yapısı ile cümle
yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
J-2X bir önceki motor roketlerinden türetilmesine rağmen, üst kısmı tamamıyla yeni bir üretim yapısıydı.雖然J-2X火箭發動機是從現有的發動機改良,燃料供應系統卻是全然新的。
Zîrâ bu kuram, yapısı gereği bu tip bir fenomeni öngörmektedir.在某種程度上,他能夠預見這次騷動的發生。
Makedonya Cumhuriyeti çok kültürlü ve çok dinli bir toplum yapısına sahiptir.阿爾巴尼亞有一個複雜的社會結構。
Anglo-Saxon liderlerini Hasting savaşında yenerek yeni bir Anglo-Norman güç yapısını kurdular.盎格魯-撒克遜人最終在黑斯廷斯戰役被諾曼第的騎兵擊敗。
DNA ve RNA'nın yapısına girer.是在DNA和RNA中,起配对作用的部分。
Anlaşılan NGC 4625'in tek kollu yapısı içsel süreçlerle oluşmuş gibidir.這表明在NGC 4625中觀察到的單臂結構可能是通過內在的過程創建出來的。
Bu bina, 1999 yılına kadar ülkenin en yüksek yapısı olarak kaldı.截至2013年,它是该城市最高建筑。
Kendine özgü bir yıldız olan HR 2309, küçük ve iyi tanımlanmış bir halka yapısı gösterir.HR 2309是一顆特殊的殼層星,有明銳譜線的殼層星,包括一個小而明顯的環狀結構。
Bu görüntüleri temel alan Rosalind Franklin 1955 yılında virüsün tam yapısını keşfetti.1955年,通过分析病毒的衍射照片,羅莎琳·富蘭克林揭示了病毒的整体结构。
Sonuç olarak uzun ve düz bir zincir yapısı belirir.它自身形成了一条长链。
Sabit S-boxes kullanan CAST-128 yapısına benzer.구조는 수정된 S 박스를 사용하는 CAST-128과 비슷하다.
Yapısının müsait olmasına rağmen, maalesef gölde balık yaşamamaktadır.물고기를 방생하고 있음에도 불구하고 호수의 동물군은 풍부하지 않다.
Yapısı gereği, Green fonksiyonları ile çözülebilir.열 방정식은 그린 함수를 통해 풀 수 있다.
Bu nedenle çok yönlü bir yapısı var."그래서 엄청난 규모를 작업하게 되었다."
Bir araştırma annenin genetik yapısıyla oğullarının eşcinselliği arasında bir bağlantı bulmuştur.어머니의 유전자 구성이 아들의 동성애와 관련 가능성이 있다는 연구가 있다.
Otopark, hem yeraltında, hem de yaklaşık 14.200 çalışanı barındıran iki büyük park yapısında inşa edilmiştir.주차장은 지하에 약 14,200 명의 직원을 수용 할 수 있는 2 개의 대형 주차 구조물로 지어진다.
Bu şöyle açıklanır: İnsanoğlunun bireysel (diğer insanlardan ayrı olarak) yaşaması doğal yapısına aykırıdır.그에 의하면 인간은 자연으로부터 가정이라는 희귀한 선물을 받았으나 인간에게는 이성(理性)이 있어 이것이 인간의 행복을 파괴하는 것이라고 생각하였다.
Avrupa Birliği'nin bugünkü yapısı birtakım antlaşmalar dizisi üzerine kuruludur.유럽의 통합은 현재 네 개의 만들어진 조약에 기초를 두고 있다.
Bazı şarkılarının yapısı diğerlerine göre çok daha kompleks, bazılarınınki ise oldukça basitti.일부는 이 언어가 너무 복잡하다고 생각했고 다른 이들은 너무 단순하다고 여겼다.
Özellikle Watson ve Crick DNA'nın yapısını önerdikten sonra yeni disiplinler hızlı bir gelişme kaydetmiştir.새로운 분야는 특히 왓슨과 크릭이 DNA 구조를 제안한 후에 급속도로 발전했다.
Sınıflandırmayı, canlıların yapısına ait bütün özelliklerine dayandırarak yapmıştır.이러한 이유는 모든 종족을 동화시켜 완전한 생명체를 만들기 위한 것이라 한다.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.일본 열도는 6,852개의 섬으로 이루어져 있다.
Çeşitli organik bileşiklerin (kâfuru ve terpenler gibi) yapısı üstüne çalışmalarıyla tanındı.고려 고종(高宗) 말에 과거 급제하여 여러 관직을 거쳐 예부낭중(禮部郎中)이 되었다.
Yapışıcı uçları yoktur ama uçlarında ikişer yumru bulunur.육중한 근육은 없지만 강인한 개들 가운데이다.
Sonuç olarak, bölgedeki toprak yapısı tamamen değişmiştir.이로인해 인근 지역의 인종 구성이 완전히 바뀌었다.
Üzerine düşünülen konu öncelikle toplum ve yapısıdır.사회학의 기본적인 문제는 사회와 개인의 문제이다.
Oyun genellikle görev yapma yapısı üstüne kuruludur.이 게임들은 일반적으로 건설보다 더 많은 관리를 포함한다.
Hodgkin, 35 yıllık bir çalışmanın ardından 1969'da insülinin yapısını çözmeyi başarmıştır.35년간의 연구 결과, 1969년에 호지킨은 인슐린의 구조를 해독할 수 있었다.
