yapısı ile cümle
yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aşağıdaki tablo sistemin mevcut yapısını gösterir.現存の系統を下に示す。
1647 ile 1874 arasında 142 m ile Dünya'nın en yüksek yapısıydı.高さ142メートルで、1647年から1874年まで世界一の高層建築だった。
Bu ikilikte topolojik B-model sadece uzay-zamanın kompleks yapısına dayanır.この双対性では、位相的B-モデルが時空の複素構造にのみ依存している。
Aslında sinemaya uyarlanmaya uygun olmayan eserin dramatik bir yapısı yoktur.実際にはなにも間違っていないプログラマには、極めて悲劇的なことである。
Loftus-Cheek sekiz yaşında Chelsea'nin alt yapısına katıldı.ロフタス・チークは8歳からチェルシーの下部組織に所属。
DNA metilasyonu ile kromatin yapısı arasındaki bu ilişki çok önemlidir.このDNAメチル化とクロマチン構造の繋りが非常に重要である。
Bu bakımdan vücut yapısı gelişmiş bir haldedir.これを奉天にも造ろうというわけである。
Gövde yapısı ve kanopiler tekrar tasarlanmıştır.エンジンカウリングとキャノピーが再設計されている。
Finlandiya topraklarının en büyük özelliği arazi yapısıdır.フィンランドの建築に関する最も偉大な業績は現代建築に関するものである。
Canlılarda bir proteinin birincil yapısı o proteini kodlayan gen tarafından belirlenir.タンパク質の一次構造はそれに対応する遺伝子によって決定される。
Taşkent'te yapılan ŞİÖ 16-17 Haziran 2004 zirvesinde, Bölgesel Antiterörizm Yapısı (RATS) kuruldu.ウズベキスタンのタシケントで2004年6月16日から17日にかけて開催されたSCOサミットでは、地域対テロ機構 (RATS) が正式に設立された。
NATO'nun resmî yapısında yer almamaktadır.インドネシアの食卓には無くてはならない存在である。
Charles gospel öğelerini on ikili bar cazı yapısında kullandı.チャールズは、12バーブルースの構造の中に、ゴスペルの要素を組み込んだ。
Her bir görev için ihtiyaç duyulacak kuvvet yapısı ve organizasyon üye ülkelerin ortak kararı ile belirlenir.各任務のために必要な部隊と機関は参加国によって一般合意される。
Test yapısı JUnit / PHPUnit benzer.馬柱やスタジオセットが類似。
DNA'nın yazılımı (transkripsiyonu), kendi yapısı tarafından belirlenmektedir.DNAの転写レベルは、その構造によって規定される。
KrF2'nin yapısı lineerdir ve Kr-F mesafesi 188,9 pm'dir.分子構造は直線形で、Kr-F間の距離は188.9pm。
İri yapısıyla ve dayanıklılığıyla dikkat çekmiştir.私は彼の態度と努力を誇りに思う。
Protein yapısının dört düzeyi vardır.生化学的には、タンパク質の構造には4つの階層がある。
Çok yönlü bir oyun yapısına sahipti.広範囲にわたる種類の玩具を製造していた。
XML dokumanları ağaç veri yapısında olurlar.すなわち、一般的なXML文書は木構造をなす。
Aradaki diğer noktalar ise eğrinin yapısını belirlemek için kullanılır.他のものは、水平に設置するように設計されている。
Öte yandan arazi yapısı, savunmacılar açısından avantajlar sağlamaktadır.更に、地形は防御側に有利であった。
Tüm birimlerin yapısı, görevleri ve işlevleri neredeyse aynıydı.しかしながら、その基本的な構造、働きや効果は、ほぼ同等である。
El freni yine çıplak yapısıyla dikkat çekiyordu.エスタシオもまた発見時には裸体であった。
Arazi yapısı düz ve ovadır, dağ ve tepeler bulunmamaktadır.土地は完全に平坦であり、川や山が無い。
Güneş'te ve birçok flare yıldızında her iki türden flare yapısı da gözlenebilmektedir.またや槍や一部の時代の刀ははじめから2つの目釘孔が開いている場合もある。
Ben dizginlere yapışınca göğsümden itti.押したらしっかりと胸を元に戻す。
Ayrıca toprağın yapısını bitki gelişimi için uygun hale getirirler.人間もまた土壌の形成に、積極的に参加しなければならない。
Kara Kutu: İncelenen sistemnin yapısı hakkında hiçbir bilgiye sahip olunmadığında kullanılan yaklaşımdır.ブラックボックス - 利用にあたり中身の構造を知る事までは必要ないとする概念。
