yapıyorlar ile cümle

yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Fakat yine de balonlarla bir çok harika şey yapıyorlar.Но те правят страхотни неща от балони.
Fakat yine de balonlarla bir çok harika şey yapıyorlar.ודבר נוסף בנוגע לחבר'ה האלו
Fakat yine de balonlarla bir çok harika şey yapıyorlar.ولكنهم حقا يصنعون أشكال ممتازه بالبالونات
Fakat yine de balonlarla bir çok harika şey yapıyorlar.たまにトラブルになりますが、さほどでもありません
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Dom satsar resurser där dom gör störst skillnad.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Erőforrásaikat oda fordítják, ahol a legnagyobb változást tudják vele elérni.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Họ đầu tư nguồn lực vào nơi tạo sự khác biệt lớn nhất.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Ils investissent des ressources là où ils peuvent créer le plus grand impact.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Investem recursos onde eles podem fazer a maior diferença.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Investesc resurse acolo unde ele au efectul maxim.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Investono risorse laddove possono fare la maggiore differenza.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Investují své zdroje tam, kde se to projeví nejvíce.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Invierten los recursos donde pueden marcar la mayor diferencia.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Inwestują zasoby tam, gdzie można najwięcej osiągnąć.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.핀란드는 제일 큰 차이를 만들어낼 수 있는 자원에 투자했습니다.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Ressourcen gelangen dorthin, wo sie die größte Wirkung haben.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Zij investeren daar waar ze het meeste verschil uitmaken.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Επενδύουν πόρους εκεί που μπορούν να πετύχουν την μεγαλύτερη διαφορά.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Вони вкладають ресурси туди, де це справді грає роль.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.Они инвестируют ресурсы туда, где это сыграет решающую роль.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.הם משקיעים במקומות בהם ניתן להשיג את השינוי הגדול ביותר.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.باستثمارهم لمصادرهمحيث يمكنهم أن يخلقوا الفارق.
Fark yaratabilecekleri yere kaynak yatırımı yapıyorlar.大変な学校にはタフな校長 -
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.A farizeovia mu povedali: Vidz, čo robia v sobotu, čo sa nesmie.
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Ale Faryzeuszowie mówili do niego: Oto czemu ci czynią w sabat, czego się nie godzi czynić?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Các người Pha-ri-si bèn nói cùng Ngài rằng: Coi kìa, sao môn đồ thầy làm điều không nên làm trong ngày Sa-bát?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Då sade fariséerna till honom: »Se! Huru kunna de på sabbaten göra vad som icke är lovligt?»
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Ekkor a farizeusok mondának néki: Ímé, miért mûvelik azt szombatnapon, a mit nem szabad?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.E os fariseus lhe perguntaram: Olha, por que estão fazendo no sábado o que não é lícito?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Fariseii I-au zis: ,,Vezi, de ce fac ei ce nu este îngăduit să facă în ziua Sabatului?``
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.I farisei gli dissero: «Vedi, perché essi fanno di sabato quel che non è permesso?»
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.바리새인들이 예수께 말하되 보시오 저희가 어찌하여 안식일에 하지 못할 일을 하나이까
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Les pharisiens lui dirent: Voici, pourquoi font-ils ce qui n`est pas permis pendant le sabbat?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Los fariseos le decían: --Mira, ¿por qué hacen en los sábados lo que no es lícito
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Niin fariseukset sanoivat hänelle: "Katso, miksi he tekevät sapattina sitä, mikä ei ole luvallista?"
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Og Farisæerne sagde til ham: "Se, hvorfor gøre de på Sabbaten, hvad der ikke er tilladt?"
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Og fariseerne sa til ham: Se, hvorfor gjør de på sabbaten det som ikke er tillatt?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Pa mu reko farizeji: Glej, kaj delajo v soboto, kar se ne sme?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Tedy farizeové řekli jemu: Pohleď, coť činí učedlníci tvoji, čehož nesluší činiti v sobotu.
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Und die Pharisäer sprachen zu ihm: Siehe zu, was tun deine Jünger am Sabbat, das nicht recht ist?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.Και οι Φαρισαιοι ελεγον προς αυτον Ιδου, δια τι πραττουσιν εν τοις σαββασιν εκεινο, το οποιον δεν συγχωρειται;
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.И фарисеи сказали Ему: смотри, что они делают в субботу, чего не должно делать ?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.И фарисеите Му рекоха: Виж! Защо вършат в събота нещо, което не е позволено?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.І казали до Него Фарисеї: Дивись, чого вони роблять у суботу, що не годить ся?
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.ויאמרו אליו הפרושים ראה מה המה עשים בשבת דבר אשר לא יעשה׃
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.فقال له الفريسيون. انظر. لماذا يفعلون في السبت ما لا يحل.
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.法 利 賽 人 對 耶 穌 說 、 看 哪 、 他 們 在 安 息 日 為 甚 麼 作 不 可 作 的 事 呢
Ferisiler İsaya, ‹‹Bak, Şabat Günü yasak olanı neden yapıyorlar?›› dediler.法 利賽人對耶穌說 、 看 哪 、 他 們 在 安息日 為甚麼 作 不 可 作 的 事 呢
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Arată filme, fac prezentări, etc.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Elles montrent des films, donnent des conférences, etc.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Fanno vedere documentari, tengono conferenze, e così via.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Filmeket vetítenek, beszélgetéseket szerveznek, stb.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Họ trình chiếu những thước phim, bài thuyết trình v.v...
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.영화를 보여주기도 하고, 토론을 하기도 하고 말이죠.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Mereka memutar film, berbicara, dan sebagainya.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Muestran las películas, dan charlas, etc.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Organizują projekcje filmów, pogadanki, itp.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Sie zeigen Filme, halten Reden, und so weiter.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Ze tonen films, geven voordrachten, enzovoort.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Показват филми, изнасят беседи и така нататък.

İlgili Sayfalar