem para ir trabalhar.
Üçüncü grup üyeleri ise ömür boyu görev yapıyorlardı.Os três companheiros de conversas permaneceram em contato pelo resto de suas vidas.
Rant üzerinden siyaset yapıyorlar.Raide da RAF sobre o Rhur.
Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.Er wordt gesproken over de vervloeking van hen die de kuil maakten, over de farao en over het volk van Thamud.
Kim adına yapıyorlar, ortaya çıkacak.Wie de naam heeft, krijgt de daad.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.De twee leerden elkaar kennen op Oxford.
Bu durumda da muharebe sırasında sıklıkla tutukluk yapıyorlardı.Ook ontsnappen ze hem vaak bij een arrestatiepoging.
Üçüncü grup üyeleri ise ömür boyu görev yapıyorlardı.Zijn derde vrouw leefde langer.
Öğretmenler araç tutarak ilçeye her gün gidiş dönüş yapıyorlar.Alle leerlingen gaan nu elke dag na schooltijd terug naar huis.
Bu sefer daha politik bir müzik yapıyorlardı.In deze tijd maakte hij ook serieuzere muziek.
Polisler olası kazaları önlemek için kar zinciri kontrolü yapıyorlardı.De compagnie had controleposten ingericht om sluikhandel te voorkomen.
Acemi askerler poligonda atış talimi yapıyorlar.Recruten doen op de schietbaan schietoefeningen.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.Małżonkowie zamieszkali w Oksfordzie.
Bu esnada Almanlar Stalingrad Muharebesi içinde hazırlık yapıyorlardı.W tym samym bowiem czasie Niemcy przygotowywali się do bitwy pod Stalingradem.
Elbiseler giydiriliyor, süslendiriyorlar ve makyaj yapıyorlar.Malują się, pakują, itp.
Ruslar kendilerine teslim edilmesi için baskı yapıyorlardı.Rosjanie przez moment udawali, że chcą się poddać.
Bu okullarda kızlar ev kadını ve ev yönetimindeki hayatlarına hazırlık yapıyorlardı.Tych małych gestów uczymy się w domu, w rodzinie.
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.Pełnił równocześnie obowiązki dowódcy 8 Samodzielnej Brygady Kawalerii w Starogardzie.
Elbiseler giydiriliyor, süslendiriyorlar ve makyaj yapıyorlar.Skådespelarna kläs på och sminkas.
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.Han var också serafimerriddare och kommendör av Nordstjärneorden.
Futbolcular, mola almaksızın antrenman yapıyorlar.Лікарі порадили футболісту взяти паузу.
Çoğu piyade ve süvari alayları bir comesin kumandanlığında çiftler halinde görev yapıyorlardı.Більшість піхотних та кавалерійських полків діяли у парах під командою коміція (comes).
Knowles'a göre şarkı seçimleri yanlış yapılıyordu; ona göre aslında şarkı söylemeyip rap yapıyorlardı.За словами Ноулз, вони невірно вибрали пісню і фактично читали реп замість співу.
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.Також були прем'єр-міністрами одночасно з посадою Канцлера.
22 Ocak 1944'te Müttefikler Roma'nın 40 km güneyinde, Anzio’ya bir çıkarma daha yapıyorlar.Водночас 22 січня союзники висадили війська в Анціо, південніше Риму.
Onlar ne yapıyorlar?Що вони роблять?
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Oba byli prudcí a byli by se snad i vzájemně zabili.
Bunların hepsini yaptılar ve yapıyorlar.To všechno se tak udělalo a stalo.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.Podobné později pořádali i oxfordiáni.
Kim adına yapıyorlar, ortaya çıkacak.O jaká jména jde, se ale neví.
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.Stal se tak prvním klingonským důstojníkem ve hvězdné flotile.
Elbiseler giydiriliyor, süslendiriyorlar ve makyaj yapıyorlar.Obyvatelé vyráběli šaty, tkali a barvili.
