yapıyorlar ile cümle

yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.הם מראים סרטים, הם מרצים, וכיו"ב.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.يعرضون أفلاما ، يلقون كلمات، وهلم جرا.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.これは楽しく創造的な作業です
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Gyere a floridai aranyesőbokorhoz, ahol vannak citromok, ahol születnek démonok.'
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Hãy đến với những bụi cây Florida đầy nắng, nơi mà có những cây chanh, nơi mà họ tạo ra những con quái vật.'
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar.""'플로리다 햇살 가득한 덤불로 오세요~'" "'거긴 레몬이 있고 데몬(악마)를 만든답니다.'"
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Kom naar het zonnige bos van Florida, waar er citroenen zijn, waar ze demonen maken."
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Kom till Floridas solskensbuske, där det finns citroner, där de gör demoner'.
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Přijeď na Floridu, slunečný keři. Tam kde jsou citróny, kde mají démony."
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Przyjedź do Florydy słonecznych krzewów. gdzie rosną limonki, produkują demonki.'
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Vem até à mata soalheira da Florida, onde há limões, onde fazem demónios.'
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Venez dans la brousse au soleil de Floride, où il y a des citrons, où ils fabriquent des démons. "
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Venite nella boscaglia assolata della Florida, dove ci sono i limoni, dove fanno i demoni'.
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Veniți în tufiș în Florida la apus, unde sunt lămâi, unde se fac demoni."
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Έλα στην ηλιόλουστη Φλόριντα, όπου υπάρχουν λεμόνια, όπου φτιάχνουν δαίμονες."
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Ела до Флоридския слънчев храст. където има лимони, където те правят демони. "
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."Приезжай в солнечную Флориду, где растут лимоны, где рождаются демоны".
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."בואו לשיח השמש של פלורידה, יש כאן לימונים, יש כאן שדונים.'
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar.""تعالي إلى فلوريدا أيتها الشمس المشرقة. فهناك الليمون و الشياطين"
Florida'ya gel gün ışığı huzmesi. orada limonlar var, orada şeytanlar yapıyorlar."そこにはレモンがあってさ それが悪魔になってさ 『怖い人ね』 一人が言いました そしてレベルとヴァルは
Fon sağlar. Ama yapıyorlar.I tak dalej.
Fon sağlar. Ama yapıyorlar.분리 하라고요.
Fon sağlar. Ama yapıyorlar.là khác biệt.
Fon sağlar. Ama yapıyorlar. Tarihte, karşılıklı olarak, önemli ağırlıktaki yardım yeniden incelemeye alınıyor.Als het doel is om staten te bouwen die geloofwaardig voor zichzelf kunnen zorgen
Fon sağlar. Ama yapıyorlar.Έλεγα, οι δικοί μου άνθρωποι εδώ, οι Αμερικάνοι εκεί, έκανα διαχωρισμούς.
Fon sağlar. Ama yapıyorlar.І я сказав їм - моїм людям, і американцям, які там були - розділіться.
Fon sağlar. Ama yapıyorlar.נפרדים.
Fon sağlar. Ama yapıyorlar.ا لفقيرة . توفير التمويل . لكنهم يفعلون . هناك
Fon sağlar. Ama yapıyorlar.私は国際連合で諮問役をしています。
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.Az újságírók az utcára vontultak, hogy a újságírói védelmet kiterjesszék.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.E i giornalisti stanno manifestando per le strade per migliorare le leggi di garanzia.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.E os jornalistas estão na rua a unir-se para melhorar as leis-escudo.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.Et les journalistes sont dans la rue, ils se rassemblent pour améliorer les lois de protection des sources.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.Journalisten demonstrieren, um die Schutz-Gesetze zu verbessern.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.Journalisten gaan de straat op voor de afschermingswetten.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.그리고 언론인들이 "방패법"을 강화하기 위해 길거리에서 시위중입니다.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.Novinári demonštrovali v uliciach za zlepšenie "ochranných zákonov".