Graz'da 14 mutlu yıl geçirdi ve doğanın istatistiksel yapısı üzerine kavramlar geliştirdi.볼츠만은 그라츠에서 14년간을 일했으며, 이 당시에 통계 물리학의 기본 개념을 발전시켰다.
Binanın en dikkat çeken yönleri, binanın yapısı ve iç tasarımıdır.이 건물에서 가장 중요한 부분은 공포의 형상과 구조이다.
Aşağıda Veya Değil kapısının sembolü ve iç yapısı görülmektedir.한/글처럼 회사의 상표나 건물의 간판 등에서 어원과는 상관 없이 ㅏ로 발음하는 자리에 아래아를 넣는 경우도 있다.
Genç bir nüfus yapısına sahiptir.젊은 지구 창조설을 지지했다.
Yapısı mornaya göre daha basittir.과연 프레온이 더 간단한가.
18. yüzyıl yapısı.18세기에는 Fr.
Şimdilik yalnızca x64 yapısını destekler.현재는 x86 리눅스 시스템에서만 사용할 수 있다.
ASP.NET belgeleri ASPX yapısını kullanırlar.ASP.NET이 ASP를 대체하고 있다.
Dağ ve ormanlık bir arazi yapısına sahiptir.우리의 산과 계곡은 충직한 일꾼을 낳았다.
Hastane yapısıyla bağdaşık durumda olan saat kulesi 1893 yılında yapılmıştır.당초 병영성 소속 건물로 1896년 현 위치로 이설되었다.
Yeni bir organizasyon yapısı oluşturur.그가 새로운 전구를 만든 것이다.
Vücut yapısıyla gayet çevik ve hızlı yüzen bir balıktır.몸이 가늘고 매우 빨리 달리는 사냥개이다.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.השרידים האחרונים של המבנה הפיקודי של הכוחות הסובייטיים הישנים פורקו לבסוף ביוני 1993.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.יפן היא ארכיפלג של 6,852 איים.
HMAC yapısı bu sorunun üstesinden gelmek üzere tasarlanmıştır.המקלע תוכנן לפתור את הבעיות האלה.
Bu görüntüleri temel alan Rosalind Franklin 1955 yılında virüsün tam yapısını keşfetti.על סמך צילומים אלו גילתה ב-1955 רוזלינד פרנקלין את המבנה המלא של הנגיף.
Bacak yapısı hızlı bir koşucu olduğu görüşünü ortaya koymaktadır.ממבנה רגליו ניתן להסיק שהיה רץ מהיר למדי.
İlk β yaprak yapısı William Astbury tarafından 1930'larda önerilmiştir.מבנה גדילי ומשטחי בטא הוצע לראשונה על ידי ויליאם אסטבורי בשנת 1930.
Köyün en önemli yapısı 1563 yılında inşaat edilen şatosudur.האטרקציה העיקרית בעיר היא הטירה שנבנתה בשנת 1450.
Parçalı, engebeli, çıplak bir arazi yapısına sahiptir.ישנה דרך, ישנו עץ ערום.
1969’da üzerinde otuz yılı aşkın bir süredir çalıştığı insülinin yapısını bulmuştur.ב-1969 היא הצליחה לפענח את מבנה האינסולין, מטרה שעליה עבדה מעל ל-30 שנים.
Resifin yapısı mercan polip'i olarak bilinen milyarlarca küçük organizma tarafından oluşturulmuştur.מבנה השונית מורכב ונבנה על ידי מיליארד אורגניזמים זעירים הידועים כפוליפי אלמוגים (Coral Polyps).
Doktora tezi, kokain'in yapısı hakkındaydı.עבודת הדוקטורט שלו הייתה בנושא מבנה הקוקאין.
Karbon, canlılardaki bütün organik bileşiklerin yapısında bulunur.הפחמן הוא אחד ממרכיבי היסוד של כל החומרים האורגניים בגוף החי.
Ordunun liderlik yapısı Roma tarihi içinde büyük evrimler geçirmiştir.המנהיגות הצבאית התפתחה בהדרגה במשך ההיסטוריה של רומא.
Kraliyet Operası ise bu dönemin ünlü bir mimarî yapısıdır.בניין האופרה המלכותית הוא דוגמה אדריכלית מתקופה זו.
Çubuklu balinaların ise fonik dudak yapısı yoktur.ללווייתני המזיפות אין שפתיים פוניות.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.מבנה הכנסייה דומה לקופסה פשוטה.
Nemli yapısı fındık yetiştirlmesine uygundur.ההיפופוטם מיטיב להתרבות בשביה.
Örneğin, bir diğer HIV proteaz inhibitörü olan tipranavir'in yapısı sağda gösterilmiştir.למשל, מבנהו של מעכב פרוטאז HIV אחר טיפרנאביר (Tipranavir) המוצג מימין.
Sıçan kangurusugillerin vücut yapısı Kangurugiller'e benzer.הכיס של נקבת הדונרט מפותח היטב בדומה לקנגוראים.
Sağlam yapısı, düşük fiyatı ve etkili oluşu onu dünyada en çok kullanılan tanksavar silahı yapmaktadır.עמידותו, פשטותו, מחירו הנמוך ויעילותו הפכו אותו לנשק הנ"ט הנפוץ ביותר בעולם.