Genelkurmaya ait Yedek Kuvvetler bünyesinde da görev yapıyorlardı.Sami se také aktivně podíleli na záchranné akci.
Bu sefer daha politik bir müzik yapıyorlardı.Este o muzică foarte politizată.
Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."Nu știu dacă a fost calea cea bună, ci mai degrabă cea ludică!”
Grup üyeleri benzer bir arabanın içinde aynı yolculuğu yapıyorlardı.Cei trei au călătorit în același tren, într-un alt vagon.
İkili bir yandan da dönemin gazete ve dergilerinden birbirlerine suçlamalar yapıyorlardı.În ambele cazuri era urmat de dată și numărul ziarului.
Bu okullarda kızlar ev kadını ve ev yönetimindeki hayatlarına hazırlık yapıyorlardı.Această școală unde erau educate tinerele fete se găsea sub conducerea și administrarea reuniunii.
Bu esnada Almanlar Stalingrad Muharebesi içinde hazırlık yapıyorlardı.A németek pont ekkor készültek a sztálingrádi csatára is.
Kim adına yapıyorlar, ortaya çıkacak.Az ő nevét viselő epizódban aztán újra összejönnek.
Peki ne yapıyorlar?Mi a fenét csinál?
Bolivya ile Peru 1873 yılında Şili'ye karşı ortaklaşa gizli bir antlaşma yapıyorlardı.1873-ban Peru kölcsönös segítségnyújtási szerződést kötött Bolíviával.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.Sittemmin he olivat asettuneet Oxfordiin.
Vakar jie darė skrybėles. : Dün şapka yapıyorlardı.Jo 14 minuutin kohdalla hän oli tehnyt hattutempun eli kolme maalia.
Öğretmenler araç tutarak ilçeye her gün gidiş dönüş yapıyorlar.Autopostitoimisto ajoi joka päivä saman reitin.
Elbiseler giydiriliyor, süslendiriyorlar ve makyaj yapıyorlar.Naiset kutoivat, ompelivat sekä valmistivat huopia ja jalkineita.
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.Oksanen valittiin myös ensimmäiseen tähdistökentälliseen.
Sık sık 11 bin kişilik arenayı dolduracak şovlar yapıyorlardı ki o dönemlerde önemli bir rakamdı bu.Yhtiössä oli tuhat osaketta, mikä sen ajan oloissa oli suuri määrä.
Peki ne yapıyorlar?Mitä sä teet?
Onlar dışarıda alışveriş yapıyorlar.He ovat ulkona ostoksilla.
Çoğu piyade ve süvari alayları bir comesin kumandanlığında çiftler halinde görev yapıyorlardı.Πολλά συντάγματα πεζικού και ιππικού διεξήγαν επιχειρήσεις ανά ζεύγη υπό τη διοίκηση ενός κόμη (comes).
Astronomlar 1970’lerden beri küresel yıldız kümeleri içerisinde kara delik araştırması yapıyorlar.Οι αστρονόμοι αναζητούν μαύρες τρύπες μέσα σε σφαιρωτά σμήνη από τη δεκαετία του 1970.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.Το ζευγάρι ζούσε στην Οξφόρδη της Αγγλίας.
Neden bunu yapıyorlar?Γιατί το κάνουν αυτό;
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.I begyndelsen var rigsadmiralen marineminister og øverstkommanderende for Royal Navy.
"Alt kimlik dertleri yok alt tarafı müzik yapıyorlar"."Doing Everything but Playing the Music".
Vokalleri ise Waters, Gilmour ve Wright üçlüsü değişerek yapıyorlardı.Resten af materialet var skrevet af Waters, Gilmour og Wright.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.Desuden har mange reklamebureauer hjemsted i Oxford.
Usagi'nin sınıfına geçiş yapıyorlar.Han fortsatte i IMSA-klassen.
İlk Osmanlı deryabeyleri, sancak yöneticiliği de yapıyorlardı.Han var også kommandør av 1. klasse av Nordstjerneordenen og kommandør av Vasaordenen.