yapısı ile cümle
yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdilik yalnızca x64 yapısını destekler.Al momento supporta solo l'architettura x86-64.
Sürüngenlerin akciğerlerinin anatomik yapısı memelilerin akciğerlerinden daha az karmaşıktır.La struttura anatomica dei polmoni dei rettili è meno complessa che nei mammiferi.
Ordunun liderlik yapısı Roma tarihi içinde büyük evrimler geçirmiştir.La dirigenza militare evolse notevolmente nel corso della storia di Roma.
2006 yılı itibarıyla Potein Data Bank'da yaklaşık 40.000 atom çözünürlüklü protein yapısı bulunmaktadır.A partire dal 2014 la Protein Data Bank possiede oltre 90.000 strutture proteiche a livello atomico.
KrF2'nin yapısı lineerdir ve Kr-F mesafesi 188,9 pm'dir.La struttura della sua molecola di è lineare, con le distanze Kr−F di 188,9 pm.
Sabit S-boxes kullanan CAST-128 yapısına benzer.Ha una struttura simile al sistema CAST-128, che usa però S-Box fisse.
DNA'nın iki iplikli yapısı DNA ikileşmesi (DNA duplikasyonu) için basit bir mekanizma sağlar.La struttura a doppia elica del DNA permette un meccanismo estremamente semplice per la replicazione del DNA.
Resifin yapısı mercan polip'i olarak bilinen milyarlarca küçük organizma tarafından oluşturulmuştur.La struttura è composta da miliardi di minuscoli organismi, noti come i polipi del corallo.
"Enstitünün yapısı" (İngilizce)."Basi per lo studio dell'inglese").
Köyün en önemli yapısı 1563 yılında inşaat edilen şatosudur.Uno degli edifici più importanti è il municipio, costruito nel 1505.
İo, 400 aktif yanardağı ve jeolojik yapısı ile Güneş Sistemin en aktif nesnesidir.Con oltre 300 vulcani attivi, Io è l'oggetto geologicamente più attivo del sistema solare.
İmmünoloji, bağışıklık sisteminin yapısını ve fonksiyonlarını açıklayan bilim dalıdır.L'immunologia è la disciplina che studia la struttura e la funzione del sistema immunitario.
Müziğin armonik, melodik ve ritmik yapısını uyumlu hale getirir.Può assolvere funzioni melodiche, armoniche e ritmiche.
Antik kentin taş döşeli alt yapısı halen sağlam durumdadır.Qui si trova l'antico pozzo in pietra, ancora funzionante.
Şu anda ise karma bir toplum yapısı bulunmaktadır.Attualmente la società è ancora un'impresa familiare.
Arazi yapısında neredeyse hiç düz alan yoktur.Non credo che esista sulla terra un angolo più deprimente.
2- Yapışık kal.II, passim.
Devletin yönetsel yapısını yeniden düzenledi.L'assemblea ne riorganizzò inoltre la struttura degli organismi dirigenti.
Her sıralama nesnesi bir topolojik uzay yapısına sahiptir.Ogni componente di un dato è rappresentata su una dimensione spaziale dell'ipercubo.
Ancak, tüm inhbitörler substrat yapısına dayalı değildir.Tuttavia, non tutti gli inibitori reversibili mimano le strutture dei substrati.
Çok düzgün bir kemik yapısına sahiptir ve zarif bir görüntüsü vardır.Hanno un equilibrio corporeo perfetto e una vista eccellente.
Bu nüfusun etnik yapısının neredeyse tamamı Arnavut idi.Quasi l'intero PIL di Taiwan fu nazionalizzato.
İsmini yılan derisini benzeyen billur yapısından alır.Il suo nome può essere tradotto come Ossa di serpente.
Bu teknolojide destek yapısı kullanılmaz.Nel trasferimento è stata utilizzata la tecnica originale senza aiuto elettrico.
Kurtulmak için çırpındıkça daha da yapışır.‘E più io piangevo, più lui colpiva.
Bünyesinde bir kilise yapısı ve manastır bulundurmaktadır.Il complesso consta di una chiesa e un convento.
Yapısı heyecan verici...Lo spettacolo è emozionante.
Köyün iklimi, sert bir karasal iklim yapısına sahiptir.I monti formano un'importante barriera climatica.
Parkın simgesel yapılarından olan bina, "kültürel miras yapısı" olarak değerlendirilmektedir.Tutte queste strutture, incluso il mastio stesso, sono considerate "importanti proprietà culturali nazionali".
Yapısı R-7 roketine benzer.La base di partenza fu il missile R-7.
