yapıyorlar ile cümle
yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --הם מייצרים מכונות קפה כאן, יצרן הקפה הגדול ביותר וגם יצרני הברזל הגדולים ביותר.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --هنا يصنعون أجهزة تحضير القهوة ، أكبر صانع للقهوة و أكبر مصنع للحديد
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --またアイロンの製造においても最大です 世界の2千万台を製造しています
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.Así que lo construyeron, y pueden construir todo tipo de formas a nanoescala.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.Così lo costruiscono e possono conferirgli forme di ogni tipo a livello microscopico.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.Das bauen sie, und sie können alle mögliche Formen konstruieren, im Nanobereich.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.Ei au construit-o şi pot construi tot felul de forme la scară nano.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.그래서 그들은 나노 스케일로 모든 종류의 형태를 구성할 수 있습니다.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.Tak to sestrojí, dokáží sestrojit různé věci na nano úrovni.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.Úgyhogy megépítették -- és meg tudnának építeni más formákat is nanoméretben.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.Więc stworzyli to. Mogą stworzyć wszystko w nanoskali.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.Ze zijn in staat om allerlei vormen te maken op nanoschaal.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.Итак, они создали это, и теперь могут создавать разные виды форм в наномасштабе.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.Те я конструират и могат да конструират всякакви видове форми в наномащаб.
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.אז הם בונים את זה, והם יכולים לבנות כל מיני צורות
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.وبالتالي تم بناؤه وباستطاعتهم بناء جميع الأشكال
Bu şekilde düzenleme yapıyorlar ve birçok türde formlar düzenleyebiliyorlar, nano ölçeklerde formlar.ナノの世界で表せるという 試みです
Bu şeyleri kimler yapıyordu? Onları nasıl yapıyorlardı?누가 만들었을까? 어떻게 만들었을까?
Bu şeyleri kimler yapıyordu? Onları nasıl yapıyorlardı?Wie maakt de dingen en hoe worden ze gemaakt?
Bu şeyleri kimler yapıyordu? Onları nasıl yapıyorlardı?Ποιος φτιάχνει αυτά τα πράγματα; Πώς τα έφτιαξαν;
Bu şeyleri kimler yapıyordu? Onları nasıl yapıyorlardı?מי מכין את הדברים האלה? איך הם עושים את זה?
Bu şeyleri kimler yapıyordu? Onları nasıl yapıyorlardı?من الذي يقوم بصنع تلك الاشياء؟ و كيف قاموا بذلك؟
Bu şeyleri kimler yapıyordu? Onları nasıl yapıyorlardı?僕たちが作ってはいけないのか?
Bu topluluktaki kişiler aktif olarak öldükten sonraki seçenekler konusunda keşif yapıyorlar.'디컴피컬쳐 소사이어티' (Decompiculture Society)을 만들었습니다 이들은 적극적으로 사후에 대한 선택을 찾아가고
Bu topluluktaki kişiler aktif olarak öldükten sonraki seçenekler konusunda keşif yapıyorlar.קבוצה של אנשים שנקראים דיקומפונאוטים שחוקרים באופן אקטיבי את האפשרויות שלאחר מותם,
Bu topluluktaki kişiler aktif olarak öldükten sonraki seçenekler konusunda keşif yapıyorlar.مجموعة من الناس تدعى (دي كومبناتس) الذين يستكشفون خيارات ما بعد وفاتهم،
Bu topluluktaki kişiler aktif olarak öldükten sonraki seçenekler konusunda keşif yapıyorlar.積極的に自らの死後の選択を探り 死を受け止めて
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Alle journalisten doen dat.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Asta fac toţi jurnaliştii.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.C'est ce que font tous les journalistes.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Đó là điều mọi nhà báo làm.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.É o que todos os jornalistas fazem.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.È quello che fanno tutti i giornalisti.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Es ist das, was Journalisten tun.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Es lo que todos los periodistas hacen.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Ezt teszi minden újságíró.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.이건 사실 모든 저널리스트들이 하는 것이고요.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.To robia všetci novinári.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Właśnie to robią wszyscy dziennikarze.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Αυτό κάνουν και όλοι οι δημοσιογράφοι.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Саме це роблять всі журналісти.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Това правят всички журналисти.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.Это то, чем занимаются журналисты.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.זה מה שכל העיתונאים עושים.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.هذا ما يفعله كل الصحفيون.
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.我々ジャーナリストは メモ帳を携えて世界を駆けまわり
Büyücülük yapıyorlar.C'est comme la sorcellerie.
Büyücülük yapıyorlar.Es como un maleficio.
Büyücülük yapıyorlar.Es ist wie Hexerei.
Büyücülük yapıyorlar.È una stregoneria.
Büyücülük yapıyorlar. Her şeyi ters yüz çeviriyorlar.E ca o vrăjitorie: ei întorc totul pe dos."
Büyücülük yapıyorlar. Her şeyi ters yüz çeviriyorlar.그건 마술과 같은 거에요. 그런 방식으로는 뭐든 거꾸로 뒤집을수 있거든요."
Büyücülük yapıyorlar. Her şeyi ters yüz çeviriyorlar.Це як полювання на відьом - вони все перевертають догори дригом".
Büyücülük yapıyorlar. Her şeyi ters yüz çeviriyorlar.זה כמו מעשה-כשפים. הם הופכים את הכל."
Büyücülük yapıyorlar. Her şeyi ters yüz çeviriyorlar.إنها مثل السحر. يقلبون كل شئ رأسا على عقب"
Büyücülük yapıyorlar. Her şeyi ters yüz çeviriyorlar.そしてこう言いました 「審理があるんだ
Büyücülük yapıyorlar.Het is als hekserij.
Büyücülük yapıyorlar.Je to ako bosoráctvo.
Büyücülük yapıyorlar.Như một trò phù thủy.
Büyücülük yapıyorlar.Olyan mint a boszorkányság.