yapısı ile cümle

yapısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu iklim yapısı Mezozoik'in sonlarına kadar sürer.Vivió hacia finales de la era del Mesozoico.
Yalnız yapısında Lösin proteini barındıran besinler bunlarla sınırlı değildirler.Sólo los subproductos que carecen del bloque de construcción en esta etapa son eliminados por este paso.
Çift meclisli bir yapısı vardır.Tiene una estructura accionarial dual.
Caminin yapısı basittir.La estructura del edificio es sencilla.
Kilise 1874'ten 1876'ya kadar Dünya'nın en yüksek yapısı unvanına sahip olmuştur.Por otra parte, la plaza albergó el mercado más grande de la ciudad hasta 1877.
Portekiz idari yapısı temel olarak 308 belediyeye (Portekizce: concelho) dayanır.Portugal tiene 308 municipios (concelhos).
Japonlar ayrıca sahilin yapısının sağladığı avantajları da kullandılar.Los japoneses también usarían el difícil terreno de las playas en su favor.
Dolayısıyla bir betik dili yapısına da sahiptir.Es poseedor, sin duda, de un lenguaje propio.
Yumurta keselerini örü memelerine yapışık olarak taşırlar.Difiriendo de otros prosaurópodos por los huesos de la mandíbula.
Yapısında %1-2 oranında protein, %98-99 lipid bulunur.El grado de unión a proteínas plasmáticas es del 98-99%.
Amerikalı mimar Frank Lloyd Wright, stadyumu "modern Amerika'nın en önemli yapısı" olarak nitelendirdi.Frank Lloyd Wright, el célebre arquitecto, lo consideró una maravilla de la arquitectura norteamericana.
Riskin yapısı tam anlamıyla çok sayıda belirsizlik ve çeşitlilik ile belirginleşir ve kesinleşir.Todas las decisiones implican cierto grado de incertidumbre y duda.
"Whorf'un Düşünce Yapısı", İngilizce .Parmenides' Way of Truth; en inglés.
11. ve 12. özelliklerde: Işık ışınlarının gücü aldığı maddenin yapısına göre artar ya da azalır.11) y 12) La fuerza de un rayo puede ser aumentada o disminuida por el talante de la materia que lo recibe.
Başka bir deyimle, N yapısı E'nin bir modelidir.Entre otras cosas, esto explica el nombre de Og.
Bu özellikler proteinlerin yapısını belirlemekte önemli rol oynar.Estas funciones parecen jugar un papel clave para el control de calidad de proteoglicanos.
Plüton'un jeolojisi Plüton yüzeyi, kabuğu ve iç yapısının karakteristiklerinden meydana gelir.La geología de Plutón se compone de las características de la superficie, la corteza y el interior de Plutón.
İmparatorluğun idarî yapısı böyleydi.Así concluyó este Imperio.
Bu nedenle kurulacak arazi yapısı, su kaynağına yakın dik yamaçlı tepeliklerdir.Permiten el asentamiento humano, gracias a las cercanas fuentes de alimento que proporciona el mar.
Coğrafi yapısı oldukça engebelidir.La forma del casco era muy limpia.
Toprağın yapısı düzelir.Mejora de la estructura del suelo.
Ülkenin federal yönetim yapısı gereği ülkeyi oluşturan adalar özerk yapıya sahiptir.El gobierno federal de la tierra lleva generaciones gobernando a los colonos con puño de hierro.
Rumların ve Hristiyan Kıpçakların Yunanistan'a göçleriyle şu anki nüfus yapısı oluşmuştur.Hoy, piezas de este tamaño y forma roma se asocian con el Congo.
Ancak birçok Valensiya Gotik yapısı ayakta kaldı.Las obras destacadas dentro de la arquitectura gótica civil valenciana son numerosas.
Anne karnında el ve ayak yapıları gelişirken parmaklar önce yapışık durumdadır.Cuando las manos y los estómagos entran en acción, los rostros llegan a desaparecer.
Ordunun liderlik yapısı Roma tarihi içinde büyük evrimler geçirmiştir.Esta institución tuvo una acción destacada dentro de la historia de Río Tercero.
Yeniden yapılanma ve yenilenme sonucu tekrar güzel ve cezbedici yapısına kavuşmuştur.Son situaciones que se recuperan, regeneración sobre nuevas bases sólidas y favorables.
Dağınık bir orman yapısı vardır.Creando un bosque encantado.
Heroon: Efes'in efsanevi kurucusu Androklos adına yaptırılmış bir çeşme yapısıdır.Serot: es el planeta hogar para algunos esclavos que es gobernado por Vorx.
Kendine özgü bir tonu ve kasa yapısı vardır.Tiene su propia plaza y fuente.
Ne var ki bu ölçüt, günümüzün değişken ekonomik yapısıyla pek uyumlu değildir.Pero tal definición del Estado es difícilmente compatible con la interpretación económica de la sociedad.
