yapısı ile cümle

yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kayacın mineral içeriği ve dokusal yapısı ayrıntılı bir şekilde incelenir.Подробно се изучават връзките между минералното съдържание и структурата в скалите.
Kum yapısı iridir.Вааст в Арас.
Ağaç yapısında bu rakamların karşılığı iso. identified-organization.Поради използването на препратки към дървета в свързано дърво-структура от данни.
Dilsel ifadelerin anlam yapısı ve sözcükler arasındaki bağlantı ile ilgilenir.Предлозите показват отношенията на зависимост между думите в простото изречение.
Gezegenin kozmopolit bir yapısı vardır.Една от космолитските планети.
Kozmoloji, Evren'in yapısını, tarihini ve geleceğini inceler.Космологията изучава едромащабната структура, произхода и еволюцията на Вселената.
Bu dağınık yerleşim arazi yapısından kaynaklanmakta olup, hizmetlerin maliyetini artırmaktadır.Недостатъчна общинска собственост, която да генерира увеличаване на собствените приходи.
İstimlak süreci mahallenin nüfus yapısını da etkilemektedir.В тази връзка са и усилията на кмета да се стопанисват по-ефективно общинските имоти.
1953: DNA çifte sarmal yapısının keşfi.През 1953 г. публикуват своя двойно-верижен спирален модел на структурата на ДНК.
Moleküler biyolojide çift sarmal terimi DNA'nın yapısına atfen kullanılır.В молекулярната биология двойната спирала е присъща на структурата на ДНК.
Yeniden yapılanma ve yenilenme sonucu tekrar güzel ve cezbedici yapısına kavuşmuştur.Действието на творбата отново се развива в далечна и екзотична страна.
NATO'nun resmî yapısında yer almamaktadır.Не е включен в официалния спикък на военните звания на държавите членки на НАТО.
Orta katın üç yöne vurgu yapan dişli mazgalları Türk Çağı' nın yapısıdır.През Средновековието изобразените три хълма са официалният герб на страната.
Bu yapısı ona kolay işlenebirlik özelliği katar.Това им качество позволява лесното им залавяне от хората.
Suyun kaynağı ve çevresi doğal yapısıyla görülmeye değer yerlerdir.Построен е така, че от него да се вижда морето и природата наоколо.
El freni yine çıplak yapısıyla dikkat çekiyordu.Там Живков отново се занимава с читалищна самодейност.
Epijin yapısı birbirlerininkine çok benzer.Елоите са почти еднакви помежду си.
Kule, 2011 yılında tamamlanmış olup 211 metre yüksekliği ile Türkmenistan'ın en yüksek yapısıdır.Izgrađen je 2011. godine a s visinom od 211 metara najviša je građevina u Turkmenistanu.
Gerçekliğin yapısındaki boşluk.Tmurna slika stvarnosti.
Toprak yapısı alçı taşıdır.Proizvođač je kamene soli.
En çok bilinen en basit buckyball molekülü, futbol topu benzeri yapısıyla C60 buckminsterfullerenedir.Najpoznatiji i najstabilniji fuleren je bakminsterfuleren, C60, čija struktura podsjeća na nogometnu loptu.
Bu zamana kadar gökada merkezinin yapısı ve konumu kesin olarak bilinmiyordu.Sve dotad struktura i smještaj galaktičkog središta nisu bili dovoljno poznati.
Tabularium'un kendi yapısının yanında ilgi çekici bir diğer yanı da Veiovis tapınağı'dır.Glavna atrakcija Tabularija, osim same građevine, je Veiovisov hram.
Savaş sırasında şehrin etnik yapısı değişti.Ponašanje međunarodne zajednice mijenjalo se tijekom rata.
Gebelik ürününün genetik yapısı hem anne hem baba orjinlidir.Genetski nasljeđujemo dispozicije od roditeljskog para i prijašnjih generacija.
Bu madde önce Peter'a yapışır ve Spider-Man'e özel bir takım güçler verir.Pita Petera da li se Spider-Man ikako raspitivao za nju.
Kısa bir süre içinde şehrin nüfus yapısı tamamen değişti.Time je stanovništvo grada posve izmijenjeno.
Ayrıca küçük köprüleri geçmek için çok büyük yapısı vardı.Grad također namjerava izgraditi nekoliko manjih mostova.
DNA'nın ikili sarmal yapısı.Obavija ih dvostruka uzvojnica DNK.
Devletin yönetsel yapısını yeniden düzenledi.Tamo je značajno reorganizirao administraciju.
Bu Emilsiyonun yapısında % 80 - % 90 miktarında yağ bulunmaktadır.Na ovaj način proizvodi se 80 - 90% čelika u Zapadnom svijetu.
Budist Tapınak mağaraları yapısı bu zaman boyunca başlar.Podignuti su budistički hramovi koji postoje do danas.
