yapısı ile cümle
yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Michelozzo di Bartolomeo, bu binanın yapısında Roma prensipleri ve Brunelleschi'nin prensiplerinden etkilendi.Michelozzo je vplival na zasnovo palače s klasičnimi rimskimi in brunelleschijevimi načeli.
Bu da, söz konusu bağlacın yapısıyla ilgilidir.To je povezano tudi s tem, kako so gradili svoje zgradbe.
İnsanı anlamak için, insan yapısını bilmek önemlidir.Posluh je človekov čut za razumevanje glasbe.
Bu iki yapı bin yıldan fazla bir süre dünyanın piramit olmayan en yüksek iki yapısıydı.Tisoče let so bile največje strukture na Zemlji piramide.
Modern devrelerin temel bir yapısıdır.Hladilnik je relativno moderen izum.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japonsko sestavlja 6.852 otokov, ki se raztezajo vzdolž pacifiške obale vzhodne Azije.
Turizm alt yapısı ve tesisleri yetersizdir.Celo turizem je zaradi pomanjkanja struktur slabo zastopan.
Dahi bağlacı her lehçede ayrı bir ses yapısı gösterir.Vsaka serija predstavlja glasove narejene v različnih delih ust.
Bilinen en doğal hali monoklinal bir kristal yapısı ile nadir mineral baddeleyitdir.Njegova najbolj naravna oblika, z monoklinsko kristalno strukturo, je redek mineral badelejit.
Oyunun en büyük özelliği topun oyuncunun ayağına yapışık olmamasıdır.Pomembno je le, da plesalk lasje pri plesu ne motijo.
Savaş sırasında şehrin etnik yapısı değişti.V vojni se je vloga konja spreminjala.
Filmin yapısını üç bölümde okumak mümkündür.V njegovem slikarstvu je možno zaznati tri obdobja.
Bu bileşiğin kristal yapısı ancak 2007 yılında belirlenmiştir.Kristalna struktura fulminata je bila določena šele teta 2007.
Türkiye’de Eczacıbaşı'nın alt yapısında beş yıl boyunca oynadı.V psihiatrični kliniki pri Stockholmu je skupno preživela tri leta.
Dal'ın sözlüğünün kapsamlı yapısı bugün bile kritik dilsel önemi olan bir yapıdır.Vsebinska narava tega slovarja je jezikoslovno pomembna celo danes.
6-8 yolcu kapasitesine sahip, nispeten ilkel kontrplak yapısına rağmen ekonomik ve dayanıklı bir uçaktı.Dragon Rapide je kljub leseni konstrukciji veljal za ekonomično in trdoživo letalo.
Winamp3'ün hantal yapısı terk edildi.Dream Machine je bil izdan 3.
Sloan Seddi veya Büyük Duvar, 2010 yılında tanımlanmıştır ve evrenin bilinen en büyük kozmik yapısıdır.Sodeloval je pri odkritju Sloanove velike stene, ki je največja znana struktura v Vesolju.
Çerkesler’deki aşiret yapısı da Evliya Çelebi tarafından nakledilmektedir.Ta je posestvo Krumperk na Gorjuši dobil z ženitno pogodbo.
Kristal kübik yapısı NaCl, NaF ve NaI ile benzerdir.Glavna sestavina odstranjevalcev dlak, kot so Nair in Veet.
Fiziki yapısı kemana çok benzer.Po telesni zgradbi je podobna mreni.
Ayrıca XML, ofis uygulamalarının alt yapısı haline getirilmiştir.Poleg nje se za izdelavo programov uporablja tudi Xml.
Romanesk ve Gotik mimaride, apsisler uzun kilise planlarında kilise yapısının odak noktasını oluştururdu.V romanskih in gotskih apsidah tvorijo podolgovate oblike s korom kontaktno točko cerkvene stavbe.
Yüksek düzeyde kararlı ve güvenli bir yapısı vardır - sunucu olarak kullanmaya son derece uygundur.Solinarska hiša je skrajno preprosta in uporabna – v tem je njena največja kakovost.
Bu nüfusun etnik yapısının neredeyse tamamı Arnavut idi.Etnični sestav prebivalstva je bil precej pester.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Oligarchai taip pat stengėsi panaikinti keturių skyrių visuomenę.
Ancak kimyasal yapısı farklı.Jų cheminė struktūra yra skirtinga.
Karbon, canlılardaki bütün organik bileşiklerin yapısında bulunur.Anglies yra visuose organiniuose junginiuose.
Bölüm, "Önce ve Şimdi" yapısına sahiptir.Tai būsena „čia ir dabar“.
Uluslararası Menkul Kıymetler Kimlik Numarası'nın (ISIN) yapısı ISO 6166 standartlarında açıklanmıştır.Jo sudėtis detaliai aprašyta standarte ISO 6166.
