yapın ile cümle

yapın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ey kavmim, olduğunuz yerde (yaptığınızı) yapın, ben de yapıyorum.Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
İnanmayanlara de: "Olduğunuz yerde yapacağınızı yapın, biz de yapıyoruz!"Say to the infidels. "Act as best you can, we are acting too;
Ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam yapın, doğru terazi ile tartın.Give full measure when you are measuring, and weigh on a balanced scale.
Ey elçiler, güzel şeylerden yeyin ve yararlı iş yapın.O you apostles, eat things that are clean, and do things that are good.
Ölçüyü tam yapın, eksiltenlerden olmayın.Give full measure and do not cheat;
Geniş zırhlar yap, dokumasını ölçülü yap ve (hepiniz) iyi işler yapın."Make long coats of mail," (We said), "and fix their links, and do the right.
Onun için bir bina yapın da onu (o binada) ateşe atın dediler."Build a pyre for him and throw him into the raging fire."
Dilediğinizi yapın, O, yaptıklarınızı görmektedir.Do whatever you will, He sees whatsoever you do.
Tartıyı adaletle yapın, terazide eksiklik yapmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Şahidliği Allah için yapın. İşte içinizden Allah'a ve Son Güne inanan kimseye öğütlenen budur.This is to warn him who believes in God and the Last Day.
Eğer (kurtulmak için yapacağınız) bir hileniz varsa bana hile yapın (da beni atlatın).So if you have any plot to devise against Me, then devise it.
Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır.Be just: This is closest to piety; and beware of God.
De ki: "Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz ben de yapıyorum.Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
"Ey kavmim, bütün yapabileceğinizi yapın; şüphesiz, ben de yapacağım.Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
İman etmeyenlere de ki: "Yapabileceğinizi yapın; elbette biz de yapacağız."Say to the infidels. "Act as best you can, we are acting too;
"Geniş zırhlar yap, (onları) düzenli bir biçime sok ve hepiniz salih ameller yapın."Make long coats of mail," (We said), "and fix their links, and do the right.
De ki: "Ey kavmim, üzerinde bulunduğunuz duruma göre yapın-edin; elbette ben de yapıp-ederim.Say: "O people, act as best you can on your part, I am acting too.
Eğer onlar hamile iseler, yüklerini bırakıncaya (doğumlarını yapıncaya) kadar onlara nafaka verin.If they are pregnant, then spend on them until they give birth to the child.
"(Öyle yapın ki,) Üzerinize gökten sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın."He will send you abundant rain from the sky,
Allah yolunda sarf edin, kendinizi kendi elinizle tehlikeye atmayın, işlerinizi iyi yapın.Spend in the way of God, and do not seek destruction at your own hands.
De ki, "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım.Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
"Ey Milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın, doğrusu ben de yapacağım.Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
Putperestler: "Onun için bir yapı yapın da onu oradan ateşin içine atın" dediler."Build a pyre for him and throw him into the raging fire."
De ki: "Ey milletim! Durumunuzun gerektirdiğini yapın; doğrusu ben de yapacağım.Say: "O people, act as best you can on your part, I am acting too.
Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.And observe correct measure, weigh with justice, and not cheat the balance.
Hadi, size emredilen şeyi yapın."So do as you are bid."
De ki: Ey kavmim, siz elinizden geleni yapın, ben de yapmadayım.Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
Ey kavmim, elinizden ne geliyorsa yapın, ben de yapmadayım elimden geleni.Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
İnanmayanlara de ki: Gücünüzün yettiğini yapın, şüphe yok ki biz de yapmadayız.Say to the infidels. "Act as best you can, we are acting too;
Ve Rabbin, bal arısına, dağlarda, ağaçlarda ve çardak kurulan yerlerde kovan yapın diye vahyetti.Your Lord predisposed the bees to make their hives in mountains, trees and trellices,
Onun için bir yapı yapın da demişlerdi, atın onu ateşe."Build a pyre for him and throw him into the raging fire."
Ne dilerseniz yapın, şüphe yok ki o, bütün yaptıklarınızı görür.Do whatever you will, He sees whatsoever you do.
Hadi size emredileni yapın!"So do as you are bid."
Allah yolunda harcama yapın/nimetleri paylaşın; kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın!Spend in the way of God, and do not seek destruction at your own hands.
Güzel düşünüp güzel işler yapın! Çünkü Allah, güzellik sergileyenleri sever.So do good for God loves those who do good.
Ey toplumum! Yapabileceğinizi yapın.Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
"Ey toplumum! Elinizden geleni yapın, ben görevimi yapıyorum.Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
İnanmayanlara de ki: "Yapabildiğinizi yapın, biz de işimizi yapıyoruz."Say to the infidels. "Act as best you can, we are acting too;
Yapacaksanız böyle yapın!"Some passing caravan may rescue him."
Ey resuller! Güzel ve temiz şeylerden yiyin ve barışa, hayra yönelik iş yapın!O you apostles, eat things that are clean, and do things that are good.
"Ölçüyü tam yapın; şunun-bunun hakkını çarpanlardan olmayın;Give full measure and do not cheat;
Siz de hayra ve barışa yönelik iş yapın. Kuşkusuz, ben, yaptıklarınızı görüyorum.I surely see whatsoever you do."
Dediler: "Şunun için bir bina yapın da bunu ateşin ortasına fırlatın!""Build a pyre for him and throw him into the raging fire."
De ki: "Ey toplumum! Yapabildiğinizi yapın; ben de kendi işimi yapacağım.Say: "O people, act as best you can on your part, I am acting too.
Size emredileni hemen yapın, dedi."So do as you are bid."
Haccı ve umreyi Allah için tam yapın.Perform the pilgrimage and holy visit ('Umra, to Makkah) in the service of God.
Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın.And fear God, and remember, you have to face Him in the end.
De ki: Ey kavmim! Elinizden geleni yapın!Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
De ki: (Yapacağınızı) yapın!Say to them: "Act.
Ey kavmim! Elinizden geleni yapın!Do on your part what you can, O people, I will do what I will.
İman etmeyenlere de ki: Elinizden geleni yapın!Say to the infidels.
"Ey Peygamber! Temiz olan şeylerden yeyin; güzel işler yapın.O you apostles, eat things that are clean, and do things that are good.
Ölçüyü tastamam yapın, (insanların hakkını) eksik verenlerden olmayın.Give full measure and do not cheat;
İyi işler yapın. Kuşkusuz ben, yaptıklarınızı görmekteyim, diye (vahyettik).I surely see whatsoever you do."
Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın! dediler."Build a pyre for him and throw him into the raging fire."
De ki: "Ey kavmim! Elinizden geleni yapın; doğrusu ben de yapacağım!Say: "O people, act as best you can on your part, I am acting too.
Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür.This is to warn him who believes in God and the Last Day.
Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin.If they are pregnant, then spend on them until they give birth to the child.
Hac ve umreyi de Allah için tamam yapın.Perform the pilgrimage and holy visit ('Umra, to Makkah) in the service of God.
De ki: "Ey kavmim! Gücünüz yettiğince yapacağınızı yapın, ben de yapıyorum.Tell them: "O my people, go on acting on your part, I am acting on mine.
İlgili Sayfalar