yapıyorlar ile cümle

yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Genellikle yürüyüş yapıyorlar.انه لشيء يستمتعون به . انهم يتقصدون المشي ,
Genellikle yürüyüş yapıyorlar.それはボケを予防できる唯一証明された行為です
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.그린란드의 노르만 족의 경우, 그들의 모국인 노르웨이와 무역을 했습니다만,
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.la chute d'une société.
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.Se tale supporto amichevole scompare, questo può portare una società a maggiori probabilità di collasso.
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.Vikingové v Grónsku obchodovali se svou mateřskou zemí, Norskem.
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.Y si ese apoyo amistoso se retira, puede hacer que una sociedad sea más proclive a colapsar.
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.Και αν αυτή η φιλική βοήθεια αποσυρθεί, αυτό μπορεί να φέρει μία κοινωνία πιο κοντά στην κατάρρευση.
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.И ако приятелската подкрепа се оттегли, това може да увеличи вероятността едно общество да рухне.
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.И если эта поддержка прекращается, это может сделать общество более подверженным вымиранию.
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.І якщо ця дружня підтримка зникає, то це може зробити суспільство більш схильним до занепаду.
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.במקרה של הנורדים של גרינלנד,
Grönland İskandinavları anavatanları Norveç ile ticaret yapıyorlardı.彼らは母国ノルウェーと貿易がありました そしてノルウェーが弱小化したことや グリーンランドとノルウェー間の
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.A dél-afrikaiak igazán szabadon zenélnek.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Âm nhạc Nam Phi hoàn toàn miễn phí.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.I sudafricani fanno musica molto liberamente.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Jihoafričané prostě tvoří hudbu tak nevázaně.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.남아프리카인들은 음악을 아주 자유롭게 만듭니다
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Les sud-africains font de la musique vraiment librement.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Los sudafricanos hacen música con gran libertad.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Mieszkańcy RPA po prostu wykonują muzykę naprawdę swobodnie.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Orang Afrika Selatan menggubah musik dengan sangat bebas.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Sud-africanii fac muzica foarte liber.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Südafrikaner musizieren einfach sehr frei.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Zuid-Afrikanen maken gewoon echt vrij muziek.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Жители Южной Африки создают музыку очень легко.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Південноафриканці просто роблять музику дійсно вільно.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.Южноафриканците правят музика наистина свободно.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.דרום אפריקאים עושים מוזיקה בחופשיות גמורה.
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.اهالي جنوب افريقيا يؤلفون الموسيقا بحرية كاملة على الأطلاق
Güney Afrikalılar müziği gerçekten özgürce yapıyorlar.その少なからぬ部分は
Günümüzde kadınlar genellikle erkeklerden daha çok ev işi yapıyorlar, yemek ve temizlik işleri, peki neden?Azi, mai degrabă femeile decât bărbații fac treburile casei, gătitul și curățenia. Dar de ce se întâmplă asta?
Günümüzde kadınlar genellikle erkeklerden daha çok ev işi yapıyorlar, yemek ve temizlik işleri, peki neden?Heute machen Frauen mit höherer Wahrscheinlichkeit die Hausarbeiten, Kochen und Saubermachen. Aber warum?
Günümüzde kadınlar genellikle erkeklerden daha çok ev işi yapıyorlar, yemek ve temizlik işleri, peki neden?I dag är det mer sannolikt att kvinnan utför hushållsarbetet, matlagningen och städningen.
Günümüzde kadınlar genellikle erkeklerden daha çok ev işi yapıyorlar, yemek ve temizlik işleri, peki neden?오늘날 여성은 주로 남성보다 집안일을 더 많이 합니다. 청소와 요리를 하죠. 하지만 왜 그런가요?
Günümüzde kadınlar genellikle erkeklerden daha çok ev işi yapıyorlar, yemek ve temizlik işleri, peki neden?Сегодня женщины чаще мужчин занимаются работой по дому, готовкой и уборкой. Почему?
Günümüzde kadınlar genellikle erkeklerden daha çok ev işi yapıyorlar, yemek ve temizlik işleri, peki neden?في الحاضر المتوقع أن الأنثى هي من تقوم بالأعمال المنزلية، مثل الطبخ والتنظيف. ولكن لماذا؟
Günümüzde kadınlar genellikle erkeklerden daha çok ev işi yapıyorlar, yemek ve temizlik işleri, peki neden?料理や掃除などです なぜなのでしょう? 女性は料理の遺伝子を持って 生まれてくるから?
Güya piçler bunu her yıl yapıyorlar.Baje to naredijo vsako leto.
Güya piçler bunu her yıl yapıyorlar.Giả sử là các Bastards làm điều đó mỗi năm.
Güya piçler bunu her yıl yapıyorlar.Se pare că nenorociţii fac asta în fiecare an.
Güya piçler bunu her yıl yapıyorlar.Supuestamente, los desgraciados Io hacen todos los anos.
Güya piçler bunu her yıl yapıyorlar.Ty zmetci to zøejmì dìlají každej rok.
Güya piçler bunu her yıl yapıyorlar.Vermoedelijk doen de bastaarden het ieder jaar.
Güya piçler bunu her yıl yapıyorlar.Υποτίθεται ότι οι μπάσταρδοι το κάνουν κάθε χρόνο.
Hadi oradan! Bunu sağlayan girişimciler olacak ve daha şimdiden yapıyorlarTo bodo podjetniki in oni to počenjajo že zdaj.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Csodálatos dolgokat csinálnak, de gonosz dolgokat is, és nem tudod megállapítani a különbséget.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.De gör underbara saker men de gör också de onda sakerna och ni kan inte se skillnaden.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Dělají dobré činy, ale i zlé činy, a někdy to nemůžete rozlišit.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Fac lucruri minunate, dar fac și lucrurile rele, iar tu nu poți discerne.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Fanno cose meravigliose, ma anche cose cattive, e non è possibile capire la differenza.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Fazem coisas maravilhosas mas também fazem coisas más, e vocês não conseguem distingui-las.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Hacen cosas magníficas. Un tipo como el Tte.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Họ làm những điều tuyệt vời, nhưng họ cũng là những điều tồi tệ. và bạn không thể phân biệt được.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.이런 멋진 일들을 하는 한편으로 그들은 나쁜 일들도 합니다. 그러면 여러분들은 구분이 안갑니다.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Mereka melakukan hal-hal baik, tetapi mereka juga melakukan hal-hal buruk, dan Anda tidak bisa membedakan.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Robia nádherné veci, ale tiež zlé veci, ale Vy nevidíte rozdiel.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Robią wspaniałe rzeczy, lecz również złe rzeczy, i masz kłopot z ich rozróżnieniem.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Sie tun wundervolle Dinge, aber sie tun auch schlechte Dinge, und Sie können den Unterschied nicht sehen.
Harika şeyler yapıyorlar, ama kötü şeyler de yapıyorlar, ve bu sizin için farketmiyor.Ze doen prachtige dingen, maar ze doen ook vreselijke dingen, en je kan het verschil niet zien.

İlgili Sayfalar