yapısı ile cümle

yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Landsberg, Rayleigh saçılımının ince yapısını keşfetti.Landsberg objevil jemné struktury v Rayleighově rozptylu.
1647 ile 1874 arasında 142 m ile Dünya'nın en yüksek yapısıydı.Se svými 142 metry byla mezi lety 1625 a 1847 nejvyšší budovou na světě.
Loftus-Cheek sekiz yaşında Chelsea'nin alt yapısına katıldı.Loftus-Cheek hrál od osmi let v mládežnických týmech klubu Chelsea FC.
Yeni bir organizasyon yapısı oluşturur.Vzniká nová koncepce organizací.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Zbytky přežívající sovětské moci pak definitivně odstranily říjnové události roku 1993.
Sonuç olarak, bölgedeki toprak yapısı tamamen değişmiştir.Vinou výstavby metra se celá oblast zcela změnila.
Yapısı çok basittir.Konstrukce je velmi jednoduchá.
İlçe topraklarının engebeli yapısı hayvancılıkta yol alınmasına neden olmuştur.Zpočátku měl velmi mírumilovné poslání, udržovat dobytek na určeném místě.
Üretici dilbilgisi kuramına göre dil, insan aklının yapısıdır.Jazykový instinkt: Jak mysl vytváří jazyk.
Ancak kimyasal yapısı farklı.Mají různou chemickou stavbu.
Eskimeyle oluşan bu değişiklikleri ürünün yapısındaki gözle görülebilen değişiklerle de gözlenebilir.To je přesný opak toho, co by bylo možné očekávat při klimatických změnách.
Sloan Seddi veya Büyük Duvar, 2010 yılında tanımlanmıştır ve evrenin bilinen en büyük kozmik yapısıdır.Sloanova velká zeď byla do roku 2013 největší objevenou strukturou ve vesmíru.
Coğrafi yapısı genellikle engebesizdir.Autorství děl je většinou nejisté.
Gerçekliğin yapısındaki boşluk.Sociální konstrukce reality.
Bu arada şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar.Zároveň se pronikavě začala měnit tvář města.
Vakum etkisiyle yüzeye yapışıp vücudu çekerek hareket sağlar.Nutno rozlišovat pohyb bodu a pohyb tělesa.
Filmin temel yapısı Norman Bates’in yaşadığı psikozdur.Jeho nejznámější rolí byl Norman Bates z filmu Psycho.
1960'lı yıllarda galaksilerin spiral yapısının oluşumu üzerine çalışmaya başladı.Od roku 1970 pracoval na pochopení dynamiky galaxií.
Her volkanın farklı bir geçmişi, dolayısıyla da farklı bir yapısı oluşmaktadır.Každý typ erupce vytváří jiný tvar sopky.
2- Yapışık kal.Vojtěch II.
Arazi yapısında neredeyse hiç düz alan yoktur.V objektu se nevyskytuje téměř žádný pravý úhel.
"Metamfetamin" terimi bu yeni karışımın kimyasal yapısından türedi:methyl alpha-methylphenethylamine.Jeho triviální název je odvozen od jednoho z možných chemických názvů: alfa-methylfenethylamin.
Şimdilik yalnızca x64 yapısını destekler.V současné době funguje téměř výhradně na architektuře x86.
1962 yılında Dr.Crick'le DNA'nın 3 boyutlu yapısını keşfetmelerinden dolayı Nobel Ödülüne layık bulundular.V roce 1962 byla udělena Nobelova cena za objev molekulové struktury DNA trojicí M.
Ana madde: Bohr modeli Niels Bohr, atom yapısını ilk belirleyen (1913'te) Danimarkalı fizikçidir.Bohrův model atomu je model atomu, který vytvořil v roce 1913 dánský fyzik Niels Bohr.
Veri/komut yapısının boyutu, verilerin olduğu alanın boyutuna bağımlı olarak değişir.Datové/příkazové rámce mají proměnlivou délku v závislosti na velikosti informačního pole.
Kısa ve kalın bacak yapısı jaguarın iyi tırmanmasını, sürünerek ilerlemesini ve yüzmesini sağlar.Díky krátkým a podsaditým končetinám je jaguár zdatný ve šplhání, plazení a plavání.
Ferro Carril Oeste'nin alt yapısında futbola başladı.Svou fotbalovou kariéru začal ve Ferro Carril Oeste.
Kırmızı-siyah ağaç bilgisayar biliminde bir çeşit kendini-dengeleyen ikili arama ağacı veri yapısıdır.Červeno-černý strom (též anglicky Red-black tree) je binární vyhledávací strom.
