yapıyorlar ile cümle
yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Ortaçağda, berberler diş çekiminin yanı sıra müşterilere ameliyat yapıyorlardı.During medieval times, barbers performed surgery on customers, as well as tooth extractions.
Sanırım onu bilerek yapıyorlar.Ich glaube, das machen die mit Absicht.
Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.Faraone und Osiride begeben sich auf den Thron.
Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."Das Heidentum kannte kein Gottesurteil Die Götter richteten nicht.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.Größtenteils fanden diese in Oxford statt.
Astronomlar 1970’lerden beri küresel yıldız kümeleri içerisinde kara delik araştırması yapıyorlar.Astronomen suchen seit den 1970ern nach Schwarzen Löchern in Kugelsternhaufen.
22 Ocak 1944'te Müttefikler Roma'nın 40 km güneyinde, Anzio’ya bir çıkarma daha yapıyorlar.Am 22. Januar 1944 landen alliierte Truppen bei Anzio.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Beide, so scheint es, hatten getrunken und waren bester Stimmung.
O dönemde ressamlar beyazdan siyaha doğru ton çalışması yapıyorlardı.Die Bilder waren zur damaligen Zeit mit ihren Abneigungen der Weißen gegen die Ureinwohner sensationell.
Vakar jie darė skrybėles. : Dün şapka yapıyorlardı.Gestern warst du noch so groß mit Hut.
Grup üyeleri benzer bir arabanın içinde aynı yolculuğu yapıyorlardı.Die Fahrzeuge hatten einen Führerstand wie bei einer Straßenbahn.
"100 yıldır sucuk yapıyorlar".100 Jahre zähes Schaffen.
Bunların hepsini yaptılar ve yapıyorlar.Lui seul fit, fait et fera toute choses » .
1939 yılında Elizabeth'in ebeveynleri Kanada ve ABD'ye resmi ziyaret yapıyorlar.En 1939, les parents d'Élisabeth se rendent au Canada et aux États-Unis.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.Il se rend alors auprès de ses alliés à Oxford.
"100 yıldır sucuk yapıyorlar"."300 Jahre Plëssdarem".
Denizciler geminin yürütülmesi işini Afanasi Matuşenko vasıtasıyla yapıyorlardı.Les marchands de la côte ne faisaient pas le voyage par eux-mêmes.
Kim adına yapıyorlar, ortaya çıkacak.On sait qui tu es... apparaîtra...
Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.Les armées d'Al-Ma'mûn (conduites par Tâhir) et d'Al-Amîn se sont rencontrées à Ray.
Bu hafta saat sekizde kahvaltı yapıyorlar.Esta semana desayunan a las ocho.
Şüphesiz Firavun, (veziri) Hâmân ve onların askerleri hata yapıyorlardı.Sus padres, Gaith Pharaon (fallecido) y Hala Pharaon.
Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."No tienen conocimiento de él, no siguen más que conjeturas.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.Además mantiene una afiliación con Oxford.
Kim adına yapıyorlar, ortaya çıkacak.Su nombre es La que se avecina.
"Alt kimlik dertleri yok alt tarafı müzik yapıyorlar".No se preocupen, pronto tendrán música."
"100 yıldır sucuk yapıyorlar".«Becado por cien años.».
Eric'in ailesinin garajında pratik yapıyorlardı.El grupo empezó a tocar en la casa de los padres de Kurt y Eric.
Klipte Mars ve arkadaşları Las Vegas'taki bir kumarhanede parti yapıyorlar.Crupier y jugadores de black jack en un casino de Las Vegas.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Ambos son insostenibles y ambos son horribles.
Onlar yazılım ürünleri ticareti yapıyorlar.Commercializzano prodotti software.
Sabah. Çocuklar kahvaltı yapıyorlar.È mattina. I bambini stanno facendo colazione.
20. yüzyılın başlarında İngiliz hapishanelerindeki süfrajetler sık sık açlık grevi yapıyorlardı.All'inizio del XX secolo le suffragette portarono spesso avanti scioperi della fame nelle prigioni inglesi.
İlk başlarda Masayoshi Yamazaki coverları yapıyorlardı.In un primo momento, hanno fatto cover di Masayoshi Yamazaki.
