yapılma ile cümle

yapılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
25 Mayıs 2019 tarihinde Las Vegas, Nevada'daki MGM Grand Garden Arena'da yapılması planlanmaktadır.L'evento si svolgerà il 25 maggio 2019 al MGM Grand Garden Arena di Las Vegas (Nevada).
Oyunda gece vakti şehir içinde sokak yarışları yapılmaktadır.Tutte le corse avvengono in una città di notte.
Bu zamana kadar hiçbir deney yapılmamıştır.Tuttavia, nessun esperimento in tal senso fu mai condotto.
Dizi ABC Studios tarafından yapılmaktadır.When We Rise è prodotta da ABC Studios.
Bunlardan itibaren herhangi bir değişiklik yapılmadı.Da allora nessun cambiamento è stato apportato.
'ABC News' tarafından 'New York', 'Times Square' de bulunan binalarından yayın yapılmaktadır.È prodotto da ABC News e trasmesso dagli studi della Times Square a Times Square di New York.
Wrapper'da ise normal işlevsellik dışında anormal yönlendirmeler yapılmaktadır.Per questo motivo l'orbiter ha effettuato delle manovre di arresto diverse dal solito.
Oyun: Çalışmanın yapılması.La risposta è: allenamento.
San Pietro Martire Kilisesi: 1266'da Sistersien Kesişler tarafından yapılmaya başlamıştır.Chiesa di San Pietro martire Fu costruita nel 1266 dai Padri Cistercensi.
15 Temmuz 2018 tarihinde Pittsburgh, Pensilvanya'daki PPG Paints Arena'da yapılması planlanmaktadır.L'evento si è svolto il 15 luglio 2018 alla PPG Paints Arena di Pittsburgh (Pennsylvania).
Tüm bu işlemler otomatik olarak yapılmaktadır.Tutte queste trasmissioni erano automatiche.
Üreticiler için şampiyona 1958 yılında yapılmaya başlamıştır.Il campionato costruttori fu introdotto nel 1958.
Gunnar anîden para ödemelerinin yapılmasını rica eder, ama teklifi kabul edilmez.Gunnarr cerca immediatamente di pagare l'ammenda, ma le sue generose offerte non vengono accettate.
Ruhban meclisi Kralın beş maddesini ve ödemenin 8 Mart 1531’de yapılmasını garanti ettiler.L'assemblea quindi accettò i cinque articoli e il pagamento, era l'8 marzo 1531.
Kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.Non era tuttavia stata effettuata una vera ricerca archeologica.
Bahçeler asla yeniden yapılmadı.Il capanno non è mai stato ricostruito.
Yaşar Doğu anısına yapılmaktadir.La storia è ambientata nel west.
Ne yapılması konusunda uzun tartışmalar yaşanır.«C'è un'intensità in ciò che dicono.
Karardan sonra en geç üç ay içinde oylama yapılmalıdır.In caso di approvazione della mozione, nei successivi tre mesi, si procede a nuove elezioni.
Halen çok az da olsa aynı kişi tarafından üretim yapılmaktadır.Alcuni di essi sono generati dallo stesso occhio umano.
Periyodik olarak makine mühendisleri tarafından bakımları yapılmalıdır.Se ne occupano di norma i macchinisti.
İncelemeler sonucunda da okulun tekrar yapılması kararı alınmıştır.Sorge la questione da cosa verrà salvata la scuola.
Şehir içi toplu ulaşım taksi ve otobüsle yapılmaktadır.Il trasporto nella città viene realizzato con taxi e autobus pubblici.
Genelde Olimpiyat Oyunları kapsamında yapılmaktadır.Generalmente vengono ospitate le partite di Eurolega.
Oyunun Japonya dışında dağıtımı yapılmamıştır.Il gioco non è stato distribuito al di fuori dal Giappone.
7 Nisan 2019 tarihinde East Rutherford, New Jersey'deki MetLife Stadium'da yapılması planlanmaktadır.L'evento si svolgerà il 7 aprile 2019 al MetLife Stadium di East Rutherford (New York).
Aynı yılın aralık ayında üçüncü sezonun yapılmayacağı açıklandı.Abbiamo recentemente deciso che non ci sarà una nuova stagione questo autunno.
Maker Studios tarafından yapılmakta ve yayınlanmaktadır.Viene creata e diffusa l'Oyster Card.
Fakültede şu an İşletme bölümü için öğrenci alımı yapılmakta ve eğitim devam etmektedir.Per i dipendenti della scuola è attivo il Fondo Espero.