Kilisenin yapısı Çarıklı Kiliseye çok benzer.La storia della chiesa è simile a quella del convento.
Dağınık iskân yapısına rağmen çok sıkı sosyal ilişkiler göze çarpmaktadır.Benché centrata sulla sfera privata, l'opera possiede già un taglio sociale.
1929’da krallığın idari yapısı 9 banlık üzerine düzenlenmiştir.Nel 1929 il Regno di Jugoslavia venne organizzato in 9 regioni amministrative, dette banovine.
NATO'nun resmî yapısında yer almamaktadır.Non è istituzionalmente un organo della NATO.
Ben dizginlere yapışınca göğsümden itti.Tento forse di blandirlo, battendomi il petto?
Meclis kurulunun yapısına nihai onayı vermek zorundadır.L'Assemblea del Parlamento dà l'approvazione definitiva alla composizione del Consiglio.
Bu nedenle arazi yapısı engebelidir.L'impegno di superficie è quindi significativo.
Şimdi, daha ziyade Avrupa yapısı kemanlar kullanılmaktadır.I mobili sono di fabbricazione europea.
Mahallenin ismi merkezindeki tarihi kümbet yapısından gelmektedir.Il nome soprattutto, mostra la storia travagliata del centro.
Oval bir meyve yapısına sahiptir.Ha il potere di creare una seta di ragno.
Optik bölgede olmayan ilk gözlemler Güneş’in termal yapısı ölçülerek yapıldı.Le primissime misurazioni non ottiche furono fatte riguardo alle proprietà termiche del Sole.
Vücut yapısı güçlüdür.Il corpo è robusto.
Çubuklu balinaların ise fonik dudak yapısı yoktur.Le balene non hanno la struttura delle "labbra foniche".
Bilimsel devrimlerin Yapısı, Thomas Kuhn.Questo anticipa i lavori di Thomas Kuhn.
Akademik bölümler, federasyonun merkezi yapısı içinde yer alırlar, hiçbir kolejle bağlantıları yoktur.Accademia militare: può costruire eserciti in città senza un leader.
Ancak durum yine de karmaşık yapısını korumaktadır.Ciò però rende tuttora il mantenimento della struttura in qualche misura problematico.
Doğal yapısı gereği savunmaya çok elverişli olduğundan, tarihte hep vazgeçilmez olmuştur.Molto difficile da educare, poiché mantiene sempre la sua indipendenza.
Bağımsızlığın ilan edilmesinden bu yana Estonya üniter parlamenter cumhuriyet yapısını korumaktadır.Dopo che l'Estonia riconquistò l'indipendenza, fu adottata una Costituzione parlamentare.
Milli park yapısı gereği pek çok aktiviteye ev sahipliği yapar.Non solo, per acquistare la casa Alvin farà diversi lavori.
Mahallenin arazi yapısı tamamen ovadır.Ne fanno parte tutti i capimandamento della provincia.
Topografik engebeli bir arazi yapısı ile demiryolu ve karayolu ağı ile çevrilidir.Monrovia è collegata con il resto del paese attraverso una rete stradale e ferroviaria.
Landau teorisi sıvı helyumun süperakışkan bileşiğinin mikroskobik yapısı üzerinde ayrıntılı şekilde durmaz.La teoria di Landau non è una teoria microscopica della componente superfluida dell'elio liquido.
Yumurta keselerini örü memelerine yapışık olarak taşırlar.Gira regolarmente le uova con il becco.
Vurmalı çalgılar müzikte ritim yapısı kurulmak için kullanılır.I fuochi d'artificio vengono lanciati a ritmo di musica.
Arazi yapısı itibarıyla dağlık ve çok engebeli bir karaktere sahiptir.A dispetto del nome la montagna si presente invece imponente e con roccia particolarmente solida.
İkincisi İbn Arabi'nin farklı ve daha müstesna yapısıdır.La seconda versione è quella di Ibn Arabī che differisce.
Döneminde hem tiyatro yapısı, hem de topluluğu için aynı adlar birlikte kullanılmıştı.Inoltre, entrambe sono state scritte per la stessa compagnia di teatro e per lo stesso pubblico.
Onların askeri temelli yaşam biçimi yaşadıkları bölgenin idari yapısına da yansımıştır.Chiedono anche il nuovo stadio civico promesso.
Uruguay'ın köklü kulüplerinden Nacional alt yapısında yetişmiştir.Membro dell'Unione nazionale per l'incremento delle razze suine presso il Ministero dell'agricoltura.
Gövde yapısı ve kanopiler tekrar tasarlanmıştır.I fori per le scorie e il canale di colata vengono ricostruiti ogni volta.