yapıyorlar ile cümle
yapıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu yapıyorlar.הם עושים אותה.
Bunu yapıyorlar.هم يفعلون هذا
Bunu yapıyorlar.腕をVの字に突き上げ あごをやや前に突き出します
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Họ không thực hiện điều này nhiều như họ nên làm, nhưng họ vẫn thực hiện nó.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.충분하지는 않아도, 하기는 하죠.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.La gente usa el cepillo de dientes y el hilo dental.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Les gens se brossent les dents et utilisent du fil dentaire.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Lidé si čistí zuby a používají zubní nit.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Mensen poetsen hun tanden en gebruiken tandzijde.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Nem teszik annyiszor mint kellene, de megteszik.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Nie robią tego tak często jak powinni, ale mimo wszystko to robią.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Non tanto quanto dovrebbero, ma lo fanno.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Nu o fac atât de mult cât ar trebui, dar o fac.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Pessoas a lavar os dentes e usar fio dental.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Sie tun es nicht so regelmäßig, wie sie sollten, aber sie tun es.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Δεν το κάνουν όσο συχνά θα έπρεπε, αλλά το κάνουν.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Они не чистят так часто, как должны, но всё равно чистят.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.Хората си мият зъбите и ги почистват с конец.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.הם לא עושים את זה מספיק, אבל הם עושים את זה.
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.صحيح انهم لا يقومون بذلك على النحو الملائم .. ولكنهم يقومون بها على الاقل
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.コネチカット州の歯科医の数人が
Bunu yapmaları gerektiği sıklıkta yapmıyorlar, ama gene de yapıyorlar.佢哋雖然做得唔夠多﹐但係都總算有做。
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.Al honderden miljoenen jaren lang.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.Die machen das schon seit hunderten Millionen von Jahren.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.És teszik ezt már több százmillió éve.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.Fac asta de sute de milione de ani.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.Ils ont fait ça pendant des centaines de millions d'années.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.In to že stotine milijonov let.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.그들은 수백만년동안 그래 왔습니다.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.L'hanno fatto per centinaia di milioni di anni.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.Lo han estado haciendo durante cientos de millones de años.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.Robiły to przez setki milionów lat.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.Têm feito isso durante centenas de milhões de anos.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.Они делали это сотни миллионов лет.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.Правят го от стотици милиони ходини.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.הם כבר עושים זאת במשך מאות מיליוני שנים.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.لقد كانوا يحققونها لمئات الملايين من السنين.
Bunu yüz milyonlarca yıldır yapıyorlardı.私は以前 数学者に
Bu onlar için ciddi bir sorundu; çünkü ormanı kullanarak kömür, kömürü kullanarak da demir yapıyorlardı.그들은 의도하지 않게 토양유실과 삼림파괴를 야기시켰죠. 이건 그들 특유의 문제였습니다. 왜냐하면 철을 만들기 위해 목탄(숯)이 필요했고, 목탄을 생산하기 위해서는 숲이 필요했기 때문입니다.
Bu onlar için ciddi bir sorundu; çünkü ormanı kullanarak kömür, kömürü kullanarak da demir yapıyorlardı.הם גרמו בשוגג לסחף קרקע ולבירוא יערות, מה שהיווה בעיה מיוחדת עבורם, כי הם נזקקו ליערות כדי לייצר פחם וברזל,
Bu onlar için ciddi bir sorundu; çünkü ormanı kullanarak kömür, kömürü kullanarak da demir yapıyorlardı.鉄は炭を必要とし 炭は森林を必要とするので 森林破壊は彼らにとって 特に致命的だったのです こうして鉄器時代の欧州社会において自分達で鉄を作ることが
"Burada başka kimler var ve ne yapıyorlar?""Bueno, ¿quién más está ahí afuera y qué está haciendo?"
"Burada başka kimler var ve ne yapıyorlar?"그들은 뭘 하고 있는지 알아 봐야 합니다
"Burada başka kimler var ve ne yapıyorlar?""Kto jeszcze tam jest i co oni robią?".
"Burada başka kimler var ve ne yapıyorlar?""Ну, хто ще там і що вони роблять?"
"Burada başka kimler var ve ne yapıyorlar?"عن من يوجد معك هناك وماذا يفعل.
"Burada başka kimler var ve ne yapıyorlar?"次に技術や市場の実態について なぜこの問題を解決するのが大変で
Burada durmuyorlar, hatta burada da. Hayır, buradan bir dönüş yapıyorlar.Dus, nu stoppen ze niet hier, of zelfs maar hier, nee, ze gaan helemaal hierheen.
Burada durmuyorlar, hatta burada da. Hayır, buradan bir dönüş yapıyorlar.Nie zatrzymują tutaj, ale skręcają tutaj.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --Aici fabrică cafetiere, cel mai mare fabricant de cafetiere și cel mai mare fabricant de fiare de călcat.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --Dělají tady kávovary. Největší výrobce kávovarů a největší výrobce žehliček.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --Fazem máquinas de café, são os maiores fabricantes de máquinas de café, e de ferros de engomar.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --Hacen cafeteras, el mayor fabricante de cafeteras y de planchas.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --Hier worden koffiezetapparaten gemaakt, de grootste fabriek in koffiezetapparaten en strijkijzers.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --Ils y produisent des cafetières, le plus gros producteur, et des fers à repasser.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --여기선 커피메이커를 만듭니다. 가장 규모가 큰 커피메이커와 다리미 제조사지요.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --Qui fanno macchinette per il caffé, i più grandi produttori di macchine per il caffé e di ferro.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --Tutaj produkują automaty do kawy, to największy producent tych automatów i żelazek.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --Там делают кофеварки, это самый крупный производитель кофеварок и утюгов.
Burada kahve makineleri yapiyorlar, en buyuk kahve makinesi ve en buyuk demir makineleri --Тук правят кафемашини, най-голямата кафе машина и най-големите тостери.