Poppercı açık toplum yapısı temelini kendi bilim felsefesinden alır.Poperio atviros visuomenės koncepcija kyla iš jo mokslo filosofijos.
Gerisinin üzerine yapışık Gençlerbirliği rozeti bulunur.Paūgėjusius jauniklius patelė nešioja ant nugaros.
Termodinamik proseslerdeki ısı ve iş transferlerinin yapısını tanımlar.Termodinamikos dėsniai nusako šilumos pernešimo ir darbo termodinaminiuose procesuose ypatumus.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Japonijos archipelagą sudaro 6852 salos.
Yapısında bulunan saponinler, eczacılıkta önemlidir.Vaistiniai augalai labai reikšmingi farmacijoje.
"Millet Mekteplerinin Yapısı ve Çalışmaları'".Tautosakininko gyvenimas ir darbai“.
Kristal yapısı ortorombiktir.Kristalinė struktūra ortorombinė.
Ferro Carril Oeste'nin alt yapısında futbola başladı.Kabaljite įsikūręs Ferro Carril Oeste futbolo klubas.
İronik bir yapısı vardır.Kūriniuose gausu ironijos.
Hem toplum kültürü hem de inanç yapısı Azerbaycan ve İran Azerbaycanındaki Türklerle aynıdır.Vienybė ir brolybė su Irano azerbaidžaniečiais.
Toprak yapısı alçı taşıdır.Akmenės aikštė – akmeninė Akmenė.
Litvanya, liman alt yapısına ait büyük yatırımlarını kaybetti.Lietuva prarado svarbų ekonominį uostą.
Türk dilinin yapısı, gelişmesi ve diğer dillerle olan bağlantısını inceler.Tyrinėja mažųjų kalbų istoriją ir raidą, jų santykius ir įtaką kitoms kalboms.
İlçenin arazi yapısı çok engebelidir.Venecijos architektūrinė įtaka labai ryški.
Kuruluşun yapısıyla ilgili olarak 1981, 1986 ve 1988'de yeni kanuni düzenlemeler yapıldı.Pagrindiniai siekiai išdėstyti 1983 m. ir 1986 m. „Veiksmų programose“.
Eğitim alt yapısı oldukça gelişmiştir.Mokyklos materialinė bazė labai pagerėjo.
Ona göre mutluluk eğilimi insan yapısının doğal bir eğilimidir.Pagal jį nelygybė yra natūralus visuomenės išgyvenimo būdas.
Ülkenin etkin yapısında değişiklikler oldu.Pokyčiai šalies viduje tęsėsi.
Kubbe ayrıca kendisinin nadir Ongen yapısıyla dikkate değerdir.Sargasas taip pat neįprastas dėl greitos evoliucijos.
Etli dil, alt damağa yapışıktır.Paukščių liežuvis yra su apragėjusiu galu.
Böylece ikili bir iktidar yapısı ortaya çıktı.Tuo būdu susidarytas dvilyčių dievybių pasaulėvaizdis.
Bünyesinde bir kilise yapısı ve manastır bulundurmaktadır.Nesvyžiuje pastatė jėzuitų bažnyčią ir vienuolyną.
Yeni bir organizasyon yapısı oluşturur.Įdiegta nauja bibliotekos organizacinė struktūra.
Toprak yapısı tarım için oldukça uygun ve verimlidir.Žemės labai derlingos ir tinkamos žemdirbystei.
Yılın kalan aylarında sis ve yağmur dönüşümlü olarak ilçenin iklim yapısını şekillendirmektedir.Maždaug per pusę metų - metus žvaigždė pilnai sudegina deguonį, paversdama jį siliciu.
İplik üretimi aşamasında ipliğin yapısına eklenir.Dėl gamybos klaidų sudužo kilimo metu.
Ancak, tüm inhbitörler substrat yapısına dayalı değildir.Kõik inhibiitorid aga ei põhine substraadi struktuuridel.
Örneğin, bir diğer HIV proteaz inhibitörü olan tipranavir'in yapısı sağda gösterilmiştir.Näiteks ühe teise HIV proteaasi inhibiitori, tipranaviiri, struktuur on näidatud vasakul.
Palazzo Françıca Nava Bazı kısımları orijinal 16. yüzyıl yapısıdır.Palazzo Francica Nava, säilinud osadega algsest 16. sajandi ehitisest.
Keplerin ana bilimsel amacı gezegen sistemlerinin yapısı ve çeşitliliklerini incelemek olacak.Kepleri missiooni teaduslikuks eesmärgiks oli planeedisüsteemide struktuuri ja mitmekesisuse tundmaõppimine.