yapısı ile cümle
yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Temel parçacıklar, bilinen hiçbir alt yapısı olmayan parçacıklardır.Hypotetické častice sú všetky častice, ktorých existencia nebola dokázaná.
Kısa süre önce bir Önizleme yapısı kuruldu.V neskoršom období bol vybudovaný murovaný kostolík.
Genel olarak her halkın kendine özgü bir kültür yapısı vardır.Administratívnu kultúru má každý štát.
Devlet yapısında önemli reformlar yaptı.Na veľkostatku urobil veľké reformy.
Köyün toprakları verimlidir ve köyün toprak yapısı çömlekçiliğe müsaittir.Mestá sú zničené, infraštruktúra krajiny bude musieť byť budovaná od základov.
Gömlek Herakles'in üstüne yapışır ve dayanılmaz acılar vermeye başlamış.Otrávená krv prenikla do Heraklovho tela a spôsobila mu neznesiteľné muky.
İronik bir yapısı vardır.Avšak, nastáva ironický obrat.
Neptün'ün iç yapısı Uranüs'e benzemektedir.Chemickým zložením sa Urán podobá Neptúnu.
Verimli arazileri ve sanayiye uygun yapısı ve bir de demiryolu istasyonu vardır.Mesto má veľmi dobrú infraštruktúru, vrátane železničného terminálu.
Katil balinaların karmaşık bir toplumsal gruplaşma yapısı vardır.Kosatky majú zložitý systém spoločenských skupín.
Bazı eleştirmenler de filmin karmaşık yapısından memnun oldu.Rozpačitá bola aj odozva filmovej kritiky.
Windows NT çekirdeği Hybrid Kernel yapısına sahiptir.Windows NT 4.0 obsahuje hybridné jadro operačného systému.
Amerikalı mimar Frank Lloyd Wright, stadyumu "modern Amerika'nın en önemli yapısı" olarak nitelendirdi.Jeden z jej milencov, sir Walter Raleigh, po nej nazval novozískanú americkú provinciu Virgínia.
Halkaların yapısının oluşmasının en belirgin olanı neredeyse beyaz olan disklerdir.Biela plocha na bielom podklade najviac vystihuje autorovu tvorbu.
Sonuç olarak, bölgedeki toprak yapısı tamamen değişmiştir.Vonkajší vzhľad budovy sa úplne zmenil.
Bağımsızlığın ilan edilmesinden bu yana Estonya üniter parlamenter cumhuriyet yapısını korumaktadır.Ešte predtým sa po obnovení nezávislosti Estónska podieľal na spoluzaložení Obrannej ligy.
Kuyruk bir veri yapısı türüdür.Lapovanie je druh strojového obrábania.
Çubuklu balinaların ise fonik dudak yapısı yoktur.Srsť bielych mačiek neobsahuje žiadny pigment.
Böylece savaşın içinden yeni bir ittifak yapısı doğmaya başladı.Po vojne sa začalo tvoriť nové družstvo.
Doğrusal bir veri yapısıdır.Je to virtuálne prehliadka.
Bu rahatlığın nedenlerinden biri şehrin laik yapısıdır.Základom ich tvorby bol život obyčajného mestského človeka.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.Na jej hlave sa vždy nachádza niekoľko väčších šupín.
Pomakça'da harf yapısı aynı Bulgarca'da olduğu gibidir.V gréckej Trákii sú podobné zvyky, ako ako v Bulharsku.
Bu yapısı ona kolay işlenebirlik özelliği katar.Táto expozícia predstavila jeho jedinečný stavebný sloh.
JPEG / JFIF formatı, web için gerçekten de başarılı bir depolama ve veri transfer yapısına sahiptir.JPEG/JFIF je najčastejší formát používaný pre prenášanie a ukladanie fotografií na webe.
Lösin proteinlerin yapısında bulunan en yaygın aminoasittir.Ide o najčastejšie sa vyskytujúcu sa aminokyselinu v ľudskom tele.
Yavaş–yavaş dahilden kendi devletinin alt yapısını atmaya başladı.Postupne sa začal vytrácať z národného života.
Halkın siyasal katılımı arttı, siyasal üst kademenin yapısı değişti.Rozšíril sa počet obyvateľov s volebným právom, zlepšila sa organizácia politických strán,.
Daha sonra çeşme yapısı vaftizhaneye dönüştürülmüştür.Až neskôr bol bazén premenený na fontánu.
Gerçekten birden çok programın aynı anda çalıştırılabilmesine izin veren bir yapısı vardır.Jedno zariadenie môže naraz využívať viacej protokolov.