Eğitimin planlı yapısının bir uzantısı Eğitimde Mesuliyet (accountability) kavramını gerektirir.Riječ je o projektu kojem je institucionalizacija neophodna za učinkovitost.
Bu modellerden hiçbiri çekirdeğin yapısı üzerindeki deneysel verileri tamamıyla açıklayamaz.Nijedan od tih pokusa sam ne bi mogao potpuno objasniti kako proces prisjećanja telefonskog broja radi.
Arazi yapısı tarıma çok elverişli değildir.Zemljana kuća ne mora nužno biti izgrađena pod zemljom.
Perrotta, Reggina'nın alt yapısında futbola başladı ve 1995 yılında Serie B'ye giriş yaptı.Simone Perrotra je u Reggini igrao u omladinskom pogonu prije nego što je debitirao za seniore u Serie B 1995.
Bünyesinde bir kilise yapısı ve manastır bulundurmaktadır.U arhitekturi sada prevladava gradnja crkvi i manastira.
Görüntüsü taşı andıran bu mantarın sert bir yapısı var.Takva čvrsta tvar je na primjer staklo.
Bahçenin geometrik yapısında ise ciddi bir değişiklik yapmadı.U unutrašnjosti dvorca nije bilo značajnih građevinskih promjena.
Bu yapısı itibarı ile hem komando tugayları arasında hem de diğer piyade tugayları arasında tektir.Tijekom karijere zapovijeda raznim jedinicama, te, između ostalog, i 10. pješačkom pukovnijom.
Apache'nin kompozit yapısı araca büyük dayanıklılık verir.Kutija za Cusamanove postaje izvor velike zabrinutosti.
Bölgede bulunan çeltik fitolitlerinin yapısı bir tabakada değişmektedir.Neki turistički objekti Lovrana mijenjaju svoju namjenu.
Göçler, mahallesin nüfus yapısını değiştırmiştir.One koji su nedostajali zamijenili su lokalni stanovnici.
1929’da krallığın idari yapısı 9 banlık üzerine düzenlenmiştir.Od 1929. godine kraljevina Jugoslavija je bila podjeljena u devet banovina.
Maddenin yapısına ulaşmanın da buna dahil olduğunu düşünüyorum.Materijali za izradu matica također ovise o njihovoj namjeni.
Tüm hikâyelerinde de vücuduna yapışık kırmızı bir elbise giyer, bazen de yarıçıplak olurdu.Kad spava, ponekad nosi samo svoje bijele gaće, a ponekad spava i u normalnoj odjeći.
Türlü oyunları, hareketli yapısı ve sevimli görüntüsü ile kendini sevdirmeyi başarır.Sliku mu privlače likovnom spontanošću, zapažanjem i maštovitošću.
M101'in kütle çekim etkisi, muhtemelen uydu galaksi olan NGC 5474'ün yapısını bozmuş olabilir.Na M101 je utjecala i izobličila strukturu NGC 5475.
Dağlar, Balkanlar’daki en büyük pinopsida sınıfı ağaç yapısı ile ünlüdür.Masiv je poznat po najvećim crnogoričnim stablima na Balkanu.
Kallus, organize olmamış parankinma hücrelerinin kitlesel yapısıdır.Zbir je ustrojstvena ustanova Ustaškog pokreta.
Günümüz Kırıkkale Karakeçili Yörüklerinin Aşiret Yapısı.Sistematizacija danas postojećih sisavaca.
Sistemin yapısı büyük oranda Mandriva ile aynıdır.Građa unutrašnjeg uha je vrlo slična ljudskom.
Oligarşiler ayrıca toplumun dörde ayrılan yapısını ortadan kaldırmak için çaba göstermiştir.Oligarchia sa tiež snažila ukončiť rozdelenie spoločnosti na štyri spoločenské triedy.
The Structure of Language (Dilin Yapısı).Kultúra slova (Jazykovedný ústav Ľ.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Súostrovie tvorí 6852 ostrovov.
Filmin temel yapısı Norman Bates’in yaşadığı psikozdur.Jeho najznámejšou úlohou bol Norman Bates z filmu Psycho.
1647 ile 1874 arasında 142 m ile Dünya'nın en yüksek yapısıydı.So svojimi 142 metrami bola medzi rokmi 1625 a 1874 najvyššou stavbou na svete.
Kimyasal bağ yapısı, radyoaktivite ve izotoplar üzerine çalışmaları vardır.Libby bol fyzikálny chemik a zaoberal sa rádioaktivitou a izotopmi.
19. yüzyılda eyalet yapısı değişmeye başladı.V 11. storočí sa charakter sídliska zmenil.
Gerek dini etkenler, gerekse toplum yapısından ötürü dışlanmalara maruz kalmışlardır.Poddaní mali možnosť z náboženských dôvodov emigrovať.

İlgili Sayfalar