yapısı ile cümle
yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
19. yüzyılda eyalet yapısı değişmeye başladı.Během 19. století se složení obyvatel začalo měnit.
Avrupa Birliği nüfus yapısı hayli nüfuslanmış,kültürel farklılığı olan 27 üye devleti gösterir.Demografie Evropské unie představuje vysoce zalidněnou a kulturně rozmanitou unii 28 členských států.
Köyün Kültürel yapısı köklerini korumaktadır.Kapitola Modifikované rostliny chrání své sousedy.
Bu kuram çerçevesinde toplumun yapısı ve işlevleri dikkate alınır.Tyto procesy pak mají vliv na fungování a produktivitu celé společnosti.
Çorum ilinde çeşitlenmiş tarım yapısı olup ürün yelpazesi geniş üretim miktarları fazladır.I přes rozvinutou dílenskou výrobu a dělbu práce patřily žernovy mezi poměrně cenné výrobky.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.Articlolele 2-10 determinau structura autorităților supreme ale uniunii.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Ultimele rămășițe ale structurilor de comandă ale fostei armate sovietice au fost dizolvate în iunie 1993.
Tatoeba'nın temel veri yapısı bir dizi düğüm ve bağlantılardan oluşur.Structura fundamentala a datelor Tatoeba este o serie de noduri și legături.
Litvanya, liman alt yapısına ait büyük yatırımlarını kaybetti.Lituania a pierdut și masivele investiții pe care le făcuse în infrastructura portului.
Düşük sıcaklıklı ortamlarda ise proteinin yapısı istikrarlı kalır ve işleyişi normal halde devam eder.Într-un mediu cu temperaturi scăzute, totuși, structura proteinei este stabilă și funcțiile sale sunt normale.
Neptün'ün iç yapısı Uranüs'e benzemektedir.Structura internă a lui Neptun este similară cu cea a lui Uranus.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Este centrul ceremonial al puterii imperiale, și cea mai mare structură din lemn păstrată din China.
Kilisenin yapısı, iyi bir akustik sağlamak için tasarlanmıştır.Structura bisericii este destinată unei acustici bune.
Savaş zamanında inşaat başladığında, yeni şehrin ilk yapısı bir kale idi.De vreme ce ridicarea orașului a început în timp de război, prima construcție a fost o fortificație.
Dağlar ülkenin yüzey yapısının %70'ini oluşturmaktadır.Zona de dealuri reprezinta 70% din suprafata satului.
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.Al Doilea Război Mondial a modificat alinierea politică și structura socială a lumii.
Bu bileşiğin kristal yapısı ancak 2007 yılında belirlenmiştir.Structura sa cristalină a fost determinată abia în 2007.
Çok ilginç bir kelime yapısı vardır.Ce frază interesantă nu-i așa?
Meclis kurulunun yapısına nihai onayı vermek zorundadır.Adunarea Poporului trebuie să își dea votul final asupra compoziției Consiliului.
Bu şartlarda, maddenin yapısı Pauli dışlama prensibiyle desteklenir.Această cerință impusă fermionilor rezultă din principiul de excluziune al lui Pauli.
En çok bilinen en basit buckyball molekülü, futbol topu benzeri yapısıyla C60 buckminsterfullerenedir.Cel mai simplu exemplu este fulerena C60, cu formă de minge de fotbal).
Yüksek bir yerden düşerse zemine yapışır.De pe spicul de secară ei cad pe pământ.
Taştan bir yapısı vardır.Edificiul are o temelie de piatră.
Kozmoloji, Evren'in yapısını, tarihini ve geleceğini inceler.Cosmologia este studiul istoriei universului, mai ales originilor și destinului său.
Genelde kıraç bir arazi yapısına sahiptir.Acestea au, de obicei, o piață mai mare de desfacere.
Jaguar parsa çok benzer ama daha kısa ve kalın yapısı vardır.Sudanul savană este similar, dar cu ierburi mai scurte și copaci mai scurți.
Kâbe'nin geniş duvar yapısı yaklaşık bir küp biçimindedir.Puterea calorifică a păcurii este de circa.
Arazi yapısı dağlık ve tepelik olup, güney kuzey istikametinde uzanan vadilerden oluşmaktadır.Relieful este format din munte, deal, terase și lunci ce se desfășoară în trepte de la nord la sud.
