yapısı ile cümle

yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başlangıçta Anaerkil bir toplum yapısına sahiptiler.Inizialmente le comunità cristiane avevano una struttura molto semplice.
Gerçekliğin yapısındaki boşluk.L'invenzione della realtà.
Arazi yapısı ova kesimlerinde düz içeri kesimlerde ise hafif engebelidir.La collocazione cronologica degli avvenimenti all'interno della Terra di Mezzo è certamente più complessa.
Proteinin dizisi o proteine spesifiktir, proteinin yapısı ve fonksiyonunu belirler.Questi gruppi fosforici sono importanti sia per la struttura della proteina, sia per la sua proposta funzione.
Camiinin minaresi esas yapısı üzerine ve köşeye oturtulmuştur.Queste collegano l'edificio con il minareto nell'angolo meridionale.
Yaşlı olmasına rağmen o, çok güçlü bir vücut yapısına sahiptir.Oltre ad essere molto veloce, possiede un buon fisico.
Maddecilik bilginin yapısı ve oluşumu hakkında bir postulattır.("Il fondazionismo è una concezione della struttura della giustificazione o conoscenza.
Fikirleri, İkinci Meşrutiyet dönemi düşünce yapısının şekillenmesinde etkili oldu.Riflessioni sul potenziale esito vennero condivise durante la fase di costruzione.
SIV, insandan insana bulaşabilecek şekilde yapısını değiştirebilmektedir.Scully insiste che è fisicamente impossibile per un umano cambiare forma.
Hükümetin düzen sağlamaya çalışması da Lübnan Ordusu'nun yapısı gereği engellendi.Il governo brasiliano, da parte sua, poco fece per organizzare il contingente dei soldati.
Köy, güzel bir tabiat yapısına sahip olup insanları cana yakındır.Esse hanno un'aria mesta e si tengono la mano in atteggiamento amichevole.
Beynin yapısı karmaşıktır.Структура мозга сложна.
Şu anda Hamburg'un en yüksek ikinci yapısıdır.Второе по высоте здание Гамбурга.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.Пункты 2 — 10 определяли структуру высших органов власти СССР.
Kongre, yeni Parti'nin statüsünün, Sovyet toplumunun sınıf yapısındaki değişimleri yansıttığını tasdik etti.Съезд принял новый Устав партии, отражавший изменения в классовой структуре советского общества.
Bu görüntüleri temel alan Rosalind Franklin 1955 yılında virüsün tam yapısını keşfetti.На основании полученных ею изображений Розалинд Франклин в 1955 году определила полную структуру вируса.
Dönme hızları 200–250 km/sn civarındadır ve yıldız yapısının bozulacağı noktadan çok uzak değildir.Скорость вращения на экваторе достигает 200—250 км/с, и недалека от той, при которой звезду бы разорвало.
İlk β yaprak yapısı William Astbury tarafından 1930'larda önerilmiştir.Впервые структура β-листа была предложена Уильямом Астбери в 1930-х годах.
NRW.INVEST firmasının organizasyon yapısı, uzmanlaşmış ülke ve sektör ekiplerinden oluşmaktadır.Агентство NRW.INVEST специализируется на отдельных странах и отраслях промышленности.
Protein yapısının dört düzeyi vardır.Существуют четыре уровня структуры белков.
Bu sonucun ispatı için Berry paradoksundaki kendine gönderme (self-referantial) yapısı kullanılır.Доказательство теоремы основано на самореферентной конструкции, использованной в парадоксе Берри.
15 Eylül 2010 tarihinde yapılan toplantının sonucunda birliğin yapısı elirlenmiş ve onaylanmıştır.15 сентября 2010 года в ходе собрания была создана и утверждена ниже следующая структура организации.
Gerçekliğin yapısındaki boşluk.Структура реальности.
Şimdilik yalnızca x64 yapısını destekler.Поддерживается только архитектура x86.
Ancak A veri yapısı sadece 8 byte veri alabilmektedir.Однако процессор SIM может обратиться только по 8-битному адресу.
Ben dizginlere yapışınca göğsümden itti.А когда отняла от груди, отдала.
Bu arada şehrin nüfus yapısı da değişmeye başlar.Одновременно с этим меняется планировка городка.
Günümüzdeki Güneş'in fotosferinin yapısı %74,9 oranında hidrojen ve %23.8 oranında helyumdan oluşmaktadır.Состав фотосферы современного Солнца включает по массе 74,9% водорода и 23,8% гелия.
3. Zlango dilinin cümle yapısı çok sade ve kolay anlaşılır.Построение предложений в Zlango очень просто и понятно.
Kendine özgü bir yıldız olan HR 2309, küçük ve iyi tanımlanmış bir halka yapısı gösterir.Довольно своеобразна звезда HR 2309 — она имеет небольшую резко очерченную оболочку.