Şehirde, şehrin ihtiyacının üstünde bir dükkân yapısı mevcuttur.都市には商店街が存在する。
Parasını alacakken derisi havuz suyu boşaltma deliğine yapışır.止まると、そのプール金を全額入手できる。
Saç maşası (ondüla), sıcaklık ile saçın yapısını değiştirmeye yarayan bir alettir.ヘアーアイロン(英語: hair iron)は、熱の力によって髪型を変えるために使う器具である。
Beta sitosterol, kimyasal yapısı kolesterole benzeyen fitosterollerden biridir.β-シトステロール (β-sitosterol) は、植物ステロールの一種で、コレステロールに類似した化学構造をもつ。
Frenkel–Lepowsky–Meurman yapısı, conformal field teoride ilk ortaya çıkan orbifoldlardır.フレンケル・レポウスキー・ミュールマンの構成は、最初は共形場理論の中に現れる軌道体であった。
Öte yandan yörenin bu yapısı büyük tehlikeleri de içeriyordu.しかしながら、ジャンヌの存在は大きな危険をもはらんでいた。
İmmünoloji, bağışıklık sisteminin yapısını ve fonksiyonlarını açıklayan bilim dalıdır.免疫学は免疫系の構造と機能を研究する科学である。
Diğer taraftan şehrin sanayi yapısı da gelişti.町の商工業も発達した。
Çok kolay sinirlenebilen bir yapısı vardır.かかりにくい技とかかり易い技がある。
Üretici dilbilgisi kuramına göre dil, insan aklının yapısıdır.なお、作中の猫は人の言葉を理解する。
Hemoglobin proteinin kimyasal yapısının oksijen taşırken ve taşımazken farklılıklar gösterdiğini keşfetti.彼はヘモグロビン分子が酸素原子を得たり失ったりする時に分子構造が変化することを示した。
Keplerin ana bilimsel amacı gezegen sistemlerinin yapısı ve çeşitliliklerini incelemek olacak.ケプラーの目的は、惑星系の構造と多様性を探ることにある。
Enzimin yapısının bilinmesi kinetik verilerin yorumlanmasında faydalıdır.酵素の立体構造が分かると、速度論的な情報の解釈に有利である。
ReactOS, 1996'da Windows 95 yapısını amaçlayarak FreeWin95 adıyla geliştirilmeye başlanmıştır.1996年頃、オープンソース開発者のグループがFreeWin95というプロジェクトを開始した。
Alınında silahlılar (Pecora) daima yukarıda tarif ettiğimiz dört bölümlü mide yapısına sahiplerdir.また、キャラクターによっては上記4カテゴリ以外に固定武装を持っていることがある。
Toplumsal cinsiyet, bir cinsiyet yapısından daha fazlasıdır.その意味で、社交は気晴らし以上のものである。
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.頭に2つのリボンを結んでいる。
Denizde suyun yapısı yansıtıcı bir yüzey oluşturmaktadır.つまり水上を航行する船の姿が、水面に反射するようになるのである。
Damak yapısı diğer ratitlerden farklıdır.ドメイン登録料はレジストラによって異なる。
Bu yapıtlar Mağara yapısında olup, kiliseye'de benzemektedir.全体は礼拝堂同様、ドームに覆われている。
Kariye Kilisesi, tipik bir Bizans yapısıdır.教会の構造は典型的なバシリカ様式による。
Yapısı heyecan verici...是れ全く造化の妙趣である。
Aracın basit yapısı kolaylıkla tamir ve bakımı yapılabilmesine imkân tanımaktadır.父親のおかげで車の簡単な修理も出来る。
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.日本は6,852の島で構成される島国である。
Bu vortekslerin şiddeti uçağın ağırlığı, hızı ve kanat yapısına göre değişebilir.渦の大きさは航空機の重さ、速度、翼の形などによって異なる。
Etli dil, alt damağa yapışıktır.滑舌が悪く、すぐ噛んでしまう。
Sankalar (Japonca sanka: "dağ mağarası"), Japonya'nın genel toplum yapısında kast dışı topluluk.(さんじん) サンカ(山窩) - 日本山中の社会集団。
Akım anma değerini aşmadığı müddetçe yay gövdeye yapışık kalır.メスがオスに興味がなかった場合、激しくオスをかむ。
DNA ve RNA'nın yapısına girer.DNAやRNAを構成する単位でもある。
Yapışıcı uçları yoktur ama uçlarında ikişer yumru bulunur.本流にダムはないが、支流に二つのダムを抱える。