Lewis yapısı, iyonik bileşiklerin oluşumu Elektron Nokta formülü ile gösterilebilir.Din configurația electronică putem afla ce ioni formează elementul.
Vücut yapısı güçlüdür.Fizica corpului solid.
Ailenin etnik yapısı çeşitlilik gösterir.Structura națională a populației este diversă.
İç mekân yapısı da oldukça basitti.Piesa de artilerie era prin urmare mult mai simplu de construit.
Aspartik asit (Asp, D) proteinlerin yapısında bulunan 20 standart aminoasitten biridir.Acidul aspartic (abreviat Asp sau D), este unul din cei 20 aminoacizi proteinogeni.
Menderes ise şu soruyla cevap vermişti: “Başbakanın yakasına yapışıyorsun, bundan büyük hürriyet olur mu?”M-au întrebat atunci: «Clădirea fostei prefecturi vă convine?»
Glikoprotein yapısındadır.Este o glicoproteină dimeră.
Başka bir deyimle, N yapısı E'nin bir modelidir.Obișnuim să spunem în aceste condiții că C-D reprezintă o componentă a procesului inovativ.
Mensiyus'un öğretisinin temeli, insan yapısının doğuştan iyiliğidir.Toate ideile lui Curtis au servit beneficiului omenirii.
Etli dil, alt damağa yapışıktır.Limba ei este ușor despicată la vârf.
Genel olarak dağlık bir yapısı vardır.În comună există o casă memorială.
Futbola Volgar Astrahan takımının alt yapısında başladı.Rinat Dasaev a început să joace fotbal la formația locală Volgar Astrahan.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.Ca formă, ea seamănă cu Biserica Mirăuți din Suceava.
L-İzolösin tıbkı L-Lösin2 olduğu gibi birçok hayvansal ve bitkisel besinin yapısında bulunmaktadır.LHCb – La Big Bang au fost create cantități egale de materie și antimaterie.
Bu nedenle çok yönlü bir yapısı var."De aceea am un gard mare!".
Hücre çeperinin yapısına katılır.Face parte din celule conductometrice.
Ancak durum yine de karmaşık yapısını korumaktadır.Prezența lui velarizează articularea lui .
2004 nüfus sayımı itibariyle şehrin etnik yapısı aşağıdaki gibidir:[1]Structura etnică a orașului conform recensământului populației din 2004[5]:
314 metre yüksekliği ile Estonya'nın en yüksek yapısıdır.314 m-es magasságával Észtország legmagasabb építménye.
Tüm canlıların yapısında bulunur.Jelen van minden élőlény szívében.
Neptün'ün iç yapısı Uranüs'e benzemektedir.A Neptunusz belső felépítése hasonló az Uránuszéhoz.
Kentin en önemli kutsal yapısı Athena Tapınağı idi.Az ősi Szmirna legfontosabb szentélye az Athéni Templom volt.
Elektronik cihazların yapısında yer alırlar.Helyükre elektronikai berendezések kerültek.
ReactOS, 1996'da Windows 95 yapısını amaçlayarak FreeWin95 adıyla geliştirilmeye başlanmıştır.1996 körül, nyílt forráskódú fejlesztők egy csoportja elindított egy projektet FreeWin95 névvel.
Vizigot ordusunun askeri yapısı çok örgütlüdür.A janicsár hadtest szervezeti felépítése igen bonyolult.
Loftus-Cheek sekiz yaşında Chelsea'nin alt yapısına katıldı.Lotfus-Cheek már nyolcéves kora óta a Chelsea FC játékosa.
Yapısı çok basittir.Felépítése igen egyszerű.
Fakat diğer ağların yapısı hakkında bilgi sahibi değildir.Más művéről nincs is tudomásunk.
Kilisenin yapısı, iyi bir akustik sağlamak için tasarlanmıştır.Az épület kiváló akusztikával büszkélkedik.
Bölgenin doğal yapısına telafisi mümkün olmayan zararlar vermiştir.A fogyasztás bolygónkra gyakorolt visszafordíthatatlan hatásaira.
Bu gelişmeler toplulukların yapısında çok önemli değişikliklere yol açmıştır.Rendeletei jelentős változásokat hoztak az ország társadalmában.
Film yönetmeni bir senaryo temelinde, filmin artistik ve dramatik yapısını düzenler.Filmrendező – a film művészeti és dramatikus részeinek elkészítését vezeti.