yapıya ile cümle

yapıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Genelde tepelik bir yapıya sahiptir.Зазвичай має прямий стовбур.
Bu oyunda, Shakespeare trajik yapıya doğaüstü bir öge ekler.V této hře Shakespeare přidává ke tragické struktuře nadpřirozený prvek.
Bu temel ve kurucu fikirler sürekli ve değişmez bir yapıya sahiptir.Tyto utopické ideje mají vždy pevně daný a neměnný cíl.
Fakat çok karmaşık yapıya sahiptir.Má spíše těžkou konstrukci.
Bu galaksiler, kabuk benzeri bir yapıya sahiptir.Tyto útvary mají podobnou strukturu jako klatráty.
Okul, modern bir yapıya sahiptir.Škola disponuje moderním zázemím.
Üstküme oluşturma algoritması kullanılarak deterministik yapıya dönüştürülebilir.Automat konstruujeme tak, aby byl deterministický.
İlk motorlu uçak olan Wright Flyer çift kanatlı bir yapıya sahipti.Wright Flyer bylo první motorové, vlastnoručně postavené letadlo.
Yapıya herhangi bir fiziki zarar verilmedi.Nepůsobí tedy žádná fyzická zranění.
Bu özel yapıya Adres Dönüştürme Önbelleği (ADÖ) (Translation Lookaside Buffer (TLB)) adı verilir.Stránka překladů je uložena v tzv. Translation Lookaside Buffer (TLB).
Neptün katı bir yapıya sahip olmadığı için, atmosferi enleme göre farklı hızlarda döner.Deoarece Neptun nu este un corp solid, atmosfera sa este supusă rotației diferențiale.
Ay da benzer bir yapıya sahiptir, fakat demir bir çekirdekten yoksundur.Luna este asemănătoare, însă posedă un nucleu de fier mult mai mic.
Roma toplumu son derece hiyerarşik bir yapıya sahipti.Roma avea o alimentare cu apă impresionantă.
Yeni yapıya göre KCK, Abdullah Öcalan'ın demokratik konfederalizm ideolojisini desteklemiştir.Ideologia YPJ este confederalismul democratic, așa cum l-a imaginat Abdullah Öcalan.
Böylece karbon gözenekli yapıya bürünür, yüzeyi artar.Carbonul se produce sub formă de coloană și se ridică.
Ancak Forcipulatida takımı üyelerinin gövdeleri daha güçlü bir yapıya sahiptir.Fanii formației au un motiv în plus de bucurie.
Kontlar zamanla feodal yapıya daha fazla entegre oldular ve dükün astı konumuna yükseldiler.Conservatorii au greșit în timpul războiului, supralicitând figura lui Churchill.
Bunun nedeni ise Ekreklilerin büyük çoğunluğunun ticaretle uğraşması ve kavgacı bir yapıya sahip olmasıdır.În primul rând, vom trata mai pe larg tema creării unor mărci puternice și a unui capital de piață al mărcii.
Beyinlerinin yüzeyi "ilkel" hayvanlarda görüldüğü üzere oldukça düz bir yapıya sahiptir.Suprafața creierului e destul de netedă, tipic pentru un animal „primitiv”.
Sodyum benzoat Bakteriostatik ve Fungitatik bir yapıya sahiptir.Are proprietăți bactericide și fungicide.
Nordik Diller olarak konuşulan her dil çok geniş kapsamlı bir yapıya da sahiptir.Ca toate limbile vest-germanice, olandeza are o structură a cuvintelor destul de complicată.
Her biri farklı görsel yapıya ve dövüş tekniğine sahiptir.Există sute de stiluri, fiecare cu tehnici, teorii de luptă și metode de antrenament specifice.
Turistik yapıya sahiptir.Turisztikai hasznosítása van.
Modern bir yapıya sahiptir.Korszerű létesítményekkel rendelkezik.
Özelleştirilebilir bir yapıya sahiptir.Rendelkezhet speciális felépítménnyel is.
Matematikte, bir uzay belirli bir matematiksel yapıya sahip bir kümedir.Matematiikassa avaruus on joukko, jolla on tietynlainen rakenne.
Tüm kan damarları aynı temel yapıya sahiptir.Lähes kaikilla kärkisorveilla on sama rakenne.
Günümüzde dağlık bir yapıya sahiptir.Nykyisin kukkula on puistoa.
Görünüşteki sebebe ve kültürel yapıya bağlı olarak intihar aşağılanabilir ya da yüceltilebilir.Väkivaltaa voidaan kulttuurista ja yksilöstä riippuen joko ihannoida tai sitä voidaan paheksua.
Volkanik bir yapıya sahip olan ada, içerisinde kendine özgü birçok biyolojik tür barındırmaktadır.Ulkoasulta tehdasmainen alue, joka sisältää paljon robottimaisia vihollisia.
2011 yılında 50 senelik ilköğretim okulu taş binaydı, şu an modern bir yapıya kavuştu.1950-luvulla oppilasmäärä kasvoi huomattavasti, ja oli aika rakentaa uusi moderni koulurakennus.