Eric'in ailesinin garajında pratik yapıyorlardı.Il gruppo inizia così a provare nel garage dei genitori di Eric.
Bu durumda da muharebe sırasında sıklıkla tutukluk yapıyorlardı.Lo si vede spesso bere anche durante un combattimento.
Çoğu piyade ve süvari alayları bir comesin kumandanlığında çiftler halinde görev yapıyorlardı.Molti reggimenti di fanteria e cavalleria operavano abbinati sotto la guida di un comes.
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Stavo diventando troppo vecchio e quei due erano degli uragani.
Bunların yanında saray muhafızları hükümdarın muhafızları olarak görev yapıyorlardı.Vi erano addirittura preti che prestavano servizio come guardie del corpo del dittatore.
Devletin gelirleri onların hazinelerinde toplanıyor ve harcamaları öngördükleri şekilde yapıyorlardı.I governatori, d'accordo con i Pubblicani, gonfiavano i tributi da riscuotere e se ne intascavano i profitti.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.A Oxford si associò al Movimento di Oxford.
Onlar bunu yapmıyorlar, net olarak tam tersini yapıyorlar.Они этого не делают, они делают буквально противоположное.
Japon kızlar naylon çorap üzerine sprey boya sıkıp desen yapıyorlar.Японские девушки с помощью спрей-краски рисуют узоры на своих нейлоновых чулках.
Okulda birinci sınıf öğrencileri Noel süslemeleri yapıyorlar.В школе первоклассники мастерят рождественские украшения.
Otobüs şoförleri grev yapıyorlar.Водители автобусов бастуют.
Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."Нет сговора, вот они и сходят с ума!».
Hep ikisi yaramazlık yapıyorlardı ve ikisi de en güçlüsüydü.Мы оба сильные люди, в этом вся проблема.
Knowles'a göre şarkı seçimleri yanlış yapılıyordu; ona göre aslında şarkı söylemeyip rap yapıyorlardı.Как говорит Ноулз, они неверно выбрали песню и фактически читали рэп вместо пения.
Bunların hepsini yaptılar ve yapıyorlar.И они это берут, а хотят они всё.
Grup üyeleri benzer bir arabanın içinde aynı yolculuğu yapıyorlardı.Над аналогичной машиной велась работа в ЦАГИ.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.С тех пор они жили в Оксфорде.
Öğretmenler araç tutarak ilçeye her gün gidiş dönüş yapıyorlar.فكان على صانع السيارات أن يذهب كل يوم لإعادة بناءها من جديد.
Siyasi açıklamayı savunanlar, tek parti rejiminin otoriter niteliğine vurgu yapıyorlardı.إن أنصار البيان السياسي كانوا قد أكدوا على الطبيعة الإستبدادية لنظام الحزب الواحد.
Çoğu piyade ve süvari alayları bir comesin kumandanlığında çiftler halinde görev yapıyorlardı.وتعمل الكثير من أفواج المشاة والفرسان في أزواج تحت قيادة comes.
Şimdi "düşünmeli" kayıtlar yapıyorlar.يعتقد الناس الذين سيشاهدون"استعراض" إعدامه.
1939 yılında Elizabeth'in ebeveynleri Kanada ve ABD'ye resmi ziyaret yapıyorlar.وفي عام 1939م جال والدا إليزابيث كندا والولايات المتحدة.
"100 yıldır sucuk yapıyorlar".100 عام من الصمود".
20. yüzyılın başlarında İngiliz hapishanelerindeki süfrajetler sık sık açlık grevi yapıyorlardı.خاضت المُطالِبات بحق اقتراع المرأة في مطلع القرن العشرين إضراباً عن الطعام في السجون البريطانية.
Bazı üyeler Oxford'da da buluşmalarını yapıyorlardı.أخريات من أعماله محفوظة في أكسفورد.
Bunların yanında saray muhafızları hükümdarın muhafızları olarak görev yapıyorlardı.مثل مكاتب الإمبراطورية الأخرى كانت تخضع مباشرة لسيطرة المستشار.
Eric'in ailesinin garajında pratik yapıyorlardı.Eles praticavam na garagem dos pais de Eric.