Vâroluşun temel nedenini ve kişisel varlığın düzen yapısını oluşturur.O původu Jednoty bratrské a řádu v ní.
Bayburt'un engebeli arazisinin jeolojik yapısı oldukça karışıktır.Dřevěná sedadla bayreuthského divadla jsou pověstně nepohodlná.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.Zasvěcení je pravděpodobně stejné jako kostelu.
Doğrusal bir veri yapısıdır.Výsledkem je model reálné sítě.
Novi Sad ile beraber genişletilmiş Novi Sad Şehri belediye yapısını oluşturur.Spolu s ODS utvořilo městskou koalici.
Artık Fransa'nın etkisindeydiler ve bunda dolayı devletin yapısı değişti.Aktuálně se zdá, že jeho ústup se zastavil, jak se změnilo využívání krajiny pro zemědělské účely.
Ailenin etnik yapısı çeşitlilik gösterir.Etnická struktura obyvatel byla různorodá.
Saruman, bunu kullanışlı bulduğu zamanlarda Entlerin düşünce yapısını anlama yeteneğine açıkça sahiptir.Zvykl si na to, že Serena velmi často ví co si myslí. ...
Demirin kristal kafes yapısının 165 milyar kez büyütülmesinden esinlenmiştir.Atomium je model základní buňky krystalové mřížky železa zvětšený 165 miliardkrát.
Arazi yapısı tarıma çok elverişli değildir.Tato rostlina není příliš náročná na půdu.
Bu madde önce Peter'a yapışır ve Spider-Man'e özel bir takım güçler verir.Důvodem je fakt, že Peter jako jediný dokázal pořídit kvalitní snímek Spider-Mana.
Vücut yapısı güçlüdür.Trup je silný.
Başlangıçta Anaerkil bir toplum yapısına sahiptiler.Od začátku se jednalo o nepopulární svazek.
Coğrafi yapısı ise ova şeklindedir.Tvar křivky zůstane stejný.
İletişim yapısı bu modelde de tek yönlüdür.Z tohoto hlediska je model i komunikačním prostředkem.
Hâlbuki, Osmanlı Devleti kurulduğu ilk günden itibaren Sünni bir devlet yapısına sahipti.Od počátku jejího vzniku vlastnil společnost stát.
Neptün'ün iç yapısı Uranüs'e benzemektedir.Chemickým složením se Uran podobá Neptunu.
Uluslararası Menkul Kıymetler Kimlik Numarası'nın (ISIN) yapısı ISO 6166 standartlarında açıklanmıştır.Formát mezinárodního telefonního čísla definuje standard E.164.
Histidin (His, H) doğada yaygın 22 aminoasitten biridir ve proteinlerin yapısında bulunur.Histidin (zkratky His nebo H) je jedna z nejběžnějších přírodních aminokyselin přítomných v proteinech.
Güçlü fizik yapısından dolayı taraftar kendisine "Gladyatör" lakabını uygun gördü.Pro svůj mohutný vzhled je znám jako "gladiátor mezi psy".
Wankel motorunun normal bir motordan çok daha basit bir yapısı vardır.Golfový kočárek má o hodně lehčí konstrukci než klasický model.
12 ile 17 arasındaki kurallar oyunun yapısıyla ilgilidir.Období mezi 6 a 12 týdny věku je totiž postatné pro rozvoj sociálního chování.
Akraba bağları kuvvetli bir toplum yapısına sahiptirler.Obyvatelé ostrova vytvářejí pevnou komunitu.
Çabuk sinirlenen bir yapısı vardır.Pravděpodobně se projevil přehnaný spěch při stavbě.
İnce fakat kaslı bir vücut yapısı vardır.Má protáhlé a štíhlé tělo.
Kafasının üstüne yapışık iki yaprak vardır.Na hlavě vyrůstají dva rohy.
Arazi yapısı ise tarıma elverişli olmayıp çok engebelidir.Druh je společenský a nepříliš teritoriální.
Bazı eleştirmenler de filmin karmaşık yapısından memnun oldu.Někteří kritikové byli hudbou filmu zklamaní.
Bacak yapısı hızlı bir koşucu olduğu görüşünü ortaya koymaktadır.Dlouhé nohy umožňují rychlý běh.
Dağlık bir arazi yapısı görülür.Plánuje se stavba hospodářské zóny.
"Çakırı" da köy halkının yapısından dolayı almıştır.Přízvysko "Zlatá" získala díky blahobytu, kterým vesnice oplývala.

İlgili Sayfalar