Özdeş alt birimlerden kapalı bir kabuk oluşturmanın en iyi yolu düzenli bir ikozahedron yapısıdır.Jeden z najstarších spôsobov prípravy vysoko čistého kremíka je zonálne tavenie.
Ateşgah, yapısına göre şehir hanlarına benzemektedir.Svetelné znečistenie znamená pre mesto tak isto problém.
Palazzo Françıca Nava Bazı kısımları orijinal 16. yüzyıl yapısıdır.Palača Francica Nava z deli prvotne zgradbe iz 16. stoletja.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.Na glavi sta dve okroglasti izboklini.
İnsan yapısına ve utangaç bir karaktere sahiptir.Ima podobo in lastnosti človeka.
Gana çok uluslu bir devlet yapısına sahiptir.Številne evropske države imajo uradno državno religijo.
Vücut yapısı güçlüdür.Telo je močno.
Bahçesindeki suyu yükselten vidaların işleyişini ve yapısını ifade etmektedir.On opisuje izdelavo in delovanje vijaka za dvig vode v svojem vrtu.
Burada görkemli bir kanyon yapısı vardır.Tam stoji zdaj očarljiv samostan kanonikov.
Çok sert bir yapısı vardır.Stavba je zelo stroga.
Bu zamanlar 1944 yılında yayınlanan romanı Transit'in alt yapısını oluşturduğu zamanlardı.Ta čas je upodobila v svojem romanu Tranzit, ki je izšel leta 1944.
Ancak, tüm inhbitörler substrat yapısına dayalı değildir.Niso vsi dihalni aparati nadtlačnega tipa.
"Enstitünün yapısı" (İngilizce)."Team Building" (angleščina).
Mahallenin arazi yapısı tamamen ovadır.V celotnem porečju Gradaščice je ok.
Köprünün özgün yapısı çöktükten sonra yeni bir köprü 1945 yılında inşa edilmiştir.Zdaj, ko je novi most končan, bo obstoječi most, star več kot 45 let porušen.
Sarayın yüksek duvarlarına yapışık yapılmış evlerin sokağa bakan cepheleri uzun, derinlikleri azdı.Okna na trgu Dolge hiše so se močno zmanjšala.
Adanın yapısı kayalıktır.Obalno področje otoka je kamnito.
Temel yapısının önemli bir kısmını sert plastik oluşturmaktadır.Struktura nekaterih sestavnih delov je večinoma plastična.
Kabe, İslâm dininin kutsal yapısıdır.To je budistično sveto mesto čaščenja.
Bu isim coğrafi yapısından kaynaklanmaktadır.Ime stekla izvira iz načina izdelave.
İmmünoloji, bağışıklık sisteminin yapısını ve fonksiyonlarını açıklayan bilim dalıdır.Imunologija je veda, ki preučuje sestavo in naloge imunskega sistema.
Bilimsel Devrimlerin Yapısı, Thomas S. Kuhn , Çev.Izbrani znanstveni članki R. Klemen, D. Stucin.
Bir kolej üniversitesi olan Oxford'un yapısı bilmeyenlere karmaşık gelebilir.Univerzo ustanovi združba šolnikov z Oxforda, nezadovoljnih z razmerami na tej univerzi.
Köyün ekonomik yapısının büyük kısmını genel olarak tarım ekonomisi oluşturmaktadır.V večini jih imajo kmetije v sklopu gospodarskega poslopja.
Eskimeyle oluşan bu değişiklikleri ürünün yapısındaki gözle görülebilen değişiklerle de gözlenebilir.Vseeno pa lahko z optimizmom opazujemo spremembe, ki se dogajajo na področju oblikovanja delovnega okolja.
(RNA ikincil yapısını öngörmek için dinamk programlama algoritmaları hakkındaki klasik makale.)(Glej - Značilnosti renesančne arhitekture v nadaljevanju.)
Diskin iç yapısında, birçok karanlık geçit ve yıldız yoğunlaşmaları bulunur.Notranja struktura galaksije vsebuje več temnih področij in zvezdnih zgostitev v svojem disku.
1992'de UNESCO, Mnajdra kompleksini ve dört diğer Malta megalitik yapısını Dünya Mirası olarak ilan etmiştir.Leta 1992 je Unesco uvrstil Mnajdro in štiri druge malteške megalitske strukture na seznam svetovne dediščine.
Kraliyet Operası ise bu dönemin ünlü bir mimarî yapısıdır.Lep zgled za arhitekturo tega časa je Kraljevska opera.
Bu çoğunlukla onların kompleks yapısından kaynaklanmaktadır.Zgrajen je večinoma iz kompozitnih materialov.