yapın ile cümle

yapın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ölçü ve tartıyı tam adaletle yapın.God does not burden a soul beyond capacity.
"Ey kavmim! Var gücünüzle yapacağınız ne varsa yapın!Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
Eğer yapacaksanız böyle yapın."Some passing caravan may rescue him."
Siz de iyi işler yapın, çünkü ben her yapacağınızı gözetiyorum.I surely see whatsoever you do."
Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler."Build a pyre for him and throw him into the raging fire."
Şahidliği Allah için yapın. İşte Allah'a ve son güne inanan kimseye öğütlenen budur.This is to warn him who believes in God and the Last Day.
De ki: “Ey halkım, var gücünüzle elinizden geleni yapın. Ben vazifemi yapıyorum.Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
Eğer yapacaksanız böyle yapın!” dedi. {KM, Tekvin 37,22-26}Some passing caravan may rescue him."
Öyleyse siz de tartıyı adaletle yapın, sakın teraziyi, dengeyi aksatmayın!And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Size emredileni yapın," dedi."So do as you are bid."
De ki: "Ey halkım, elinizden geleni yapın, ben de elimden geleni yapacağım.Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
"Halkım, elinizden geleni yapın; ben de yapacağım.Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
İnanmıyanlara de ki: "Elinizden geleni yapın, biz de yapacağız."Say to the infidels. "Act as best you can, we are acting too;
Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın ve doğru teraziyle tartın.Give full measure when you are measuring, and weigh on a balanced scale.
Elçiler, iyi nimetlerden yiyiniz ve erdemli işler yapınız.O you apostles, eat things that are clean, and do things that are good.
De ki, "Ey halkım, bildiğinizi yapın, ben de yapacağım.Say: "O people, act as best you can on your part, I am acting too.
Tanıklığı ALLAH için yapınız. İşte bu, ALLAH'a ve ahiret gününe inananlar için bir öğüttür.This is to warn him who believes in God and the Last Day.
Ey elçiler, güzel şeylerden yeyin ve yararlı iş yapın. Çünkü ben yaptıklarınızı bilmekteyim.“O Noble Messengers, eat good clean things, and do good deeds; I know all that you do.”
Siz dilediğinizi yapın.Do whatever you wish!
Yapabileceğinizi yapın. Ben de yapıp ediyorum.Say (O dear Prophet Mohammed – peace and blessings be upon him), “O my people!
"Ey toplumum! Ölçüyü ve tartıyı tam bir dürüstlükle yapın.“O my people!
Yapabildiğinizi yapın; ben de kendi işimi yapacağım. Yakında bileceksiniz.Keep on with your works in your positions, I am doing mine; so you will soon come to know.” –
Dilediğinizi yapın.Do whatever you wish!
İman etmeyenlere de ki: Elinizden geleni yapın! Biz de (gerekeni) yapmaktayız!And say to the disbelievers, “Keep on with your works in your places; we are carrying out ours.”
Temiz olan şeylerden yeyin; güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyle bilmekteyim."“O Noble Messengers, eat good clean things, and do good deeds; I know all that you do.”
Elinizden geleni yapın; doğrusu ben de yapacağım! Artık yakında bileceksiniz!".Keep on with your works in your positions, I am doing mine; so you will soon come to know.” –
Dilediğinizi yapın!Do whatever you wish!
Var gücünüzle yapacağınız ne varsa yapın! Ben de görevimi yapmaya devam edeceğim.“And O my people!
İstediğinizi yapın.Do whatever you wish!
Elçiler, iyi nimetlerden yiyiniz ve erdemli işler yapınız. Ben sizin yaptıklarınızı çok iyi bilirim.“O Noble Messengers, eat good clean things, and do good deeds; I know all that you do.”
Kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve mutlaka Allah'a kavuşacağınızı bilin. İnananları müjdele.Give thou good tidings to the believers.
Söylediğiniz zaman da akrabanız da olsa adalet yapın ve Allah'a verdiğiniz sözü tutun.And when you speak, be just, even if it should be to a near kinsman. And fulfil God's covenant.
Ölçüyü ve tartıyı doğru olarak yapın.And fill up the measure and the balance with justice.
Ölçüyü ve tartıyı doğru dürüst yapın.And fill up the measure and the balance with justice.
De ki, "Ey halkım, bildiğinizi yapın, ben de yapacağım. İleride bileceksiniz:"Say: 'My people, act according to your station; I am acting; and soon you will know
Siz dilediğinizi yapın. Çünkü O yaptıklarınızı gerçekten görendir.Work whatsoever ye will; Verily He is of that which ye work the Beholder.
Ey Davûd ailesi, şükür olarak iş yapın! Kullarım içinden şükredenler o kadar az ki!Work ye, house of Da'ud! with thanksgiving; few of My bondmen are thankful.
Dilediğinizi yapın. O, yapıp ettiklerinizi iyice görmektedir.Work whatsoever ye will; Verily He is of that which ye work the Beholder.
Elinizden geleni yapın! Ben de yapacağım!Say thou.
Dilediğinizi yapın! Kuşkusuz O, yaptıklarınızı görmektedir.Work whatsoever ye will; Verily He is of that which ye work the Beholder.
İstediğinizi yapın. Şüphesiz ki Allah, yaptığınız şeyleri hakkıyla görür.Work whatsoever ye will; Verily He is of that which ye work the Beholder.
Şahidliği Allah için yapın.And establish the witness for Allah.
Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım.Act according to your ability and way, and I am acting (on my way).
Rüku edin, secdeye varın, Rabbiniz'e kulluk edin, iyilik yapın ki saadete erişesiniz.Bow down, and prostrate yourselves, and worship your Lord and do good that you may be successful.
Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım.Work according to your way, I am working (according to my way).
Elinizden geleni yapın, ben görevimi yapıyorum.Act according to your ability and way, and I am acting (on my way).
Ey Davûd ailesi, şükür olarak iş yapın!"Work you, O family of Dawud (David), with thanks!"
Yapabildiğinizi yapın; ben de kendi işimi yapacağım.Work according to your way, I am working (according to my way).
Tanıklığı Allah için tam bir biçimde yapın.And establish the witness for Allah.
Elinizden geleni yapın; doğrusu ben de yapacağım!Work according to your way, I am working (according to my way).
Şahitliği Allah için yapın.And establish the witness for Allah.
Erkeklerinizden hazırda olan iki kişiyi şahit de yapın.And get two witnesses out of your own men.
Sonra bana ne yapacaksanız yapın, bana mühlet de vermeyin".Then pass your sentence on me and give me no respite.
Var gücünüzle yapacağınız ne varsa yapın!Act according to your ability and way, and I am acting (on my way).
De ki: “Ey halkım, var gücünüzle elinizden geleni yapın.Say (O Muhammad SAW): "O my people!
Tanıklığı ALLAH için yapınız.And establish the witness for Allah.
İnkar edenler: "Bu Kuran'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki bastırırsınız" dediler.Those who disbelieve say, “Do not listen to this Quran, and talk over it, so that you may prevail.”
Mallarını geri vereceğiniz vakit bu muameleyi tanıklar huzurunda yapın.When you hand over their properties to them, have it witnessed for them.
Şimdi, ateşin içine atılan mı hayırlıdır, kıyamet günü güven içinde gelen mi? Dilediğinizi yapın.Is he who is hurled into the Fire better? Or he who arrives safely on the Day of Resurrection?
İnkar edenler: Bu Kur'an'ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın. Umulur ki bastırırsınız, dediler.Those who disbelieve say, “Do not listen to this Quran, and talk over it, so that you may prevail.”
İlgili Sayfalar