Bir cümlenin yorumu bu cümlenin sentaktik yapısının çözümlemesine dayalı olarak yapılmalıdır.El objetivo de esta cadencia es retardar la resolución de una frase armónica.
Ayrıca küçük köprüleri geçmek için çok büyük yapısı vardı.También estuvo muy involucrado en la construcción de puentes.
Çok kolay sinirlenebilen bir yapısı vardır.Tiene un temperamento fácilmente irritable.
Bilimsel devrimlerin Yapısı, Thomas Kuhn.Análisis de Thomas Kuhn: Las revoluciones científicas.
19. yüzyıl sonlarının mimari yapısına sahiptir.Es representativo de la arquitectura de finales del siglo XIX .
Parçaların özgün yapısına yeni akorlar ekleyerek doğaçlamalarında her ikisinden de faydalanıyordu.Los dos nuevos miembros se integran perfectamente, involucrándose incluso en la composición de nuevos temas.
Her müzik aletinin farklı bir harmonik yapısına sahiptir.Cada uno de los instrumentos musicales favorece un tipo de lesión específica.
Kavakdere köyü ise dağınık yerleşme yapısına sahiptir.También coloniza fácilmente hábitats perturbados.
Canlıların yapısı ve düzeni ile ilgilenen bilim dalıdır.Posgrado en Ciencias de la Producción y de la Salud Animal.
Bu nedenle, sinirin geri kalanı mevcut yapısı sağlamdır.El resto de la mezquita es de construcción moderna.
Kuyruk bir veri yapısı türüdür.Creo que mi arquitectura es una especie de marco de la naturaleza.
Hücre yapısının bozulması ile serbest kalan enzimler, diğer hücrelerin yapısının da bozulmasına neden olur.Son bolsas de enzimas que si se liberasen, destruirían toda la célula.
Bir.P7C dosyası imzalanacak herhangi bir veri olmadan, dejenere bir SignedData yapısıdır.Un archivo .P7C es simplemente una estructura SignedData, sin datos para firmar.
Grafikleri, oyun yapısı ve eğlenceli oynanabilirliği beğeni toplamıştır.Es decir, admiran los gráficos, su jugabilidad y el tiempo de carga fugaz del juego.
Madde 2-10, Birliğin yüksek otoritelerinin yapısını belirlemiştir.Gli articoli dal 2 al 10 determinavano la struttura delle autorità supreme dell'Unione.
"Yeni karanlık", uygulama mağazalarının kapalı yapısına atıfta bulunur.La "nuova oscurità" allude alla natura chiusa dei loro store di applicazioni.
Eski Sovyet komuta yapısının son kalıntıları da 1993 haziranında ortadan kaldırıldı.Le ultime vestigia della vecchia struttura di comando sovietica sono state disciolte nel giugno del 1993.
Bu görüntüleri temel alan Rosalind Franklin 1955 yılında virüsün tam yapısını keşfetti.Sulla base delle loro foto, Rosalind Franklin scoprì, nel 1955, la struttura completa del virus.
Tatoeba'nın temel veri yapısı bir dizi düğüm ve bağlantılardan oluşur.La struttura dei dati di base di Tatoeba è una serie di nodi e collegamenti.
EMF komuta yapısı, daimi olmayan bir görev kuvveti karakterindedir.La struttura di comando di EMF riflette il carattere di Forza non permanente.
Çoğu türler belli bir sosyal yapısı olmayan gruplar içerisinde yaşar.Molte specie vivono in gruppi senza strutture sociali definite.
İlk β yaprak yapısı William Astbury tarafından 1930'larda önerilmiştir.La prima struttura a foglietto β è stata proposta da William Astbury negli anni trenta del secolo scorso.
Bu jandarma yapısı, ordu ve polis arasında bir kuvvet aracı olarak tasarlanmıştır.La Gendarmeria è destinata ad essere una struttura di forza intermedia tra l'esercito e la polizia.
Azulenin sentetik yollarla sentezi, alışılmadık yapısı nedeniyle uzun süre ilgi çekici olmuştur.Le vie sintetiche per l'azulene sono state a lungo fulcro di interesse a causa della sua struttura inusuale.
Diğer durumlarda ise bu kabuk yapısını S0 galaksinin dış diski ifade edebilir.In altri casi la struttura potrebbe essere il disco esterno di una galassia S0.
Litvanya, liman alt yapısına ait büyük yatırımlarını kaybetti.La Lituania perse anche i suoi forti investimenti nelle infrastrutture del porto.
İmparatorluk gücünün törensel merkezindedir ve Çin'in ayakta kalabilmiş en büyük ahşap yapısıdır.Era il centro cerimoniale del potere imperiale e la più grande struttura in legno sopravvissuta in Cina.
Mikrokernel yapısı sayesinde QNX dağıtık bir yapıya sahiptir.Grazie alla struttura microkernel QNX è anche un sistema operativo distribuito.
Japonya coğrafî yapısı bakımından 6.852 adadan oluşan bir takımadadır.L'arcipelago giapponese è composto da un totale di 6.852 isole.

İlgili Sayfalar