Bu nedenle özellikle geleneksel olarak günü gününe servisi yapılmaktadır.In particolare, per tradizione, si consuma nel giorno di Capodanno.
Sulama 14 adet yer altı sulama kuyusuyla yapılmaktadır.La ferita è stata curata con quattordici punti di sutura.
Eve dönmek için hazırlık yapılmaya başlanır.Ora è pronto per tornare a casa.
1996 1997 1998 Yarışma yapılmadı.Nel 2001 la gara non viene disputata.
Havaalanında uçuşlar İstanbul'a iki havayolu firması ile yapılmaktadır.Infine sono ripartiti per Dubai con un aereo della stessa compagnia.
Birçok sportif aktivite de yapılmaktadır.Numerose sono le realtà sportive esistenti.
Bunun için Helsinki'de aktarma yapılması zorunludur.Ad Helsinki ci si aspetta una battaglia.
Bu gibi fümigasyonlar lisanslı kişiler tarafından yapılmalıdır.Le targhe vengono prodotte esclusivamente da soggetti privati autorizzati.
Ayrıca büyükbaş hayvancılık aile işletmeleri şeklinde yapılmaktadır.Ci sono anche coltivazioni di granoturco per uso familiare.
Sulama işlerinin yönetim ve düzenlenmesi köy sulama kooperatifi yönetimince yapılmaktadır.La gestione e la manutenzione è affidata al Comitato Monte Besume.
Ayrıca balıkçılık da yapılmaktadır.È inoltre praticata la pesca.
Yalan şahitlik yapılmaz, mümin olmasalar bile hem cinsine yalan söylenmez ve birbirini ele vermek olmaz.Non sono credenti, non sono Apostoli, non sono traditori, ma al tempo stesso lo sono.
Bu ayrım, nüfusla değil, Katedral'le yapılmaktadır.Il collegamento è alla città e non alla diocesi.
Ancak son yıllarda taşımalı eğitim yapılmaktadır.Negli ultimi mesi si era allenato con...
Dünyada en fazla pirinç üretimi Güneydoğu Asya'da, özellikle de Muson Asyası'nda yapılmaktadır.La principale industria sull'isola è la produzione della canna da zucchero, in particolare nel nord.
İhracatın büyük kısmı deniz ulaşımı ile yapılmaktadır.La maggior parte del suo corso è navigabile.
Red Alert 2 modu ile ilgili çalışmalarda yapılmaya başlanmıştır.Rojo realizzò 2 reti nella fase a eliminazione.
937'de Manchester ile Altrincham arasında günlük 139 tren seferi yapılmakta idi.Nel 1937 i treni che collegavano Manchester e Altrincham erano 130.
Bilerek yapılmasında günah vardır, bilmeyerek yapılmasında ise günah yoktur.Non c'è nessun peccato per cui fare ammenda, a meno che l'ignoranza stessa non sia quel peccato.
Üretim Çin'de yapılmaktadır.È principalmente prodotta in Cina.
Suikastın 11 Temmuz'da yapılması kararlaştırıldı.L'esecuzione venne fissata per l'11 luglio.
Hayvancılık, özellikle koyun yetiştiriciliği yapılmaktadır.Importante è l'allevamento, soprattutto degli ovini.
"Yaptığımız şey olağanüstü derecede farklı ve daha önce yapılmadı," dedi.Si distingua, se non l'ha già fatto, sarà bellissimo."
Ancak tanıdan şüphe ediliyorsa sinovyal sıvı analizi yapılmalıdır.Tuttavia, se la diagnosi è dubbia, si può procedere nell'analisi del liquido sinoviale.
Ama araştırma iyi yapılmamıştı.La ricerca non ebbe frutto.
Oyunun konsol sürümü için hiçbir duyuru yapılmadı.Non è stata realizzato nessuna pubblicità per questa serie di giocattoli.
Çünkü Van Kalesi'nin o zamanın şartlarıyla yapılmasının olanaksız olduğu düşünülmektedir.La cattedrale-fortezza al tempo era considerata impenetrabile per la sua posizione.
Askeri canavarı beslemek için gençlere asker çağrısı yapılmaktaydı.Questi consigliano ai militari di drogare il mostro.
Ayrıca pek çok yerde havai fişek gösterisi yarışmaları da yapılmaktadır.Di serie vengono montate anche le cinture di sicurezza.
Hat üzerinde şu an sadece yük taşımacılığı yapılmaktadır.Oggi a livello industriale si occupa solo di imballaggi.
Festival genel olarak Ağustos ayının son haftasında yapılmaktadır.La festa patronale si svolge l'ultima settimana di agosto.

İlgili Sayfalar