Tütün mozaik virüsü ilk kez kristalize edildi ve yapısı bu nedenle ayrıntılı olarak tarif edilebildi.Вирус табачной мозаики был кристаллизован первым среди вирусов, что позволило многое узнать о его структуре.
Yapısında daha az ilginç olan, kabartmalı dubleks kağıt duvar kağıdıdır.Не менее интересными по структуре являются тиснёные дуплексные бумажные обои.
Krasnodar Uluslararası Havaalanı, Temel Eleman şirket yapısı içinde faaliyete geçti.Международный аэропорт Краснодар начал свою самостоятельную работу в структуре компании «Базовый элемент».
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Это — церемониальный центр имперской власти, и крупнейшая сохранившаяся деревянная структура в Китае.
Kendi ikincil yapısı (sahte düğüm eşleşmesi gibi) olmayan büyük ilmikler de kararsızdır.Слишком крупные петли, не имеющие собственной вторичной структуры (например, псевдоузлов), также нестабильны.
Ayrıca mahallenin kuzeyinde killi toprak yapısına da rastlamak mümkündür.Она знает, как можно найти Северную Рощу.
Eğer bıçağın yapısı çok zarar gördüyse kılıç kullanılmaz hâle gelmiştir.Однако в случае образования поперечной трещины меч становится непригодным к использованию.
Bahçenin geometrik yapısında ise ciddi bir değişiklik yapmadı.В остальном геймплей не подвергся серьёзным изменениям.
Tüm kağıt duvar kağıtları için ortak bir özellik onların yapısıdır.Общей характеристикой для всех бумажных обоев является их структура.
2006 yılı itibarıyla Potein Data Bank'da yaklaşık 40.000 atom çözünürlüklü protein yapısı bulunmaktadır.К 2006 г. Protein Data Bank содержал данные о пространственной структуре 40 тысяч белков.
Bina Malezya'nın üçüncü yüksek yapısıdır.Это самое высокое сооружение на Мальте.
Günümüzde kulübün yapısı hakkında çok az şey bilinmektedir.На сегодня об объекте известно очень мало.
Gerektiği zaman psikopatlaşabilen bir yapısı bulunmakta.При необходимости проводят симптоматическую терапию.
Neptün'ün iç yapısı Uranüs'e benzemektedir.Внутреннее строение Нептуна напоминает внутреннее строение Урана.
En çok bilinen en basit buckyball molekülü, futbol topu benzeri yapısıyla C60 buckminsterfullerenedir.Атомная решётка простейшего из фуллеренов C60 напоминает футбольный мяч.
Bir sinek ağa konsa hemen yapışır.Мышонок сразу же её проглатывает.
Jumbo Ethernet yapısı için uygun hata denetimini geliştirir.Улучшенная система контроля ошибок, подходящая для jumbo-пакетов в Ethernet.
Karbon, canlılardaki bütün organik bileşiklerin yapısında bulunur.Углерод является основой всех органических веществ.
Genellikle, protein ya da steroid hormon yapısındadırlar.Как правило, это пептидные или стероидные гормоны.
Taçküre yapısının farklı güneş lekeleri ile birlikte görünüşü, Ekim 2010.Спецификации некоторых графических ядер по состоянию на октябрь 2010.
Bölüm, "Önce ve Şimdi" yapısına sahiptir.Общение по принципу «здесь и сейчас».
İnsanları arasında yardımlaşma ve dayanışma yoğun çünkü arazi yapısı ve çalışma durumu bunu gerektirmektedir.Жаль уничтожать его, а надо, так как процесс экономического развития страны требует этого.
Ülkenin federal yönetim yapısı gereği ülkeyi oluşturan adalar özerk yapıya sahiptir.Дальнейшее развитие будет происходить согласно федеральному правительственному плану создания опорных городов.
İkinci Dünya Savaşı dünyanın politik düzenini ve sosyal yapısını derinden etkiledi.Вторая мировая война глубоко потрясла всю политическую и экономическую систему Франции.
Burada görkemli bir kanyon yapısı vardır.Имеет глубокую, каньонообразную долину.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.Расположена на Японском архипелаге, состоящем из 6852 островов.
Yüzü ve davranışları komiktir, saf bir yapısı vardır.Их лица и подозрительные взгляды выглядят немного смешно.
Engebeli bir yapısı bulunmaktadır.Включено существовавшее строение.
Dağlık bir arazi yapısı görülür.Создаётся особый горный климат.
Pop ve/veya R&B şarkı yapısı ile dans ritimlerini birleştirir.«Do What U Want» танцевальная R&B композиция.

İlgili Sayfalar