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.Para jurnalis turun ke jalan berdemo mempertahankan hukum perlindungan.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.Reporterzy pikietują na ulicach w celu polepszenia prawa prywatności źródeł.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.Si ziaristii sunt in strada demonstrand pentru a imbunatati legile scut.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.Y los periodistas están en la calle, protestando, para mejorar las "leyes escudo".
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.Και οι δημοσιογράφοι κινητοποιήθηκαν για τη βελτίωση της νομοθετικής ασπίδας.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.И журналистите протестират за промяна на законите за поверителност на източниците.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.И журналисты выходят на улицы, требуя усовершенствования законов о конфиденциальности информации.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.ועיתונאים מפגינים ברחוב כדי לשפר את חוקי חסיון המקורות העיתונאיים.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.ويتظاهر الصحفيون في الشارع لتحسين قوانين الحماية.
Gazeteciler, sokakta toplanıp "kalkan" kanunlarının iyileştirilmesi için gösteri yapıyorlar.守秘権法は 実際は州法の継ぎ合わせなのですが
Gelişmekte olan ülkelerden öğrenciler de, çok pahalı bilimsel araçların benzerlerini kendileri yapıyorlar.개발도상국에 살고 있는 학생들은 만드는데 돈이 많이 드는 모조 과학기기를 값싸게 만들 수 있어요.
Gelişmekte olan ülkelerden öğrenciler de, çok pahalı bilimsel araçların benzerlerini kendileri yapıyorlar.Sau sunt studenţi care copiază instrumente care costă foarte mult să le faci.
Gelişmekte olan ülkelerden öğrenciler de, çok pahalı bilimsel araçların benzerlerini kendileri yapıyorlar.Studenci z krajów rozwijających się tworzą repliki bardzo drogiej aparatury naukowej, kosztującej krocie.
Gelişmekte olan ülkelerden öğrenciler de, çok pahalı bilimsel araçların benzerlerini kendileri yapıyorlar.Studenti v rozvojových zemích vytváří kopie vědeckých přístrojů, které stojí jinak hodně peněz.
Gelişmekte olan ülkelerden öğrenciler de, çok pahalı bilimsel araçların benzerlerini kendileri yapıyorlar.También hay estudiantes de países en desarrollo que fabrican réplicas de instrumentos científicos costosos.
Gelişmekte olan ülkelerden öğrenciler de, çok pahalı bilimsel araçların benzerlerini kendileri yapıyorlar.Или имате студенти в дубликати на научни инструменти, за които са нужни много пари, за да бъдат направени.
Gelişmekte olan ülkelerden öğrenciler de, çok pahalı bilimsel araçların benzerlerini kendileri yapıyorlar.Студенты в развивающихся странах создают копии научных инструментов, которые дорого стоят.
Gelişmekte olan ülkelerden öğrenciler de, çok pahalı bilimsel araçların benzerlerini kendileri yapıyorlar.או שיש סטודנטים העתקים של מכשירים מדעיים שעולה המון כסף לייצר אותם.
Gelişmekte olan ülkelerden öğrenciler de, çok pahalı bilimsel araçların benzerlerini kendileri yapıyorlar.أو لديك طلاب في البلدان النامية يصنعون نسخا مماثلة للأدوات العلمية التي يكلف صنعها الكثير من المال.
Gelişmekte olan ülkelerden öğrenciler de, çok pahalı bilimsel araçların benzerlerini kendileri yapıyorlar.高価な科学装置の レプリカを作っています Arduinoや その他の パーツを使って
Genellikle yürüyüş yapıyorlar.그저 재미로 즐기기 위해 합니다. 또 이분들이 좋아하는
Genellikle yürüyüş yapıyorlar.Suelen caminar,
Genellikle yürüyüş yapıyorlar.אלו הם פעילויות שהם נהנים לבצע. הם נוהגים ללכת,

İlgili Sayfalar