Tek tek atlar, ideal at ile ortak bir yapıya sahiptirler.Haaveena on joskus omistaa oikein hyvä hevonen.»
Amerikan futboluna benzer bir yapıya sahiptir.Arena football on hyvin samankaltainen kuin amerikkalainen jalkapallo.
Birçok olay bu yapıya uyarlanabilir.Toisaalta monet seikat saattavat nopeuttaa prosessia.
Üniversite, uluslararası bir yapıya sahip olup 85 İngilizce master programına sahiptir.Έχει έντονο το διεθνές στοιχείο καθώς προσφέρει περισσότερα από 85 Αγγλόφωνα μεταπτυχιακά προγράμματα μάστερ.
Deniz süngerine benzer sağlam ama havadar bir yapıya sahiptir.Έχει μια σταθερή, αλλά καλά αεριζόμενη δομή, παρόμοια με αυτή ενός σπόγγου θαλάσσης.
Engebeli bir yapıya sahiptir.Θα πρέπει να έχει μια ανεπτυγμένη έδρα.
Ayrıca onlardan daha fazla ve kolayca özelleştirilebilir bir yapıya sahiptir.Μέσα από αυτές μπορεί κάποιος να φτιάξει πολύ περισσότερες και πιο σύνθετες.
Kokusuz ve çabuk kuruyan bir yapıya sahiptir.Πρόκειται για μια ανάλαφρη, γρήγορη κατασκευή.
Bu aşamadan sonra normal ordu bileşimini andıran sınıflara ayrılan bir yapıya kavuşacaktır.Για να το πετύχει αυτό παρεξέκλινε της κλασικής μέχρι τότε παράταξης των στρατευμάτων.
Bargello ismi yüzbaşının ofisi olan yapıya kadar yayıldı.Navnet Bargello blev udvidet til den bygning, som var hjemsted for kaptajnen.
Silah kompakt bir yapıya sahiptir.Kanonen var af en let konstruktion.
Matematikte, bir uzay belirli bir matematiksel yapıya sahip bir kümedir.I matematikken er en gruppe et matematisk objekt med en bestemt struktur.
Dağlık bir yapıya sahip olan arazi çeşitli bitki ve hayvan türlerini de barındırmaktadır.De skovdækkede bjergområder har mange plante- og dyrearter.
Sakin bir yapıya sahiptir.Det er en fredet bygning.
Buda oyunun eşsiz bir ekonomik yapıya sahip olmasını sağlamaktadır.Biafra udtalte, at en sådan turné kun kunne have et økonomisk rationale.
PSoC temelde çekirdek yapısı temeli itibarıyla 3 yapıya ayrılmaktadır.Men Saxo videregiver faktiske overleveringer mindst fra det tredje bind.
Örgüt FESK (Fakirlerin ve Ezilenlerin Silahlı Kuvvetleri) adı altında bir yapıya sahiptir.Stednavnet er sammensat af wāpæn (sml oldnordisk vápn) for våben og -næs.
Neptün katı bir yapıya sahip olmadığı için, atmosferi enleme göre farklı hızlarda döner.Fordi Neptun ikke er et fast legeme, oppstår det en differensiell rotasjon i atmosfæren.
Bu galaksiler, kabuk benzeri bir yapıya sahiptir.Melkeveien synes å inneha minst ett slikt objekt.
Köyün nüfusu devamlı azalan bir yapıya sahiptir.Den gamle bykjernen er under kontinuerlig oppussing.
Ancak ilk metronomlar henüz istikrarlı bir mekanik yapıya sahip değildi.Bahkan beberapa model awal tidak memiliki rancangan mesin yang baik.
Opera salonu eklektik bir mimari yapıya sahiptir.Komplek ini memiliki sebuah bangunan opera.
Kıraç arazi yapıya sahiptir.Ia harus membayar sewa tanah.
Neptün katı bir yapıya sahip olmadığı için, atmosferi enleme göre farklı hızlarda döner.Karena Neptunus bukan benda padat, atmosfernya mengalami rotasi diferensial.
Köy halkı genelde orta düzey zengin yapıya sahiptir.Beberapa negara/daerah dapat memiliki warga yang rata-rata kaya.
Yapıya verilen başka bir isim de "Sarhoş Ev"’dir.Tòa nhà còn có biệt danh là "Nhà say xỉn".
Erwin von Steinbach'ın 1277'den 1318'deki ölümüne kadar bu yapıya önemli katkıları olmuştur.Erwin von Steinbach được ghi nhận là người có đóng góp lớn từ năm 1277 cho đến khi ông qua đời vào năm 1318.
Genleri olmasına rağmen, genellikle yaşamın temel birimi olarak görülen bir hücresel yapıya sahip değillerdir.Dù vậy, chúng lại không có cấu trúc tế bào, thứ mà thường được coi như đơn vị cơ bản của sự sống.
Alümino-halojenürler de benzer yapıya sahiptirler.Các alumino-halua có cấu trúc tương tự.
İlgili Sayfalar